T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1001 Esas
KARAR NO : 2024/515
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/10/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı ... Limited Şirketi tarafından davalı şirket aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü' nün .... E. sayılı dosyası ile 23.08.2023 tarihinde icra takibine başlandığını, borçlu şirket vekili tarafından ilgili İcra Müdürlüğü'ne 06.09.2023 tarihinde sunulan dilekçe ile takibe, borcun aslına ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, müvekkili şirketin catering şirketi olduğunu, anlaşmalı firmalara toplu yemek üretim, dağıtım ve servis hizmeti sağladığını, davalı şirket de uzun yıllardır müvekkili şirketin yemek dağıtım hizmeti verdiği firmalardan olduğunu, müvekkili şirket ve davalı şirket arasında mevcut olan ticari ilişki nedeniyle, müvekkil şirket bütün yükümlülülüklerini yerine getirmişse de, davalı şirket icra takibine konu olan faturalara ilişkin bedelleri müvekkil şirkete ödemediğini, davalının taraflar arasındaki faturalardan kaynaklı cari hesap ilişkisine istinaden borcu bulunduğunu, davalı her ne kadar ödeme yapacağını belirtmişse de müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkili şirkete ödeme yapılmaması üzerine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine istinaden gönderilen ödeme emrinin tebliğ olmasından sonra davalı şirket vekil aracılığıyla 05.09.2023 tarihinde icra dosyasına sunulan dilekçe ile 70.895,00TL asıl alacağa, talep edilen avans faize, avans faiz oranına, takip öncesi ve takip sonrası işletilecek faize, takibe dayanak, faturaya, faturadaki imzaya, belgelere itirazda bulunulduğu, söz konusu itirazın kabulünün mümkün olmadığını, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapılmış bulunan itirazın iptali ile 70.895,00 -TL asıl alacak üzerinden faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalının icra takibinde belirtilen alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, icra takibine konu alacağa dava tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının belirttiği gibi taraflar arasında anlaşma bulunmadığını, HMK’nun 10. Maddesinde Sözleşmeden doğan davalar için yetki maddesi düzenlenmiş olup anılan maddede “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir” denildiği bu sebeple davanın Küçükçekmece Adliyesinde açılması gerektiğini, müvekkilinin davacıya bir borcu bulunmadığını, davacının iddialarını ispatlamakla yükümlü olduğunu, davacının dava dilekçesinde müvekkilin haksız ve kötü niyetli olduğunu bahsettiğini, bu iddia yersiz olduğu, borca itiraz dilekçesinde görüldüğü üzere müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, davacının da bu durumu ispat edecek bir belge sunmadığından davanın reddi gerektiğini, faturalardaki imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığı, gerekirse imza sirküleri alındığında müvekkili şirket yetkilisinin dava konusu faturalara imza atan kişi olmadığının gözükeceğini, davanın bu sebeple reddinr ve mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır.
Alınan bilirkişi raporuyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 70.895,00 TL olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafın defterlerinin incelenmesinin süresinde olduğu, davalı tarafça defter ibraz edilmediği, 12 adet faturanın tarafların BA/BS formlarında beyan edildiği anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı defterleri hükme esas alınmıştır.
BA/BS formlarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 70.895,00 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy .....İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 70.895,00TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 14.179,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 4.842,83TL ilam harcından peşin alınan 856,23TL harcın mahsubu ile bakiye 3.986,60TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.200,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 3.500 ,00TL bilirkişi ücreti, 40,00TL posta masrafı, 269,85TL başvuru harcı, 856,23TL peşin harç olmak üzere toplam 4.666,08TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır