T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1118 Esas
KARAR NO : 2024/579
DAVA : Ticari Ünvanın Korunması
DAVA TARİHİ : 28/09/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ..... Mamülleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, 1993 yılından beridir ticari hayatta olan, önce İzmir, .... işletmesinde sonrasında taşınma suretiyle ... mukim, yurtiçinde ithalat ve yurtdışında ihracat yapan, Polietilen/Plastik/Kauçuk/Metal/Marina Ekipmanları sektörlerinde faaliyet gösteren rotasyon ve şişirme tekniklerinde kalıpları aracılığıyla ürün üreten ve satan, sanayici geniş çaplı bir şirket olduğu, ilk olarak 1993 yılında kurulan ve İzmir Ticaret Sicilinin ... numarasına tescilli müvekkili şirket ... Mamülleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi, 29.12.2009 tarihinde ise Limited Şirket nevinden Anonim Şirket nevine dönüşüm yaparak .... siciliyle İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne tescil ve ilan edildiğini, müvekkili şirketin web sitesi de bildiğiniz üzere https://www.... com.tr olduğu, şirket bir gün aniden ... gov.tr adresinde kendi şirketini sorgularken, davalı şirketin bilgilerini tespit ettiğini, buna göre davalı şirket, İstanbul Ticaret Siciline 25.08.2022 tarihinde “...” ticaret unvanıyla .... siciliyle tescil ve TTSG’ye ilan yapıldığı, eş zamanlı olarak bazı müşteriler de davalı şirketii davacı şirket zannettiğini, müvekkili şirket; 14.10.2015 tarihli başvurusu ile “ ...” markasını da Türk Patent ve Marka Kurumu’na 15.06.2017’de tescil ettirdiğini ve halihazırda ... logosu ve baskısıyla 1993 yılından ve hatta yıllardan beridir de ürün üretmekte, sattığını, davacı müvekkilinin ticaret unvanı: ... Mamulleri Sanayi Ticaret A.ş olduğu, .... web sitesindeki davacı müvekkilinin ticaret unvanı: ... olarak kullanıldığını, karışıklık yaratan davalı İstanbul şirketi unvanı : ... olarak 25.08.2022 tarihinde davacı müvekkilinin aynı faaliyet konusunda tescil ve ilan edildiğini, ... gov.tr adresinde firma sorgusu yapıldığında ... yazıldığı anda doğrudan davalı şirket bilgileri ekrana düştüğü, bu da yoğun ticari faaliyette bulunan davacı müvekkilin firması değerlendirildiğinde ciddi ve makul manada iltibas, haksız benzerlik, davalı şirketin davacı şirket zannedilmesi yönünde ciddi karmaşa yarattığı, davalı şirketin ticaret unvanını tespit edildiği gibi davacı müvekkilinin İzmir .... Noterliğinden ... yevmiye numarasıyla 12.05.2023 tarihinde davalı şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğünde bulunan ve ......gov.tr 'de bulunan fiziki adresiyle KEP adresine hem fiziki ihtar keşidesi hem de E-Tebliğ marifetiyle ihtar keşidesi yapıldığını, davalı şirket yasal mercii olan mersis.gtb.gov.tr ile İstanbul Ticaret Müdürlüğünde yer alan .... numaralı KEP adresi çalışmamakta; davalı şirket KEP adresine tebligat yapılamadığını belirterek davalı ... MAMULLERİ ANONİM ŞİRKETİ tarafından yapılan ticaret unvanı tecavüzünün tespiti, mahkemenin tespiti ile davalı şirketin ticaret unvanının ticaret sicilinden terkini, kullanımının önlenmesi, tecavüzün meni, mahkemenin kesinleşen ilamının Türkiye'de tirajı yüksek bir gazetede ilanı, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, TTK'nın 52. maddesi uyarınca ticaret unvanına tecavüzün önlenmesi istemine ilişkindir.
Ticaret ünvanlarına dair hükümler Türk Ticaret Kanunu'nun 39-52. maddelerinde, Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 42- 45. maddelerinde ve Ticaret Unvanları Hakkında Tebliğ'de yer almaktadır.
Ticaret ünvanı, tacirin ticari işletmesine ilişkin iş ve işlemlerinde kullandığı isimdir. Bu tanımdan hareketle ticaret ünvanının işlevinin, taciri tanıtma ve onu diğer tacirlerden ayırt etme olduğu söylenebilir. Ticaret unvanı, ana unsur ve ek unsur olmak üzere iki unsurdan meydana gelir. Ana unsur, ticaret unvanının zorunlu unsurudur; ek unsur ise kural olarak zorunlu değildir. Anonim ve limited şirketlerde ana unsur, işletme konuları ile birlikte şirketin türünü gösteren “limited şirket”, “anonim şirket” ibarelerinden oluşur. Ek ise, ticaret unvanının ikincil (yan) unsurudur. Zorunlu olmayıp isteğe bağlıdır. TTK'nın 46/1. maddesi uyarınca, kullanılan eklerin yanıltıcı olmaması gerekir. Ticaret unvanları, ekleriyle birlikte bir bütün olarak korumaya tabidir.
TTK'nın 52. maddesi uyarınca, hak sahibi, ticaret unvanının bir başkası tarafından ticari dürüstlüğe aykırı olarak kullanılması halinde koruma talebinde bulunabilirler. Söz konusu maddeye göre;
"Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir."
Ticaret sicil kayıtlarının incelenmesi neticesinde anlaşıldığı üzere davacı taraf ... Mamülleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi unvanını 2009 yılından bu yana kullanmaktadır. Davalı taraf ise 2022 yılından bu yana ... unvanına sahiptir.
Somut olayımızda ticaret unvanlarının çekirdek kısmı “... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi” ve “ ... Mamülleri Anonim Şirketi” dir.
Ticaret unvanlarının kılavuz kelimeleri “... olup, diğer kelimeler kanuni zorunluluk özelliği taşıyan jenerik kelimelerdir ve ayırt edici niteliği yoktur. Bu şartlar dikkate alındığında, gözde kulakta ve zihinde, yaratılan umumi intiba itibariyle, davalı şirketin ticaret unvanı vasat, dikkat, zeka ve bilgi seviyesindeki, bir müşteriyi yanılgıya düşürerek onu her iki şirketi aynı şirket/bağlantılı şirket olarak algılamalarına sebebiyet verecektir. Zira aynı zamanda her iki şirketin de kuruluş gazetelerinde yer alan faaliyet alanları da benzerdir. Davalı şirket unvanında davacı şirketin unvanında yer alan harfler arasında sadece nokta konulmamıştır. Bu husus unvana yeterli derecede ayırt edicilik katmamakta, aralarındaki karıştırılma ihtimalini bertaraf etmemektedir.
Yargıtay tarafından ticaret unvanının terkini davalarında sonradan tescil edilen ticaret unvanındaki bir ibarenin iltibas yaratması sebebiyle unvandan çıkartılması için salt iltibasın varlığı yeterli olmadığı, her iki tarafın ana sözleşmesinde yazılı faaliyet alanları karşılaştırılmalı ve ortak faaliyet alanlarının bulunduğu tespit edildikten sonra iltibas yaratan ibarenin unvandan çıkartılmasına karar verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/3315 E., 2006/5211 K., 04.05.2006 tarihli kararı)2. Somut olayda davalı tarafın faaliyet alanı ile davacı tarafın ana sözleşmelerinde ortak faaliyet alanlarının olduğu görülmektedir.
Her iki tarafın firma bilgileri incelendiğinde iki şirketinde faaliyet alanları arasında plastikten mamül hammadde üretiminin yer aldığı, ticaret unvanlarında “...” ve “...” ibareleri dışında “... Mamülleri Anonim Şirketi” ibarelerinin ortak olarak kullanıldığı, taraf şirket unvanlarının ticaret siciline tescil tarihleri dikkate alındığında davacı şirketin ... unvanını daha önce tescil ettirdiği ve davalı taraftan önce kullandığı anlaşılmaktadır.
Alınan bilirkişi raporunda da taraf şirketlerin ticaret unvanlarının ek unsurlarının “ ...” ve “...” olduğu; çekirdek unsurlarının “...Mamülleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi” ve “.... Mamülleri Anonim Şirketi” olduğu dikkate alındığında, şirket unvanları arasında iltibas olması ve tarafların ana sözleşmesinde yazılı faaliyet alanlarında ortak faaliyet alanlarının bulunması sebebiyle davalı tarafın ticaret unvanının terkini için gerekli şartların oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil numarasında kayıtlı ... Mamulleri A.Ş.'nin ticaret ünvanındaki " ...." ibaresinin iltibas oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin önlenmesine,
2-Davalı şirketin sicildeki ünvanında geçen "..." ibaresinin davalı tarafından kullanımının önlenmesine ve sicildeki bu ünvanın ticaret sicilinden terkinine,
3-Hüküm özetinin tirajı 50.000'in üzerindeki ulusal bir gazetede ilanına,
4-Hüküm özetinin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'na gönderilmesine,
5-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00TL bilirkişi ücreti, 612,75TL posta masrafı, 269,85TL başvuru harcı, 269,85TL peşin harç olmak üzere toplam 5.152,45TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır