T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/792 Esas
KARAR NO : 2024/491
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 07/09/2022
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ....'na, mahkeme ilamı doğrultusunda ve cebri icra tehdidi altında davacı müvekkili tarafından ödenen işçilik alacaklarından, yargılama/takip giderlerinden, yargılama/icra harçlarından, ilam/icra vekalet ücretlerinden, asıl alacak yönünden ve asıl alacağa işleyen faizler ile her türlü ferilerinden, işçinin davalılar nezdinde çalışması bulunması hasebiyle davalıların da sorumluluğu bulunduğu için, bu alacak kalemlerinin fazlaya ilişkin her türlü talep hakkı saklı kalması kaydıyla davalılardan tahsili için şimdilik bazı davalılardan 100,00TL ve bazı davalılardan 10.000,00TL'nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan ayrı ayrı olarak tahsili, davanın kabulü ile, müvekkili şirket tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının davalıların kendi dönemlerindeki çalışmalarından kaynaklanan sorumluluk miktarları kadarı ile miktarları davalıların asıl işçilik alacaklarından sorumluluk nisapları dikkate alınarak belirlenecek şekilde asıl alacaklara işlemiş faiz ve yargılama/icra vekalet ücreti, yargılama/icra giderleri, yargılama/icra harçları gibi ferilerin davalılardan rücuen tazminiyle, HMK m.107 uyarınca şimdilik 100,00- TL'nin, müvekkilinin ödeme tarihi olan 19/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan ... ve ... şirketlerinden ayrı ayrı alınarak davacı müvekkiline verilmesine; müvekkili şirket tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının davalıların kendi dönemlerindeki çalışmalarından kaynaklanan sorumluluk miktarları kadarı ile miktarları davalıların asıl işçilik alacaklarından sorumluluk nisapları dikkate alınarak belirlenecek şekilde asıl alacaklara işlemiş faiz ve yargılama/icra vekalet ücreti, yargılama/icra giderleri, yargılama/icra harçları gibi ferilerin davalılardan rücuen tazminiyle, HMK m.107 uyarınca şimdilik 10.000,00- TL'nin, müvekkiline ödeme tarihi olan 19/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan ... ve .... şirketlerinden ayrı ayrı alınarak davacı müvekkiline verilmesine; yargılama giderleri ile karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve tayin edilecek ücret-i vekaletin (arabuluculuk toplantısına iştirak etmeyen davalılar yönünden bu hususun ayrıca dikkate alınarak) davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve .... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkillerine yönelik iddialarını ve dava dışı işçinin müvekkili şirketlerden alacağının olduğunu kesinlikle kabul etmemekle birlikte zamanaşımı itirazı olduğunu, işçilik alacakları kanundan kaynaklı olarak 5 yıllık zamanaşımına tabi olup, iş bu davaya konu alacakların zamanaşımına uğradığını, yine rücu isteminde bulunabilmek için TBKnın öngördüğü zamanaşımından geçtiği ve davacının henüz dava devam ederken müvekkiline karşı sorumluluk talebinde bulunması, müvekkillerine davayı ihbar etmesi gerekliyken gelinen noktada rücu isteminde bulunması haksız olmakla rücu alacağının zamanaşımına da uğradığı, rücu istemine karşı TBK m. 73 hükmüne göre zamanaşımı itirazında bulunduğu, davacı şirket, henüz dava dışı işçi ile aralarında bulunan dava devam ederken davayı müvekkiline ihbar edebilecekken etmediğini, dolayısıyla müvekkillerinin söz konusu Bakırköy .... İş mahkemesinin .... esaslı dosyasından haberdar olmamasından kaynaklı herhangi bir sorumlulukları da söz konusu olmadığını, davacının karar kesinleştikten sonra müvekkillerine karşı haksız olarak rücu isteminde bulunduğunu, Bakırköy ..... İş mahkemesinin ... esaslı dosya müvekkillerine ihbar edilmediğinden, iş bu dosyada müvekkilleri delil sunamamış cevap verememiş ve kendilerini savunamamış ve müvekkillerinin bu dosyada yargılanma hakkını ihlal edilmiş olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun 2 yıl ile sorumlu olduğunu, işçiye karşı asıl işveren ve alt yükleniciler İş Kanunu 2. Maddesine göre müteselsilen sorumlu olsa da müteselsil sorumlulardan birisi borcu ödediğinde iç ilişkide diğer borçlularla arasında müteselsil sorumluluk olmadığını, herkes kendi payı oranında sorumlu olduğunu, müteselsil sorumluluğa dair TBK m. 167/2 f. hükmünde bu durumun açıkça düzenlendiğini, kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı olmakla bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edeceğinden, izah edilen nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Dava dışı işçi ....'nun asıl işveren ve son alt işverene karşı açtığı işçilik alacaklarına ilişkin dava sonucunda ödeme yaptığını iddia eden davacının, diğer alt işverenlere rücu imkanı olup olmadığı, zamanaşımı iddiasının yerinde olup olmadığı, davalıların sorumlu olduğu miktarın tespiti noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunmuşsa da ödeme tarihi itibariyle zamanaşımı dolmadığından bu itirazın reddi gerekmiştir.
Mahkememizce her davalı yönünden sorumlu olduğu miktarın tespiti açısından bilirkişi incelemesi yapılmış olup kök ve ek rapor doğrultusunda davacının rücu edebileceği miktarlar belirlenmiştir. Alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması
hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle işbu alacak davası yönünden alınan bilirkişi raporu ve bedel artırım dilekçesi de dikkate alınarak her davalı aleyhine ayrı ayrı aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ..... San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın KABULÜ ile; 7.945,10TL'nin 19/03/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davalı ..... San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın KABULÜ ile; 7.708,10TL'nin 19/03/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; 9.915,76TL'nin 19/03/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı ....Yönetimi A.Ş. aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; 1.384,47TL'nin 19/03/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.841,188TL ilam harcından peşin alınan 344,97TL harç ve 263,90TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.232,31TL'nin davalılar ... A.Ş ve ..... San. Ve Tic. Ltd. Şirketinden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.600,00TL arabulucu ücretinin davalılar .... A.Ş ve .... San. Ve Tic. Ltd. Şirketinden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 2.000,00TL bilirkişi ücreti, 198,00TL posta masrafı, 80,70TL başvuru harcı, 344,97TL peşin harç, 263,90TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.887,57TL'nin davalılar .... A.Ş ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılar .... A.Ş ve ..... San. Ve Tic. Ltd. Şirketinden alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır