T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/679
KARAR NO : 2024/474
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/07/2022
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dosya muhteviyatına sunulan faturalardan, cari hesap dökümü ve muavin defterden 65.901,38TL tutarında davalı taraftan alacaklı olduğunu, davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının 03.11.2021 tarihinde takibe itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ettiğini, davalı borçlunun haksız itirazının iptalini, ticari işlerde uygulanan en yüksek faiz ile icra takibinin devamına, % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile ticari irtibatlarının olduğunu ancak davacının alacaklı olduğu iddiasının yanlış olduğunu, tarafların karşılıklı çalışma içinde iken müvekkilin gönderdiği tekstil ürünlerini işleyerek, davacının buna karşılık müvekkil firmaya tekrar aynı ürünleri (anlaşmaları gereği) firma karlarını da ekleyerek fatura etmesi şeklinde bir ticari ilişki sürdüğünü, hal böyle iken firmanın gönderdiği faturaların tamamının cari kayıtlarımıza alınarak kendilerine ödendiğini, Ancak arada istenilen vasıfta işlem görmeyen yani davacı tarafından hatalı işlenen -temizlenmeyen, üretilen ürünlerin kendilerine olağan ilişkide her zaman iade edildiğini ve Davacı tarafından düzeltilerek-temizlenerek tekrar gönderildiğini, bu kapsamda ki ürünler için ayrıca ücret ödemesinin hiç bir zaman çalışma ve sözleşme gereği yapılmadığını, Davacının anlaşılan o ki; bu ürünler için bu arada davalıya iletmediği-teslim etmediği faturalar kestiğini ve tarafımıza göndermeden bir müddet daha ilişkiyi sürdürdüğünü, Davacının alacak iddia ettiği faturalarının hiç birinin davalıda ne sevk irsaliyesi ne de faturası bulunmadığını, cari hesaplarda defterlerde dolayısıyla işlenemediğini, sadece fatura kesmenin esasen hiç bir kimse ve kuruluşu tek başına hukuken alacaklı yapamayacağının açık olduğunu beyan ettiğini, Davacının davasının, delillerin toplanması ile, reddi ile dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere haksız talepte bulunan kötü niyetli davacının icra inkâr tazminatı ödemesine, muhakeme giderleri ve Av ücretinin dahi karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ...... Yıkama Boyama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi borçlusunun ...... Giyim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, 65.901,38TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına Tekstil Mühendisi bilirkişi ...... ve Mali Müşavir .......'dan rapor aldırılmış, bilirkişiler sunmuş olduğu 19/10/2023 tarihli raporunda özetle; "Davacı tarafın 2019 yılına ait ticari defterler ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliği bulunduğu, 2020-2021 yılı defterlerinin sahibi lehine delil niteliği bulunmadığı, Davalı tarafın 2019-2020-2021 yılına ait ticari defterler ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliği bulunduğu, Takip Talebi, Davacı tarafın davalı taraf hakkında 65.901,38TL asıl ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık ticari temerrüt faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası üzerinden 27.10.2022 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın 03.11.2021 tarihinde itiraz ettiği, Takibe Konu Faturalar, Davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve takibe konu ettiği 2019 yılında 14 adet KDV dahil 65.901,38TL tutarlı faturanın olduğu, Faturaların açıklama kısmına ürün bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, İş bu faturaların, davacı tarafından 11 adet KDV dahil 58.450,86TL tutarlı olanın ticari defterlere kayıt edildiği, 3 adet KDV dahil 7.450,52TL tutarlı olanın ticari defterlere kayıt edilmediği, davalı tarafından takibe konu edilen faturaların tamamının ticari defterlere kayıt edilmediği, Davalı tarafa iş bu faturaların tebliğ edildiğine veya davalı tarafın iş bu faturalara itiraz ettiğine dair dosya muhteviyatında tevsik edici belgeye rastlanılmadığı görüldüğünü, “Türk Ticaret Kanunu’nun MADDE 21– (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer almaktadır. BS-BA Formu Beyanları, 2019 yılında, davacı tarafın BS FORMU ile davalı tarafa ait 485 adet ve KDV hariç 2.675.409,00TL tutarlı faturayı beyan ettiği, BA FORMU ile davalı tarafa ait 21 adet ve KDV hariç 164.426,00TL tutarlı faturayı beyan ettiği, 2019 yılında, davalı tarafın BA FORMU ile davacı tarafa ait 482 adet ve KDV hariç 2.657.338,00TL tutarlı faturayı beyan ettiği, BS FORMU ile davacı tarafa ait 21 adet ve KDV hariç 164.426,00TL tutarlı faturayı beyan ettiği, Ticari Defter Ve Kayıtların İncelenmesi, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında, 01.01.2020 tarihi itibariyle davalı taraftan 197.148,14TL alacaklı olduğu ancak 01.01.2021-31.12.2021 tarihlerinde herhangi bir alacağın bulunmadığı, davacı taraf davalı taraftan olan alacağın sehven kapatıldığını beyan ettiği, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında, 01.01.2021-31.12.2021 tarihinde davalı tarafın davacı taraftan alacak veya borcunun olmadığı, Tarafların ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle birbirlerine karşı borç veya alacak bakiye durumlarının bulunmadığı, Dava konusu ürünlerin mevcut olmadığı, bu nedenle fiyat belirlenemediğini" belirtmiştir.
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasına konu faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davacı tarafın davalı tarafından hatalı işlem gören ürünlerin iadesi sonrası tekrar fatura kesip kesmediği, taraflar arasındaki usulde davalı tarafından iade edilen ürünlerin davalı tarafından tekrar işlem yapılmasından sonra davalıya fatura kesilip kesilmediği konularında olduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Bu noktada ispat yükü faturadan kaynaklı alacaklı olduğunu iddia eden davacı taraftadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, davacı ticari defterlerinin 2020-2021 tarihli ticari defterlerinin usule uygun tutulmadığının belirtildiği, taraf ticari defterlerine göre tarafların karşılıklı olarak alacak borç durumunun olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafça yemin metni sunulmuştur. Yemin delili, HMK'nın 225 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup, yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Davacı tarafın sunduğu yemin metni davalı şirket yetkililerine tebliğ edilmiş olup davalı şirket yetkilileri yemin eda etmek için duruşmaya gelmiştir ve yemini eda etmiştir. Sonuç olarak; davalı tarafın; davaya konu faturalardan dolayı borcunun olmadığını davacı tarafından sunulan yemin metnini eda etmesi sebebiyle, ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 795,93TL harcın toplamı olan 795,93TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,33TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
02/05/2024
Katip .......
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.