T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1113
KARAR NO : 2025/32
DAVA :Tazminat (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 22/11/2023
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ...... plakalı motorsikletin 03.12.2022 tarihinde ..... 'e ait ...... plakalı araçla birlikte maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazanın ...... plakalı aracın ...... Caddesi istikametinden ...... Esenyurt istikametine ters yönden giriş yaparken, Firuzköy Bulvarından Avcılar merkez istikametine gitmekte olan müvekkili ......'in ..... nolu ışıklarda yeşil ışıkta geçtiği esnada motorsikletin sol yan kısımlarının çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası davacının aracındaki onarım bedelinin davalı şirketçe davacıya 28.12.2022 tarihinde 15.254,28 TL, 30.12.2022 tarihinde 2.745,77 TL şeklinde ödendiğini, ancak kaza sebebiyle davacının aracında değer kaybı da meydana geldiğini, davacının aracında meydana gelen zararın ve araç değer kaybının tazmini için 17 Şubat 2023 Tarihinde davalı sigorta şirketine; davacının aracında meydana gelen değer kaybının ve maddi hasarın tazmini yazılı olarak talep edildiğini, davalı sigorta şirketinin ihtarnamenin kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde herhangi bir cevap vermediğini ve 3.044,79 TL ödeme gerçekleştirmişse de davalı şirketin yapmış olduğu ödemenin araç değer kaybını karşılar nitelikte olmadığını belirterek davanın kabulüne yargılama giderleri ile vekalet ücretinin takdirine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından başvuruya konu kaza sonucunda yürürlükte bulunan yasa ve mevzuatlara ve objektif kriterlere uygun olarak hasar ekspertiz raporu doğrultusunda 28.12.2022 tarihinde 15.254,28 TL ve 30.12.2022 tarihinde 2.745,77 TL hasar ödemesi gerçekleştirdiğini, değer kaybına ilişkin olarak ise değer kaybı ekspertiz raporu doğrultusunda 01.03.2022 tarihinde 3.044,79 TL ödeme gerçekleştirildiğini, bilirkişi raporunda da müvekkilinin, davacının zararını fazlasıyla karşıladığını, bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kanaatine varıldığını ancak sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, yetkili merci tarafından tayin edilmeyen hatalı kusur oranının kabul edilemeyeceğini, dosyada mübrez bilgi ve belgelerin hiçbirinin tarafların kusur oranlarını tespit etmeye elverişli bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları uyarınca yalnızca poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere kusuru oranında olacağını, müvekkilinin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle olayı kapsayan poliçenin mevcut olması gerektiğini, olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde başvuruda bulunulduğunu, davacın talebinin zaman aşımına uğramış olduğunu belirterek bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına Sigorta Eksperi ...... ve Trafik bilirkişisi ...... 'dan rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 21/03/2024 tarihli raporunda özetle; ''Tespite konu ....... MOTORSİKLET ..... model motorsikletin serbest piyasa koşularında ikinci el ortalama değeri göz önüne alındığında bahse konu parça bedelinin otomobilin pert sınırını aşmayacağı görüşü heyetimizce değerlendirilmiştir. Yukarıdaki hususlar neticesinde, tespit istenen ..... ye ait ...... plakalı, ...... şasi numaralı motorsikletin kaza tarihine yakın tarihlerde 2. El rayiç bedelinin 58.013 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Tespite konu aracın değer kaybına ilişkin olarak; piyasa tetkikleri sonucu, ....... plakalı aracın meydana gelen maddi hasarın onarım sonrası. 09.10.2020 tarihli AYM kararı kapsamında değer kaybı yönünden genel hükümler gereği rayiç bedel farkı (aracın kaza tarihi itibariyle hasarsız piyasa rayiç değere ile hasarı onarılmış piyasa rayiç değeri arasındaki bedel fark) ile değer kaybı hesaplamasında 3.000 TL değer kaybının meydana geldiği kanaatine varılmıştır.''
Tarafların itirazı üzerine dosya ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan ek bilirkişi raporunda özetle;''1- Ek raporumuzda güncel rayiç değerinden enflasyon oranında düşüm yapıldığında ...... plakalı motorsikletin 2. El rayiç değerinin 50.000 TL olduğu takdir edilmiştir. 2- ..... plakalı aracın kaza tarihinde ki değer kaybının 3.000 TL olduğu takdir edilmiştir. 3- ...... plakalı aracın kaza tarihinde ki 2. El rayiç ilanları gösteren ilanların sunulmadığı tespit edilmiştir. Yukarıda görüleceği üzere dava dosyası Adli Trafik bilirkişisi olarak uzmanlık alanım olan Trafik kazalarında kusur tespiti her yönünden incelenerek yapılmıştır.Kazaya etki eden Yol ,hava, iklim şartları ve diğer nedenler ,kaza mahalli,kaza tespit tutanağı araçlarda meydana gelen hasar durumları ve çarpma yerleri değerlendirilip birleştirilerek kanuna uygun olan kusur tespit yapılmıştır. Aksini ispat edecek maddi delil sunulması halinde kusur tespitinin yeniden yapılacağı fakat mevcut deliller ile yapılan kusur tespitinin doğru olduğunu arz ederim."
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 03-12-2022 tarihinde meydana gelen trafik kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı olup olmadığı davacının değer kaybı bedelini ve tazminat bedelini davalıdan talep edip edemeyeceği, davalının sorumluluğunun olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.
TBK'nın 49'uncu maddesine göre haksız fiil sorumluluğu için davalının kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması gerekir. Yani motorlu aracı kullanan sürücülerin ölüm, yaralanma ve maddi hasarla sonuçlanan kazalardan dolayı sorumlu tutulabilmeleri için, kazanın meydana gelişinde “kusurlu” olmaları şarttır. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; a-fiil, b-hukuka aykırılık, c-illiyet bağı ve d-zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yani davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, zarar ile zararlı sonucu doğuran olayın gösterdiği özellikler tazminat hukuku kurallarına uygun biçimde değerlendirilmeli, davalıların varsa kusuru tazminat hukuku ilkelerine göre zarar belirlenmelidir. Mahkememizce aldırılan kusur bilirkişi raporunda ...... plakalı araç sürücüsü .......'ün %100 kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartlarına göre sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Davacının talep ettiği değer kaybı bedelinin de alacak kalemleri arasında olduğu kanaatine varılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre 3.000,00 TL değer kaybı hesaplanmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 03.12.2022 tarihinde; davacı aracı olan ...... plakalı araç ile dava dışı .......e ait ...... plakalı aracın karıştığı kaza sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, dosya kapsamına ve oluşa uygun bulunan bilirkişi raporuna göre sürücü ......'ün %100 kusurlu olduğunun belirtildiği, araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin 3.000,00 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sigorta şirketi tarafından sunulan ödeme belgesine göre davacı tarafa mahkememizce hesap edilen değer kaybı bedelinden daha fazla ödeme yapıldığı, genel şartlara göre de sigorta şirketinin kazanç kaybından sorumlu olmadığı sonucuna varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Somut olayda davacının davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi imkansız değil ise kendisinden beklenemez. Zira talep edilen tazminatın miktarı dosyaya tarafların sunacağı deliller sonrasında mahkemece yaptırılması muhtemel bir bilirkişi incelemesi sonucunda teknik bir hesaplama sonrası ortaya çıkabilecektir. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu, böyle bir durumda tazminat miktarı belirlenmeden dava dilekçesinde gösterilen miktar yönünden davanın reddine karar verildiğinde başlangıçta gösterilen miktar baz alınarak istinaf dilekçesi kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmemelidir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesinin 28.09.2017 tarih 2017/909 Esas 2017/1358 Karar sayılı ilamı bu yöndedir. ) Bu nedenle istinaf kanun yolu açık olmak üzere hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/01/2025
Katip ......
e imzalıdır
Hakim .....
e imzalıdır