T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/105
KARAR NO : 2024/1001
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/02/2022
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.10.2021 tarihinde İstanbul İli, ... ilçesi .... Caddesi üzerinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigortası yapılmış, .... ’a ait olan sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, sola dönüşün yasak olduğu yol kesiminde müvekkili .... ’nın sevk ve idaresindeki ..... plakalı motosiklete çarptığı ve bu çarpışma sonucu maddi ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili .... ’nın yaralanarak maluliyetinin ortaya çıktığını, olayda davalı .... ’ın 2918 sayılı KTK 47/1c maddesini ihlal ederek kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin diğer davalılar ile birlikte müşterek müteselsil sorumlu olduğunu, sigorta şirketine mevcut kaza nedeniyle 08.11.2021 tarihinde başvurulduğunu ancak müvekkilinin zararının giderilmediği, Bakırköy Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu 13.12.2021 tarihinde orada da anlaşılamadığını, bu kaza nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1000,00TL geçici, 3.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının müvekkili Sigorta şirketine KTK. 97. uyarınca kanunda belirtilen evraklarla hasar aşamasında müracaat etmediğinden ,sağlık kurulu raporu dosyaya sunmadan ödeme talep ettiğini, davalının dayandığı delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, söz konusu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yapıldığını, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davanın usulden reddini, hesaplama yapılırken TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz oranı ile hesap yapılması gerektiği ,genel şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınması gerektiği, kusur için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi gerektiği, maluliyet yönünden kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre rapor alınması gerektiği, müterafik kusurun olup olmadığının araştırılması, davacının ceza yargılamasında şikayetinden vazgeçmiş olması ya da uzlaşmış olması varsa bu durumun dosyaya sunulması gerektiği, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiği, dava açılmasına müvekkil şirket sebebiyet vermediğinden söz konusu yargılama giderleri ve vekalet ücretinden müvekkil şirketinin sorumlu olmadığına, açılmış olan davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Söz konusu trafik kazasında; davacının ... plakalı motosiklet sürücüsü olduğu, davalı ... 'ın ... plakalı araç sürücüsü, .... 'un bu aracın işleteni konumunda olduğu, sigorta şirketinin de bu aracın ZMSS kapsamında sigorta şirketi olduğu anlaşılmıştır.
27/10/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle kusur durumunun incelenmesinde; ... plakalı araç sürücüsü ... , sevk ve idaresindeki aracı ile ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken sola doğru manevra yapmadan önce manevra yapacağı yönü kontrol etmesi, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde seyretmemesi dikkatli ve özenli kullanması gerekirken bu kuralları hiçe sayarak meydana gelen kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 67/a ve 84 J kuralını ihlal etiği ve kusurlu olduğu, davacı sürücü ... idaresindeki motosiklet ile olay mahalli kavşaktan yolun sağına yanaşan aracın yanından seyrini sürdürmek istediği sırada davalı sürücü idaresindeki bu aracın nizamlara aykırı bir şekilde ve kısa mesafeden istikametine kapatması karşısında alacağı herhangi bir önlem bulunmadığından sonuç üzerinde davacının kusurunun olmadığı değerlendirilmiştir. ATK raporunda da davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
ATK ... İhtisas Dairesinden maluliyete ilişkin rapor alınmış olup maluliyet oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Kusur ve maluliyet durumuna göre sürekli işgörmezlik zararının bulunmadığı, geçici işgörmezlik zararının ise 9.856,70TL olarak tespit edilmiştir. Davacı vekilinin itirazı üzerine alınan ek raporda hesaplamada hata olmadığı, sürekli işgörmezlik zararı olmadığı için olay tarihindeki asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerektiği, güncel asgari ücret hesabına göre ise zararın 51.006,39 TL olacağı belirtilmiştir.
Davacı tarafından maddi tazminata yönelik talep nedeniyle 51.006,39 TL üzerinden bedel artırım dilekçesi sunulmuşsa da sürekli işgörmezlik zararı olmadığı için bilirkişi raporuna itibar edilerek 9.856,70TL üzerinden maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Manevi tazminat miktarının nasıl belirleneceği konusu Yargıtay HGK.'nun 24.12.2014 tarih ve ... E., ... K. sayılı kararında belirtilmiştir. Gerçekten de söz konusu karara göre; “...Manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı, fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir. Öte yandan, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.) maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, taktir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda taktir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Yine BK 47 (TBK 56). maddesi hükmüne göre; hâkimin özel halleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nisbetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K.nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir.” Somut olayda davacının söz konusu olay nedeniyle maluliyetinin oluşması, kusur oranı, beden gücü kaybı ve işgörmezlik süresi, kaza nedeniyle duyduğu elem gibi hususlar dikkate alındığında manevi tazminat talebinde haklı olduğu görülmüş ve tarafların sosyal ekonomik durumu, paranın alım gücü, maluliyet oranı kapsamında hakkaniyete göre 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile; 9.856,70TL'nin olay tarihi olan 27/10/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile; 30.000,00TL'nin olay tarihi olan 27/10/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar .... ve .... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 673,31TL ilam harcından peşin alınan 218,60TL harcın 427,60TL tamamlama harcı mahsubu ile bakiye 27,11TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 80,70TL Başvuru Harcı, 218,60TL Peşin Harç, 427,60TL Tamamlama Harcı olmak üzere toplam 726,90TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 255,08TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.064,91TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 4.500,00TL bilirkişi ücreti, 97,40TL posta masrafı, olmak üzere toplam 4.597,40TL den kabul red oranına göre hesaplanan 888,42TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.856,70TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalı ... Sigorta AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren bu davalıya verilmesine,
Manevi Tazminat yönünden;
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... 'tan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
11-HMK’nın 333. maddesine göre hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/10/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır