T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/112 Esas
KARAR NO : 2024/518
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/02/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;14/09/2021 tarihinde müvekkiline ait .... plakalı araca davalılardan ...'in sevk ve idaresinde olan .... Plakalı araç arkadan çarpmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiği, davalı ... kusurlu olarak kazanın oluşmasına sebebiyet verdiği, kaza tespit tutanağı tutulmasını kabul etmediği, trafik polislerinin çağrılmasına da fırsat vermemek için olay mahallini terk ettiğini, bu sebeple kaza tespit tutanağı düzenlenemediği, müvekkile ait aracı kullanmakta olan .... Büyükçekmece ..... Sulh Hukuk Mahkemesinde ... D.İş numarası ile tespit isteminde bulunduğu, bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere araçta maddi hasar meydana geldiği, dava dışı .... tespit isteminde bulunduğu ve aracın .... adına olduğu düşüncesi ile sehven ... adına davalı ... aleyhine Büyükçekmece .... İcra Dairesinde ... Esası ile icra takibi başlatıldığı, borçlu takibe itiraz ettiği, itiraz sonrası dava hazırlığı aşamasında hatalı başvuru yapıldığı farkına varıldığı ve itirazın kaldırılması davası yoluna gidilmediği, icra dosyasına borçlu ... tarafından yapılan itirazda davalı (itiraz gerekçelerini kabul anlamına gelmemekle beraber) "trafik kanunlarına göre benim zarar verdiğim araç ve kişilerin hasarını sigortam ödemekle mükelleftir." demek suretiyle zararın sebebinin kendisi olduğunu kabul ettiğini, tespit dosyasından alınan bilirkişi raporundan müvekkilinin aracındaki maddi hasarı 14/09/2021 tarihi itibari ile 3.280,77 TL olduğu, davalı şahısın olay mahallini terk etmesi sebebi ile tespit davasına ihtiyaç duyulduğu, dolayısıyla davalı taraf değişik iş dosyasının oluşmasına sebebiyet verdiğinden dosya masrafları, bu dosya sebebi ile oluşan yargılama giderleri, aracın kullanılmadığı süre zarfındaki mahrumiyet bedeli ve araçtaki değer kaybı da müvekkilin zararını oluşturduğu, tüm bu zararların bilirkişi marifeti ile tespiti ve tespit edilen miktar üzerinden müvekkilin zararının karşılanması talepleri olduğu, müvekkilinin maddi olarak zor bir süreçten geçtiğini ve dava masraflarını karşılamakta zorlanacağından uyap portal üzerinden takbis, araç ve SGK kaydı sorgulaması yapılarak adli yardım talebimizin kabulüne karar verilmesini, meydana gelen kazada davalı ... tam kusurlu olduğunu ve icra dosyası itirazında da bunu ikrar ettiğinden fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararın tespiti ile tespit edilen maddi zararın avans faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara tahmiline ve adli yardım talebimizin kabulüne karar verilmesini vekaleten talep etmektedirler.
Davalı .... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle;sigortacıya başvuru yükümlülüğünün usulüne uygun biçimde yerine getirilmemesi sebebiyle davanın reddedilmesi, aksi kanaatte olunması durumunda bu özel dava şartı eksikliğinin giderilmesi gerektiği, davacının talebi haksız fiil sorumluluğuna dayandığı, dava dilekçesinde haksız fiil sorumluluğunun unsurlarından, hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağının varlığı ispat edilemediği, olayda sigortalının kusurunun olmadığı, davacı, zararını ve illiyet bağını ispat edemediği, tespit davası sonucunda alınmış olan bilirkişi raporunda aracın 3.280,77 TL onarım bedeli ile tamir edilebileceği belirtildiği, ancak bilirkişi raporunda hesaplanmış olan onarım bedeli hatalı olduğu, öncelikle, dava konusu araç 2016 yılında tescil edildiği, 139.557 kilometrede, ekonomik bir markanın ekonomik bir modeli olduğu, aracın kaza sonrası halinin fotoğrafları incelendiğinde, neredeyse ortalama bir vatandaşın gözle tespit edemeyeceği kadar ufak, önemsiz ve basit bir hasara uğradığı, 139.557 kilometredeki bir araç için hasarın hesaplanması esnasında aracın parçalarının orijinal olup olmadığı, parçaların daha önceden değişip değişmediği gibi sair hususların incelenmesi de bilirkişi raporunda es geçildiği, somut olayda aracın kaza anında dahi 5 yaşında olduğu, 139.557 kilometrede olduğu, ekonomik bir markanın ekonomik bir modeli olduğu, araçta meydana gelen hasarın ikinci el piyasasında kimse tarafından mesele edilmeyecek kadar ufak ve önemsiz bir hasar olduğu, değişmesi iddia edilen ve fakat basit onarımla düzelecek parçaların plastik parçalardan ibaret olduğu, söze konu aracın 2017 tarihinde çok daha büyük bir tramer kaydına sahip olduğu gibi gerçekler de dikkate alındığında gerçekten de dava konusu olmaya değecek miktarda bir değer kaybı söz konusu olmadığı, davacının, eğer varsa, hak mahrumiyet bedeli talebinin de tamamen reddedilmesi gerektiği, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkilin sorumluluğu poliçedeki teminat limitleri ile sınırlı olduğu, dolayısıyla davacının talepleri sigortacı müvekkil bakımından reddedilmesi gerektiği, zorunlu mali sorumluluk sigortasından kaynaklanan hasar kaybı alacağına temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulandığı, somut olayda temerrüt şartları oluşmadığı davacının dilekçesinde talep sonucu bölümünde yalnızca zarar miktarı yazdığı, bunun içerisinde hangi zarar kalemlerinin yer aldığı açıkça belirtilmediği, dava dilekçesinde hasar bedeli, değer kaybı, hak mahrumiyet kaybı gibi çeşitli zarar kalemleri bulunduğu, herhangi bir hak kaybına yol açılmaması için sayın mahkemeniz tarafından talep sonucunun açıklığa kavuşturulmasını arz ve talep ettiklerini, müvekkilin dava sonucunda sigortacıya rücu hakkı saklı olduğu, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmektedirler.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle;davacının söz konusu hasar ile zarar arasındaki illiyet bağının ispat etmesi gerektiği, kaza tutanağının olmaması hasebiyle olayda kazaya karışan aracın kendisine ait araç olduğunun da ispatlanmadığı, bilirkişi raporunda aracın 3.280,77 TL onarım bedeli ve tamir edileceğini kabul etmediklerini, davacının aracı yaptırmış ise nereye ve ne kadara yapıldığına dair makbuz sunması gerektiği, davanın reddine, yargılama giderleri ve harç ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmektedir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Söz konusu trafik kazasında; davacının .... plakalı aracın maliki, kazaya karışan ve maliki ... olan aracın ... plakalı araç olduğu, bu aracın ZMSS sigortacısının da .... Sigorta AŞ olduğu anlaşılmıştır.
14/09/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin ne kadar olduğu, kusur ve zarar miktarı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda; dava dosyasında tarafları tespit edebilecek kaza tutanağı, kaza yeri fotoğrafında diğer aracın görüntüsü, Mobese kamera görüntüsü, karakol şikayet kaydı, savcılık şikayet kaydı, tanık beyanları gibi belgelerin bulunmadığı, dosyadaki mevcut belgelerden tarafların belirlenemediği, kusur yönünden takdirin mahkemede olduğu; hasar yönünden değerlendirmede; tespit bilirkişi raporunda çekilen fotoğraflar ve hasar listesi mevcut hasar ile uyumlu olduğu ve dava dosyasında hasar onarımına ait fatura sunulmadığı ve KDV ödendiğine dair banka dekontu veya başka bir evrakla tamirhaneye ödendiğine dair belge bulunmaması itibariyle maddi zararın 2.780,32 TL olduğu ve kadri maruf olarak değerlendirilebileceği; kaza tarihi itibariyle 424,20 TL araç mahrumiyet bedeli hesaplandığı; dava konusu araçta oluşan dava konusu hasar bedeli ve arka tamponun plastik parça ve diğer parçaların mini onarımla giderilebilecek parçalar olduğu da göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplanamayacağı tespit edilmiştir.
TBK'nın 49'uncu maddesine göre haksız fiil sorumluluğu için davalının kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması gerekir. Yani motorlu aracı kullanan sürücülerin ölüm, yaralanma ve maddi hasarla sonuçlanan kazalardan dolayı sorumlu tutulabilmeleri için, kazanın meydana gelişinde “kusurlu” olmaları şarttır. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; a-fiil, b-hukuka aykırılık, c-illiyet bağı ve d-zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yani davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, zarar ile zararlı sonucu doğuran olayın gösterdiği özellikler tazminat hukuku kurallarına uygun biçimde değerlendirilmeli, davalının varsa kusuru tazminat hukuku ilkelerine göre zarar belirlenmelidir.
Mahkememizce kusur durumunun tespiti yönünden tanık dinlenmişse de tanık beyanının tek başına kusurun belirlenmesi için yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır. Kaldı ki davalı ... bilirkişi tarafından belirlenen bedelin üzerinde ödeme yapılmış ve dekont sunulmuşur.
Bunun üzerine davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davadan feragat edilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartlarına göre sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır ve bu teminat sigortalısının kusuru oranındadır. Somut olayda davalı sigortalısının kusuru ispatlanamadığından davalının tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Diğer davalı tarafından ödeme yapılması nedeniyle sigorta şirketinden ayrıca tazminat alınması da sebepsiz zenginleşmeye yol açacaktır.
Buna göre, davalı ... aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle, davalı .... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Davalı .... Sigorta A.Ş. Aleyhine açılan davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70TL harcın karar davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ... Sigorta AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.280,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren bu davalıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır