T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/963 Esas
KARAR NO : 2024/445
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/10/2022
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; .... İnş. ve Tic. A.Ş. ile davalı arasında akdedilen İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parselde yer alan D Blok, Zemin Kat, 504,35 brüt m2 alanlı D:49 numaralı taşınmaza ilişkin Bakırköy ... Noterliği’nin 11.04.2012 tarih ....yevmiyeli ve İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parselde yer alan C Blok 3. Kat, 159,16 brüt m2 alanlı C 109 numaralı taşınmaza ilişkin Bakırköy ... Noterliği’nin 11.04.2012 tarih ... yevmiyeli "Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" ne dayanılarak işbu davanın açıldığını, .... İnş. Ve Tic. A.Ş. ünvanlı selef şirket, 11-04-2016 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısıyla bölünme planını kabul ederek tam bölünme yoluyla infisah ettiğini, Keyfiyet, 30-06-2016 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydı terkin edildiğini ve ilan edildiğini, selef şirket Otomobil Dünyası İnş. ve Tic. A.Ş. nin tüm hak ve borçlarından 1. Derecede sorumlu 3 Nolu ... Yönetim Hizmetleri İnş. San. ve Ticaret A.Ş. Külliyen halef şirket olduğunu, bu nedenle işbu davalarını halef 3 Nolu ... Yönetim Hizmetleri İnş. San. ve Ticaret A.Ş. adına açtıklarını, taraflar arasında İstanbul İli, ... İlçesi, ...ıraç Mah., ... Ada, ... Parselde yer alan D Blok, Zemin Kat, 504,35 brüt m2 alanlı D:49 numaralı taşınmaza ilişkin Bakırköy .... Noterliği’nin 11.04.2012 tarih 8313 yevmiyeli; İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parselde yer alan C Blok 3. Kat, 159,16 brüt m2 alanlı C 109 numaralı taşınmaza ilişkin ise Bakırköy .... Noterliği’nin 11.04.2012 tarih ... yevmiyeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmeleri imzalandığını, taraflar arasında yapılan Sözleşmeye istinaden müvekkil şirketi tarafından davalıya 22.07.2019 tarihinde sözleşme konusu tüm bağımsız bölümlerin tapusu devir ve ferağ edildiğini, davalarının davalısı, taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesine dayanarak müvekkil şirketi aleyhinde gecikme nedeniyle kira tazminatı talep etmiş olduğunu işbu davada ise biz de aynı satış vaadi sözleşmesindeki vaki taahhüde aykırılık nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan cezai şartı dava konusu ettiklerini, taraflar arasında akdedilen Mezkur Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin, 5.1. Maddesine göre, sözleşme konusu bağımsız bölümün teslim şekli, .... (...) teslim şeklinde kararlaştırıldığını, teslim şekline göre, bağımsız bölümler, sözleşme koşullarına ve projelerine uygun olarak bitirildiğini, içleri dekorasyona hazır, şapları dökülmüş ve tüm tesisatlar bağımsız bölümün içinde dağıtılmaya hazır hale getirildiğini, davacı, her ne kadar ilgili taşınmazların kendi uhdesine tescilinin 22.07.2019 tarihinde ancak alabildiğini belirtmiş olsa da, tapuları teslim almayan, tefrişe başlamayan diğer müşterilere ve davalıya daha önce şifahi olarak da bildirildiği gibi, 13.09.2013 tarihinde, bağımsız bölümlerin tefrişi, ...'nin açılışı ve kiralamalar hakkında bilgilendirme mektubu "..." barkod numarasıyla davacının tebligat adresine gönderildiğini bilgilendirme mektubunda, bağımsız bölümlerin tapularının devri ve ferağı için ilgili şirket ile iletişime geçilmesi gerektiği, ... AVM'nin resmi teslimi ve resmi açılışının yapılabilmesi için bağımsız bölümlerin tefriş ve tüm dekorasyonlarını, Sözleşme'nin 5.3 ve 5.4. Maddelerinde de belirtildiği şekilde yönetim planında dekorasyon kitapçığında belirtilen sınırlar içine, tamamlanması gerektiği yeniden bildirildiğini buradaki amacın AVM açılışının bir an önce yapılması, tefrişe başlamayan müşterilerin tefrişatı yapması, tapusu devir alınmayan bağımsız bölümlerin ise tapularının devir ve ferağının yapılmasıd olduğunu ve müvekkil şirketinin sözleşme gereği yükümlendiği edimleri yerine getirdiğini, cezai şart hükmü, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları sonucunda tesis edilmiş ve imzalandığını, Müvekkili ile davalı arasında akdedilen İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parselde yer alan D Blok, Zemin Kat, 504,35 brüt m2 alanlı D:49 numaralı taşınmaza ilişkin Bakırköy .... Noterliği’nin 11.04.2012 tarih ... yevmiyeli; İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parselde yer alan C Blok 3. Kat, 159,16 brüt m2 alanlı C 109 numaralı taşınmaza ilişkin ise Bakırköy .... Noterliği’nin 11.04.2012 tarih ... yevmiyeli "Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmeleri" nde davalının vaki taahhütlerine aykırılığı sebebiyle, Sözleşmenin 5.4 maddesinde vaki taahhüdün ifasında temerrüdün başlangıcından itibaren temerrüdün sona erdiği tarihe ve/veya dava tarihine kadar işleyecek sözleşme konusu D49 ve C109 nolu bağımsız bölümlerin rayiç kiralarının 3 katı cezai şartın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesi taleplerinden ibaret HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davalarının kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Dava; sözleşmeden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalının edimlerini yerine getirip getirmeyeceği, davacının davalıdan cezai şart talep edip edemeyeceği konularında olduğu anlaşılmıştır.
Sivas Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün cevabi yazısına göre davalının ticari işletme kaydının olmadığının bildirildiği, Kale Vergi Müdürlüğü'nün cevabi yazısına göre de davalının tacir veya esnaf kaydının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 11. HD'nin 06/03/2018 T. 2016/11515 E. - 2018/1718 K. sayılı ilamında" TTK'nin 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." hükmü ile anılan Yasa'nın 11. maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.” Yine TTK’nin 15. maddesinde de "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereğince, bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. Kaldı ki, somut olayda davacının Bodrum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nin 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekecektir. Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınmak suretiyle davacının faaliyetinin esnaf faaliyeti olup olmadığı, işin hacmi itibariyle ticari muhasebeyi gerektirip gerektirmediği, ticari faaliyet boyutuna erişip erişmediği değerlendirilip gerekirse bu hususta bilirkişi incelemesi yapılarak davacının tacir-esnaf olduğunun kesin bir şekilde belirlenmesinden sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir." şeklindeki gerekçesine göre davalının tacir ve esnaf kaydının olmadığı, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, davacının davasına konu alacağının tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmadığı ve uyuşmazlığın da TTK'nın 4/2. maddesinin “a-f” bentlerindeki hususlara ilişkin olmadığı anlaşılmış olup, 6102 sayılı TTK’nın 6335 sayılı Kanunla değişik 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlemesine istinaden görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
25/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.