T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/225
KARAR NO: 2023/540
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/03/2022
KARAR TARİHİ: 15/06/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 12/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacının mahkememize sunduğu 03.03.2022 tevzi tarihli dava dilekçesinde; davalı ile davacı arasında İplik Satım Sözleşmesi kaynaklı alacak nedeniyle, davalı taraf hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davaya arz edilen icra takip dayanağı faturadan ve ürünlerin davalıya teslim edildiğini gösterir sevk irsaliyesinden görüleceği üzere davacının davalıdan alacaklı olduğunu, davalının borcunu ödemediğini ve icra takibine itiraz ederek durdurduğunu beyan ederek, davanın kabulü ile itirazın iptalini ve takibin devamını, 78.791,71TL borç miktarı açısından faizi ile birlikte takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının mahkememize sunduğu 19.04.2022 tarihli cevap dilekçesinde; Davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, davacı tarafından davalıya gönderilen takibe konu fatura içeriklerine Bakırköy .... Noterliği ... yevmiye no.lu ihtarname ile 05.02.2019 tarihinde itiraz edildiğini, işbu fatura içeriklerinin sanki borç mevcutmuş gibi cari hesap alacağına işlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının sözleşmeye konu malları teslim etmediği halde sahte sevk irsaliyesi ve teslim tutanağı düzenleyerek davalıyı borç altına sokmaya çalıştığını, davacı ile davalı arasında siparişe konu ürünün ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. 'ne teslim edilmesi konusunda görüşüldüğünü, ilgili sipariş sonrasında davacının ürünleri bildirilen firmaya ve adrese teslim etmediğini, sevk irsaliyesi incelendiğinde ürünün kime teslim edildiğinin belli olmadığını, yapılan incelemelerde ... ünvanlı firmada ürünü teslim aldığı iddia edilen "..." isimli bir çalışanın olmadığını ve yargılamaya konu malların teslim edilmediğini, ayrıca yargılamaya konu faturanın yaklaşık 3.5 yıl öncesine ait olduğunu beyan etmiştir. Sonuç olarak, davanın reddini, davacının icra inkar ve kötü niyet tazminatına mahkumiyetini, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 78.791,71TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişisinden rapor aldırılmış, SMM bilirkişi ... tarafından düzenlenen 10/11/2022 tarihli bilirkişi raporda özetle; "Davacı tarafından 25.06.2019 tarihinde, davalı aleyhine İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile 73.018,27TL asıl alacak 5.773,44TL tutarında işlemiş faiz olmak üzere toplam 78.791,71TL tutarında icra takibi başlatılmış, söz konusu icra takibine karşı davalı tarafından 02.07.2019 düzenlenme tarihli dilekçe ile itiraz edilmiş ve takip durmuştur. Taraflar arasında, 25.01.2019 düzenlenme tarihli İplik Satış Sözleşmesi akdedilmiş ve ticari ilişki bu sözleşme temelinde kurulmuştur. Usul yönünden incelenen, davacıya ait 2019 dönemi yasal defterleri, fiziki olarak tutulmuş, defterlerin açılış noter tasdiki ve yevmiye defteri noter kapanış tasdiki usulüne uygun ve zamanında yaptırılmıştır. Davalıya ait 2019 dönemi defter-i kebir ve yevmiye defterleri, e-defter olarak tutulmuş, beratları, zamanında ve usulüne uygun oluşturulmuş, fiziki tutulan envanter defteri açılış noter tasdiki, zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmıştır. Hesap ve kayıt yönünden incelenen davacı yasal defterlerine göre; davalı takip talebi tarihinde (25.06.2019) 73.018,26TL tutarında borçludur. Diğer yandan, davalı yasal defter kayıt ve belgelerine göre ise, davalının, davacıya herhangi bir borç yada alacağı Bulunmamaktadır. Davacı tarafından, davalıya düzenlenen 28.01.2019 tarih ... sıra seri no.lu KDV dahil 73.018,27TL tutarındaki fatura, davacı yasal defterlerine kaydedilmiş ve BS formu ile beyan edilmiştir. Davalı ise söz konusu faturaya yasal süre içerisinde itiraz ederek iade etmiş, yasal defterlerine kaydetmemiş ve BA formu ile beyan etmemiştir. Taraflar arasındaki ihtilafın kaynağı, davaya konu fatura ve sevk irsaliyesi içeriğindeki malın tesliminin, davalıya yapılıp/yapılmadığı noktasındadır. Malın teslimine ilişkin sunulan sevk irsaliyesinin teslim alan bölümünde yazılı ... isimli kişinin davalının SGK'lı çalışanı olmadığı. Diğer yandan, dava dışı ... isimli firmanın çalışanı olup olmadığı hususunda dosyada herhangi bir belge olmaması sebebiyle bir değerlendirmeye gidilemediğini belirterek taraflara ait yasal defter kayıtları ile BA-BS formlarının birbiri ile uyumsuz olması ve ayrıca malın teslimine ilişkin, bu aşamada, yeterli bir delil olmaması dikkate alındığında, davalının İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın devamına ilişkin kanaatimin, nihai takdirinin mahkememize ait olduğunu" belirtmiştir.
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu fatura nedeniyle davalının davacıya borcu olup olmadığı, fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği konularındaolduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Davacı takibe konu fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğini ispatlamalıdır. Tek başına fatura düzenlenmesi ve söz konusu faturaya süresinde itiraz edilmemesi fatura içeriği malların teslim edildiğine delil teşkil etmez. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2019/1955 Esas, 2021/1273 Karar sayılı ilamı) İş bu ilam doğrultusunda iş bu davada ispat külfeti davacıda olup davacı taraf fatura konusu ürünleri davalıya teslim ettiğini ispat etmelidir.
Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, dosya arasına alınan İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Mevcut olayımızda, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraf defterlerinin birbiri ile uyumlu olmadığı, davalının davaya konu faturaları BA olarak bildirilmediğinin belirtildiği, davalının faturaya itiraz ettiği, davacıya iade ettiğinin belirtildiği, davaya konu sevk irsaliyesi altındaki imzası olan ...'ın dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Çalışanı olmadığının SGK yanıtına göre anlaşıldığı, sonuç olarak davacı tarafından faturalara konu ürünlerin teslim edildiği ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine hükmedilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 179,90TL ilam harcından peşin alınan 951,61TL harcın mahsubu ile bakiye 771,71TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 12.606,67TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/06/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.