T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1067 Esas
KARAR NO : 2024/342
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 21/08/2023
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15.07.2022 tarihinde ..... bilet numaralı) kodlu İstanbul Havalimanı kalkışlı ..... Havalimanına gidiş dönüş olmak üzere bilet satın aldığını, bilet bedeli olarak 21.362,24-TL ödediğini, müvekkilinin bileti satın alırken sistem Japonya'ya giriş kısıtlamasına dair herhangi bir uyarı vermediğini, ancak daha sonra müvekkilce yapılan araştırmalar neticesinde Japonya tarafından Türkiye'ye yönelik Covid 19 sebebiyle seyahat kısıtlaması uygulanmaya başlandığını öğrendiğini ve kısıtlamaya ilişkin güncelleme 09.07.2022 tarihinde geldiğini, davalı şirketin ilgili kısıtlama yokmuşcasına müvekkiline bileti sattığını, yani uçuşunu gerçekleştiremeyeceği biletin satış işlemini gerçekleştirerek kötü niyetli olarak hareket ettiğini, müvekkil gerçekleştirilemeyecek uçuş biletinin iptali için davalı şirkete başvurduğunu davalı şirketçe iptal edilen biletin ücretin iade edilmediğini, yalnızca 900,00-TL gibi hangi hususa göre takdir edildiği anlaşılmayan ve bilet bedeline göre anlamsız sayılabilecek ücret iadesinin gerçekleştirildiğini, hal böyle iken, dürüstlük kuralına aykırı hareket eden davalı şirketin yapılan başvuru ve sonrasında arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, işbu davanın açılma zorunluluğu hasıl olduğunu, izah edilen sebeplerle, davalarının kabulünü, maddi tazminatın iptal tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline hükmedilmesini, karşı vekalet ve yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; seyahat kurallarının güncellenmesinden sonra bilet satın alımının gerçekleştirildiğinin tespiti, seyahat belgeleri ve şartlarının tam ve doğru şekilde yerine getirilmesinin yolcu sorumluluğunda olması, bilet iptali ve ücret iadesi işlemlerinin biletin tabi olduğu ücret koşulları çerçevesinde yerine getirilebilmesi, bilet iptali ve ücret iadesi işlemlerinin ücret koşulları çerçevesinde doğru şekilde gerçekleştirilmiş olduğunun tespiti ve tüm yolcuların satın alma sürecinde biletleri ile ilgili ücret koşullarını bilerek, ve kabul ederek biletlerini satın aldıkları sabit olmakla, davacı fazlaya ilişkin istemlerinin kabulü mümkün olmadığı, biletin ...... adına olduğu, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davanın reddi gerektiğini belirterek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyanın Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesinden görevsizlikle mahkememize gönderildiği anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davalı şirketçe iptal edilen bilet bedelinin iadesi ve maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Dava şartı olan taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir.
Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa, dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vâkıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur. (KURU Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.I., İstanbul 2001, s. 1157 vd.).
Yukarıda kısaca değinildiği gibi, bir davada davacı olma sıfatı dava konusu hakkın sahibine (hamiline) aittir. Bir sözleşmeden dolayı, kural olarak yalnız sözleşmenin tarafları dava açabilir; üçüncü kişilerin taraf (davacı) sıfatı yoktur.
Somut olayda dava konusu bilet dava dışı ..... adına olup taşıma sözleşmesi dava dışı ..... ile davalı arasında düzenlenmiştir. Bilet bedelinin başka bir kişi tarafından ödenmiş olması, dava dışı kişi ile ödeyen arasındaki iç ilişkide değerlendirilebilir. Bedelin ödenmiş olması davalıyı taşıma sözleşmesinin tarafı haline getirmez. Taşıma sözleşmesinin, davacı tarfça temsilen yapıldığının kabul edilmesi halinde dahi sözleşmenin hüküm ve sonuçları temsil olunan üzerinde gerçekleşir. Eldeki davada, davalı yararına bir taşıma sözleşmesi yapıldığı da kanıtlanmamıştır. Bu nedenle taşıma sözleşmesinden kaynaklanan haklar ancak sözleşmenin tarafı olan ...... tarafından ileri sürülebilir. Bu nedenle davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir. (İBAM 14. HD. 2023/1238 Esas ve 2023/1549 Karar sayılı ilamında da bu husus belirtilmiştir.)
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 341,55TL harcın mahsubu ile bakiye 86,05TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 800,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır