T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/85 Esas
KARAR NO: 2023/1018
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/01/2022
KARAR TARİHİ: 22/11/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 23/11/2023
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 25/01/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, icra takibine konu 28/06/2016 tanzim 15/10/2018 ödeme tarihli 431.550-TL'lik bononun şirket müdürü olan ... tarafından geçmişe yönelik olarak müvekkili şirketi borçlandırmak ve eşinin ortağı olduğu davalı ... alacaklı kılmak amacıyla düzenlediğini, müvekkili şirketin takip konusu bonolardan dolayı davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkili şirketin icra takip dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; icra takibine konu bononun geçmişe yönelik olarak düzenlenmediğini, bono kapsamında müvekkili şirketin alacaklı olduğunu, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasının celp ve tetkikinde davalı tarafından davacı şirket aleyhine 28/06/2016 tanzim 15/10/2018 ödeme tarihli 431.550-TL'lik bonoya istinaden ferileriyle birlikte toplam 588.847-TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yaptığı anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan ticari defter ve kayıtlarla birlikte dosya bilirkişi ... 'a tevdi edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu 15/09/2023 tarihli raporunda özetle; davacı ve davalı şirket arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığını, oluşan bakiyenin sadece para alışverişi sonucunda oluştuğunu, 2015 ve 2017 yıllarına ait defter incelemesinde bu tarihler arasında herhangi bir mal alışverişine dair faturanın tespit edilmediğini teknik kanaati olarak belirtmiştir.
Her ne kadar davalı taraf icra takibine konu bonodan dolayı alacaklı olduğunu ve bu bağlamda icra takibi yapmış ise de; 31/12/2016 tarihli ve bono miktarı kadar olan mutakabat mektubunun borçlu ve alacaklı her iki şirketin de temsilcisi olan ... tarafından imzalandığı, 08/03/2023 tarihli oturumda her iki şirketin de temsilcisi olan ... bonoyu bizzat kendisinin imzaladığını kabul ettiği ve bonoya karşılık borçlu davacı şirkete demir ve sunta sattıklarını beyan ettiği, oysaki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere şirketler arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, ayrıca bononun nakden alınan para borcuna karşılık düzenlendiği belirtildiği halde her iki şirketin de temsilcisi olan ...'ın davacı şirkete demir ve sunta satıldığını ve bu kapsamda alacağın oluştuğunu, dosyaya sunulan havale makbuzlarından yalnızca 28/12/2015 ve 17/03/2016 tarihli makbuzlarda gönderilen paranın borç olarak gönderildiğinin yazıldığı, söz konusu makbuzlardaki havalenin 45.000-TL + 23.600-TL olmak üzere toplam 68.600-TL olduğu, diğer makbuzlarda paranın borç olarak gönderildiğine ilişkin herhangi bir açıklamanın yer almadığı, borç olarak gönderilen para karşılığında düzenlendiği esas alınsa bile söz konusu meblağın yalnızca toplam 68.600-TL olduğu, oysaki nakden düzenlendiği belirtilen bono bedelinin toplam 431.550-TL olduğu, bononun düzenlendiği tarih itibariyle vergi dairesine verilen beyannamelerde yer almadığı, bilahare 20/02/2021 tarihinde 2017 yılına ait yapılan düzeltme ile kayıt altına alındığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı şirket temsilcisinin beyanlarının "çelişkili davranış yasağı" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu bağlamda icra takibine konu bononun geçmişe yönelik olarak davacı ... borçlandırmak amacıyla düzenlendiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; her iki şirketin temsilcisi olan ...'ın eşinin ortağı olduğu davalı ... alacaklı kılmak amacıyla geçmişe yönelik dava konusu bonoyu düzenlediği, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da belirtildiği üzere şirketler arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, yalnızca para alışverişi kapsamında cari hesap bakiyesinin bulunduğu, bononun düzenleme nedeninin nakden olarak bonoda derc edildiği halde davalı şirket temsilcisinin duruşmadaki beyanlarında davacı şirkete demir ve sunta sattıklarını ve ayrıca verilen borç para karşılığında düzenlendiğini ifade ettiği, oysaki dosyaya sunulan havale makbuzlarında yalnızca 68.600-TL'lik makbuzlar yönünden borç para şeklinde açıklamanın bulunduğu, buna mukabil bono bedelinin 431.550-TL olduğu, bononun düzenlendiği tarih itibariyle vergi dairesine verilen beyannamelerde yer almadığı halde bilahare davacı şirket muhasebecisinin şifresini kullanan ...'ın 20/02/2021 tarihinde sehven eksik ve hatalı giriş nedeniyle düzeltme yapmak suretiyle dava konusu bononun kayıt altına alınmaya çalışıldığı, tüm bu hususların davalı şirket yönünden çelişkili davranış yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve bu nedenlerle davacı şirket temsilcisinin temsilci olduğu dönemi kapsar şekilde davacı ... borçlandırmak amacıyla dava konusu bonoyu düzenlediği, söz konusu bonoyu geçmişe yönelik olarak düzenlenme imkan ve ihtimalinin bulunduğu dikkate alınarak davacı tarafın menfi tespit davasının kabulüne karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sabit görülen davacının davasının KABULÜNE, davacının, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası yönünden davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 29.479,18-TL ilam harcından peşin alınan 7.373,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 22.105,30-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 10.549,18-TL (Yargılama gideri ayrıntısı "Tevzide dava açma gideri: 7.466,08-TL, tebligat-posta gideri ve bilirkişi ücreti: 3.083,10-TL") yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı vekili için AAÜT'ne göre belirlenen 66.417,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/11/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.