T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/401 Esas
KARAR NO : 2024/470
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/04/2022
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;“müvekkili şirket, davalı yüklenici firmadan ... mah. .... caddesi no 24/1 Küçükçekmece/İSTANBUL adresinde bulunan okulun üst bahçe akrilik kaplamalarını yapmasını üstlendiğini ve aralarında bir eser sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme gereği yüklenici firmanın işin hem malzemelerini temin edeceğini, hem malzemelerin uygulamasını sağlayacağı, ayrıca yüklenici firmanın yaptığı işe karşılık olmak üzere 1 yıl garanti süresi de takdir ettiğini, sözleşme imzalanmadan, yüklenici firma tarafından teklif verilmeden önce davalı yüklenici firma ile saha gezildiği, mevcut zemin koşulları görüldüğü, uygulama biçimi yüklenici firma tarafından belirlendiğini, uygulamanın iş kapsamında olduğu fiyat teklifinde belirtildiğini, sözleşme gereği yüklenici firma işe başladığını, işin yapımı esnasında sürekli uyarılmalarına karşın işin garanti kapsamında olduğu belirtilmeye devam edildiğini, ancak işin tamamlanmasından kısa bir süre sonra zeminde kopmalar ve kabarmalar meydana geldiğini, durumun davalı ile paylaşılıp tamirata gelindiğini, tamirat yapılmasından sonra yeniden kabarmalar meydana geldiğini, olayın basit bir tamirle onarılmayacağı, tüm zeminin toptan sökülüp yapılması gerektiğini, bu durumun yüklenici firmanın basiretli bir tacir gibi davranmayarak mevcut izolasyonun üzerine bir kaplama yapmadan işi sözleşmeye ve projeye aykırı inşa etmesinden kaynaklandığını, bu durum üzerine hem telefonda hem de noter kanalıyla çekilen ihtarnamede ayıbın karşı tarafa ihbar edildiğini, 3 gün içerisinde gerekli müdahalelerin yapılmasını aksi takdirde yasal yollara başvurulacağını, yüklenici firmanın da verdiği cevaplarda işin uygulamasını yapmadığını sadece malzemelerin tedariğinden sorumlu olduğunu beyan ederek sorumluluktan kurtulma yoluna gittiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, ticari satışın, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satış olduğunu, tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle TBK hükümlerine tabi olduğunu ancak TTK hükümlerinin de uygulama alanı olduğunu, bu hükümler doğrultusunda olayda vuku bulan sonradan ortaya çıkan ayıp olup, müvekkili derhal karşı tarafa ihbar bildiriminde bulunmuş olup süresi içinde yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkili sözlü bildirim hariç noter kanalıyla da bildirim yaparak ayıbın onarılmasını talep ettiğini, davaya konu yapılan iş yüklenicinin basiretsiz davranması, alanında uzman bir kişiden gösterilmesi beklenen özen ve dikkati göstermemesi dolayısı ile ortaya çıktığını, müvekkilinin bu inşaattan beklediği fayda ortadan kalkmış olup, sürekli öğrencilerin kullanımda olan arka bahçe resimlerden de anlaşılacağı üzere kullanılamayacak duruma geldiğini, dolayısı ile yüklenicinin bu ayıplardan hem TBK, TTK hem de vermiş olduğu garanti süresinden kaynaklı sorumluluğu bulunmadığını, TBK gereğince satıcının ayıplardan sorumlu olduğu hallerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabildiğini, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme - satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme - aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme - İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini istemediğini, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı olduğunu, müvekkili şirketin noter kanalıyla çektiği ihtarnamede diğer seçimlik hakların olayımızda kullanılması mümkün olmadığından zeminin tekrardan onarılmasını istemiş ancak olumlu bir sonuç alamadığını, zemin şu an kullanılmaz halde olduğundan ve de durumun aciliyetinden dolayı müvekkili şirket başka bir firma ile anlaşarak zeminin onarımını gerçekleştiğini, davalı ... yaptığı işi 189.935.97 TL'ye mal ettiğini, müvekkili yeni anlaştığı firma ile bozulan zeminin bir kısmına halı saha yaptırmaya karar verdiğini, ancak tüm zemini akrilik kaplama yapsaydı onarım bedeli fiyat teklifinden çıkarılacağını, bilirkişi incelemesinden sonra asıl talebin belirtme hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00TL'nin müvekkiline ödenmesini talep etmekle, zemin onarım bedelinin bilirkişi incelemesiyle belirlenmesinden sonra bedeli artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla, onarım tazminatı olarak şimdilik 1.000,00TL'nin en yüksek ticari avans faiz işletilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;“07.07.2021 tarihli ... nolu 189.935,97-TL bedelli fatura içeriği incelendiğinde görüleceği üzere; birinci kalemde ifade edilen .... 3,5 MM PVC ZEMİN KAPLAMA 180m2 23.325,30-TL miktarlı malzeme iç mekan giriş kat çocuk oyun alanına verilen malzeme olduğu, bu ürünlerin ... Mahallesi, ... Caddesi, No:24/1 Küçükçekmece/İSTANBUL adresindeki okulun iç mekandaki zeminine verilmiş olup bununla ilgili herhangi bir olumsuzluk bugüne kadar taraflarına yansıtılmadığını, ikinci kalemde ifade edilen prosport 6,5 mm pvc spor zemin kaplama 347m2 62.952,39-TL miktarlı malzeme iç mekan bodrum kat spor salonuna verilen malzeme olduğu, bu ürünlerin ... Mahallesi, ... Caddesi, No:24/1 Küçükçekmece/İSTANBUL adresindeki okulun iç mekandaki bodrum kat zeminine ilişkin verilmiş bununla ilgili herhangi bir olumsuzluk da bugüne kadar yansıtılmadığını, üçüncü kalemde ifade edilen self levelling tesviye şapı 2.475 kg 12.375,00-TL miktarlı malzeme yine iç mekan çocuk oyun alanına verilen malzeme olduğu, bu ürünlerin ... Mahallesi, .... Caddesi, No:24/1 Küçükçekmece/İSTANBUL adresindeki okulun iç mekandaki çocuk oyun alanı için verilmiş olup bununla ilgili herhangi bir olumsuzluk yansıtılmadığını, dördüncü kalemde ifade edilen akrilik zemin kaplama malzemesi 1.120 53.760,00-TL miktarlı malzeme dış mekan basketbol sahası alınına verilen malzeme olduğu, bu ürünler ... Mahallesi, ... Caddesi, No:24/1 Küçükçekmece/İSTANBUL adresindeki okulun dış mekan basketbol sahası için verilmiş olup dava konusu ihtilaf bu kısımla ilgili olduğu, dosyaya sunulan fotoğraflardan anlaşılacağı üzere müvekkili şirket tarafından verilen malzeme davacının basketbol sahası olarak düzenlediği kısma uygulatılmış ve herhangi bir sorun olmadığı görüldüğü, beşinci kalemde ifade edilen kauçuk zemin kaplama malzemesi 90m2 8.550,00-TL miktarlı malzeme dış mekan çocuk oyun parkı için verilen malzeme olduğu, ürünlerin ... Mahallesi, ... Caddesi, No:24/1 Küçükçekmece/İSTANBUL adresindeki okulun dış mekandaki çocuk oyun parkına verilmiş olup bununla ilgili herhangi bir olumsuzluk bugüne kadar yansıtılmadığını, davacı her ne kadar tüm fatura bedeli olan 189.935,97-TL üzerinden iş yapıldığını ifade etmişse de ihtilaf konusu tüm fatura bedeline ilişkin mallar olmadığını ve davacı vekili ihtarname göndermek suretiyle ayıp ihbarında bulunulduğunu iddia etmişse de müvekkili şirkete tebliğ edilen Bakırköy .... Noterliğinin 30.11.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde sözleşmeye ve projeye aykırı inşaat yapıldığını ve kusurun 3 gün içerisinde talep etmişse de müvekkil şirket tarafından verilen cevabi ihtarnameyle 07.07.2021 tarihli faturaya konu ürünlerin 10.06.2021 tarihinde teslim edildiğini, teslim edilen ürünlerle ilgili herhangi bir ayıbın bulunmadığı belirtildiğini, davacı vekili ayıp sebebiyle yasal olarak kullanması gereken seçimlik haklarını dava dilekçesinde belirtilmiş zeminin kullanılamaz olduğu ve aciliyet sebebiyle başka bir firmayla anlaşarak zeminin bir kısmına halı saha yaptırdığını, bir kısmını ise onardıklarını ifade ettiğini, talepleriyse başka bir firmaya yaptırdıkları onarım bedelinin müvekkilden tahsili, bu talebin kabulü mümkün olmadığı, zira ihtarnameye cevapta ifade edildiği üzere davacıya teslim edilen ve ihtilaf konusu olan ürünlerin ayıplı olup olmadığı hususunda üretici firmaya bildirimde bulunulmadığı gibi ürünlerin ne miktarda ayıplı olduğu da tespit edilemediği, kaldı ki dava dilekçesinde de ifade edildiği üzere onarım yapılan malzemenin tümüyle mi kısmen mi onarıldığı da belli olmadığı, hangi alanlarda hangi miktarda hangi ölçüde bozulma olduğu bilinmediği gibi bu hususta herhangi bir tespit yaptırılmaksızın malzeme tedariğini yapan müvekkili şirkete tüm fatura bedelini yükletmek üzere dava açıkça hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete ait ... Mahallesi, ... Caddesi, No:24/1 Küçükçekmece/İSTANBUL adresindeki okulun tüm iç mekan ve dış mekan zemin malzemeleri müvekkili şirket tarafından 07.07.2021 tarihli faturaya konu edilmek üzere davacı şirkete teslim edilmiş ve bedeli davacıdan tahsil edildiğini, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir ayıplı mal teslimi söz konusu olmadığı gibi ayıp varmışçasına üçüncü şahsa yaptırılan onarım bedelinin müvekkili şirketten talebi de haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup davanın reddini istemek gerektiğini, öncelikle davacı vekilinin dilekçesinde yapılan iş bedeli olarak belirttiği 189.935,97-TL üzerinden harç eksikliğini giderilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında basketbol sahasına yapılan zeminle ilgili ayıp olup olmadığı, davacı tarafından kesilen fatura nedeniyle davalının borçlu olup olmadığı, sorumluluğu bulunup bulunmadığı, zemin onarım bedelinin ne kadar olacağı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup SMMM bilirkişi ve kimya mühendisinden alınan bilirkişi raporunda; tarafların kayıtları birbiri ile uyumlu olup 31.12.2021 tarihi itibariyle davacının davalıdan 394,67 TL alacaklı olduğu, beton zeminde oluşan akrilik kaplamalarda meydana gelen kabarma ve deformasyonların hatalı uygulamadan kaynaklandığı, bunun da uygulayıcı kusuru olarak değerlendirildiği, davalının dava konusu yeri aynı uygulama ile başka bir kuruluşa yaptırmadığı, başka şekilde değerlendirdiği, dava konusu iş ile ilgili davacının toplam 190.330,64 TL ödeme yaptığı belirtilmiş olup alınan ek raporda da piyasa etüdüne ihtiyaç duyulması nedeniyle ödenecek bedelin tespitinin uzmanlık alanı dışında olduğu belirtilmiştir.
Bunun üzerine; heyete inşaat mühendisi bilirkişi dahil edilerek alınan raporda; beton zeminde oluşan akrilik kaplamalarda meydana gelen kabarma ve deformasyonların hatalı uygulamadan kaynaklandığı, bunun da uygulayıcı kusuru olarak değerlendirildiği belirtilmiştir. Bu bağlamda; hatalı uygulamaya esas yerin okul bahçesinde açık havada yer alan basket, voleybol gibi etkinlikler için düzenlenmiş spor alanlarının zeminin kaplaması olduğu, raporda bu detayın yazıldığı ancak bedelin belirlenmediği, sözleşme, teklif ve özellikle faturada incelendiğinde; ayrıca bilirkişi raporunda da hasarın sadece dış mekan basket/ voleybol sahası yerinde olduğu tespiti de dikkate alınırsa; dördüncü kalemde ifade edilen dış mekan 1.120m2 alanlı basketbol sahası için akrilik zemin malzemesi bedeli 53.760,00TL olup, bu bedelin ilgili tarih için kaplanacak alana göre piyasa şartlarında makul ve uygun olduğu, ( KDV dahil 53.760,00 TL X 1,18 = 63.436,80 TL) bilirkişi raporunda konunun uzmanı kimya mühendisinin hatanın uygulama sebepli olduğu kanaatine varıldığı, bu kanaate inşaat mühendisi tarafından da uyulduğu, malzemenin bu kadar kısa sürede deforme olmaması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkememizce taraf vekillerinin itirazları da dikkate alınarak inşaat mühendisi bilirkişiden zemin onarım bedeli ile akrilik zemin malzemesi bedelinin aynı bedel olup olmadığı, farklıysa zemin onarım bedelinin ne kadar olacağı, işlemin yapıldığı tarih, dava tarihi ve son rapor tarihi itibariyle bedellerin ayrı ayrı belirtilmesi için ve taraf vekillerinin itirazları dikkate alınarak ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan ek raporda; zemin onarımı için akrilik malzeme uygulaması yapılması gerektiği, bu sebeple zemin onarım bedeli ile akrilik zemin malzemesi bedelinin aynı bedel olduğu, faturadan da görüleceği üzere 53.760,00 TL + KDV tutarın malzeme ve dolayısı ile bu malzeme zemine uygulanacağı için zemin onarım ve malzeme bedeli olduğu, onarım için yeniden akrilik malzeme uygulaması gerektiği tespit edilmekle; ilgili tarih bedelleri hesaplanırken dönem malzeme, işçilik, malzeme ve döviz kuru, ilgili dönem nakliye bedelleri, genel temizlik ve moloz atım bedelleri dikkate alınmış olup; 11.11.2021 tarihi itibarıyla işçilik dahil malzeme ve onarım bedeli;53.760,00 TL + ( %18 KDV) = 63.436,80 TL, dava tarihi 25.04.2022 tarihi itibarıyla işçilik dahil malzeme ve onarım bedeli; 75.000,00 TL + ( %18 KDV) = 88.500,00 TL, işbu rapor tarihi ( 11.11.2023- güncel) itibarıyla işçilik dahil malzeme ve onarım bedeli; 150.000,00 TL + ( %18 KDV) = 177.000,00 TL bedel hesap edilmiştir.
Davacı tarafından 177.000,00 TL üzerinden bedel artırım dilekçesi sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; alınan bilirkişi raporlarının hükme ve denetime elverişli olduğu, eser sözleşmesi kapsamında ayıbın ispatlandığı, davanın açılması ile davalının temerrüde düştüğü, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, dava tarihi itibariyle hesaplanan bedel üzerinden avans faizine hükmedilmesinin hukuka uygun olduğu değerlendirilmekle 88.500,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 88.500,00TL'nin dava tarihi olan 25/04/2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 6.045,43TL ilam harcından peşin alınan 80,70TL harcın 3.006,00TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.958,73TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen 80,70TL Başvuru Harcı, 80,70TL Peşin Harç, 3.006,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.167,40TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 660,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 660,00TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00TL bilirkişi ücreti, 155,50TL posta masrafı, olmak üzere toplam 6.155,50TL den kabul red oranına göre hesaplanan 3.077,75TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
9-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır