T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1182
KARAR NO : 2025/266
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/05/2023
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :21/03/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ..... VE MEŞRUBAT PAZAR.SAN. TİC. LTD. ŞTİ. Su ve meşrubat sektöründe satış yaptığını, davalı firmanın "......" uygulaması ile su tedarikçilerini ve nihai kullanıcıları bir araya getirdiğini, bu uygulama üzerinden satılan suyun cirosunun %6'sını komisyon olarak tedarikçilerden aldığını, ..... uygulamasından su satan tedarikçilerin, müvekkili şirketin alt bayileri olduğunu, ......’nun alt bayilerle muhatap olmamak için .....'yı bu oluşumun çatısı olarak kabul edip tüm alt bayilerin satışlarının komisyonunu toplu olarak ..... 'ya fatura edip, tahsilatını da .....'dan yaptığını, müvekkilinin de ..... olarak bu komisyonu alt bayilerine yansıtarak tahsilatlarını yaptığını, davalının su sektörünü tecrübe ettikten bir süre sonra kendi depolarını kurup fabrikalardan suyu kendisi alarak kendi uygulamaları üzerinden satmaya başladığını, müvekkili ile de Temmuz 2021 - Nisan 2022 aralığında bu şekilde bir çalışma şekli olduğunu, bu süreçte ......'dan almış olduğu suları kendi uygulaması üzerinden satıp, bu satışların cirosunun %6'sını da uygulama kullanım bedeli olarak tekrar ..... 'ya fatura ettiğini, müvekkilinin bu komisyonları diğer alt bayilerine yaptığı gibi tekrar davalı şirkete yansıttığını, uyuşmazlığını bu sebeple doğduğunu, müvekkilinin kabul etmediği komisyonları taraflarına fatura ettiği halde her defasında geri iade faturası geldiğini, müvekkilinin hizmeti karşılığı düzenlediği 23.02.2023 tarihli komisyon bedellerini içerir 73.936,20 TL'lik faturayı davalıya gönderdiğini, davalının gerekçe göstermeksizin iade faturası düzenlediğini, müvekkilinin İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası kapsamında takip başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek müvekkilinin davalıdan 73.936,20 TL alacaklı olduğunun tespiti ile 73.936,20 TL alacağın davalıdan tahsiline, davalının itirazının iptaline takibin aynen devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket hakkında Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... E. Numaralı dosya ile konkordato başvurusunda bulunulmuş ve 28.04.2023 tarihinden geçerli olmak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet verilmesine karar verilmiş olduğunu, mahkeme tarafından icra takiplerinin de tedbiren durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, verilen bu karar davaya konu icra dosyasına da sunulmuş olduğunu, davacı tarafça sunulan faturalar şirket kayıtları ile örtüşmemekte olduğunu, . Davacı tarafından başlatılan icra takibine sunulan fatura, Müvekkil Şirket kayıtları ile uyuşmamaktadır. Ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde bu husus ortaya çıkacaktır. Bu nedenle de başlatılan icra takibine haklı olarak itiraz edilmiştir. Davacının dilekçesinde belirttiği çalışma şekli ve ticari ilişkiye de itirazlarımızı bildiriyoruz. Mevcut Sözleşme ve çalışma usulü kapsamında Müvekkil Şirket tarafından ticari ilişki devam ettirilmiştir. Ancak Davacı tarafından eski usule göre ve Sözleşmeye aykırı olarak fatura tanzim edilmiştir. Dava dilekçesinde izah edildiği üzere Davacının malı satılmış, komisyon bedeli de sözleşmeye göre tahakkuk etmiştir. Açıklanan nedenlerle Davanın öncelikle usulden, kabul edilmemesi halinde esastan reddini talep müvekkil şirket adresinin zeytinburnu / istanbul olması nedeniyle yetki itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddine, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Anadolu ..... ATM 24/10/2023 tarih, ...... esas ..... karar sayılı ilamı ile mahkemelerinin yetkisizliğine karar verilerek dosya mahkememizin ..... esasına kaydolmuştur.
Mahkememizce İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının .... Su Ve Meşrubat Pazarlama Sanayi Ticaret Anonim Şirketi borçlusunun ..... Sipariş Sistemleri Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, 73.936,20-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi .....'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 18/05/2024 tarihli raporunda özetle; " Davacı tarafın 21.03.2024 tarihli beyan dilekçesinde, ticari defterlerinin "..... MAH. ..... CAD. NO: 28 SAPANCA/SAKARYA" adresinde olduğunun beyan edildiğinden tarafımdan incelenemediği, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde herhangi bir karşılaştırma yapılamadığı, bu husustaki nihai takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 12.200,51 TL borçlu durumda olduğu, 08.03.2023 tarihi itibariyle 61.735,69 TL alacaklı durumda olduğu, bu durumun nedenin taraflar arasında uyuşmazlığa konu olan ilk olarak davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve sonrasında taraflar arasında faturalaşma sürecine dönüşen 73.936,20 TL tutarlı faturadan kaynaklandığını " belirtmiştir.
Mahkememiz dosyasına bilirkişi ......'den rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 04/07/2024 tarihli raporunda özetle; "Raporumun IV Tespit Edilen Hususlar ve Analiz Bölümünde de görüleceği üzere; tarafıma tevdii edilen ..... Esas nolu T.C. Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ara kararı ile istenen hususlar tespit edilmiş olup, davalı şirket yönünden hazırlanan rapor ile karşılaştırma yapılmış, davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, tarafların ticari defter tutma zorunluluğu olduğu, dava konusu faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davalının davacıya 73.935,97 TL borçlu olduğu görüş ve kanaatine varılmış olduğunu. " belirtmiştir.
Mahkememizin 19/09/2024 tarihli celsesinde ek rapor alınmasına karar verilerek dosya bilirkişi .... 'a yeniden tevdi edilmiş, bilirkişi sunmuş olduğu 20/09/2024 tarihli raporda özetle; " Sayın mahkemenin 19.09.2024 tarihli duruşma tutanağındaki talebi ile birlikte değerlendirmelerin ayrı ayrı tekrar yapıldığı, Kök raporda taraflar arasındaki uyuşmazlığın, takibe konu olan 1 adet ve KDV dahil 73.936,20 TL tutarlı fatura olduğunun tespit edildiği, İş bu yapılan tespitlerde uyuşmazlık sürecinin aslında 16.02.2023 tarihli ve ..... numaralı fatura ile başladığı noktasının altının çizildiği ve uyuşmazlığın kökenine inilmeye çalışıldığı, Her ne kadar takibe konu fatura 23.02.2023 tarihli ve ..... numaralı olsa da takibe ve davaya konu uyuşmazlığın 16.02.2023 tarihli ve ..... numaralı fatura ile başladığı, Konu Olan Fatur: nra Yaşanan F: mn: Yevmiye | Yeme | yaya numaranı Hesap açilama DAVALI | DAVACI Numarası | “Tani FATURA-TL | FATURA TL ..... Satınalma Faturası, ve | ..... Satınalma İade Faturası faturanın isdesidir, — | 73.936.206 | — -......) Satınalma Faturası, ve | .......) Satınalma İde Faturası faturanın isderidir. — | 73.936.206 | — -& .....) Satıalma Faturası, ve |..... (06) Satınalma İsde Faturası faturanın isdesidir. — | 73.936.206 | — -& TOPLAM-TL. | 221.808,608 | 221.808,608 Davacı tarafından düzenlenen takibe konu faturanın 23.02.2023 tarihli ve ..... numaralı olduğu, 23.02.2023 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 73.936,20 TL tutarlı faturanın, açıklama kısmına TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL-EKİM-KASIM-ARALIK-OCAK-ŞUBAT-MART-NİSAN AYLARI BELİRTİLEREK “BİSU KOMİSYON YANSITMA GELİRLERİ” diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, İş bu faturanın tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik olarak düzenlenen belgelerin 2021 yılının temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmeyeceğinin ve elektronik belge düzenlemesine ilişkin usul ve esasların temel olarak 509 sıra Nodu VUK Genel Tebliğinde yer aldığının bildirildiği, takibe konu faturanın ve sonrasında tarafların birbirine düzenlediği iade faturalarının 2023 yılı şubat ve mart aylarında elektronik ortamda düzenlediği, dosya muhteviyatına sunulan taraflara ait 2023 yılı BS-BA Formu beyannamelerinde tarafların uyuşmazlığa konu olan faturaları beyan etmediği, etme zorunluluğunun bulunmadığı, Takibe konu faturadan sonra davalı tarafın davacı tarafa 2 adet fatura düzenlediği, davacı tarafın takibe konu faturasının 23.02.2023 tarihli, davalı tarafın düzenlediği iade faturasının 27.02.2023 tarihli olduğu, davacı tarafın daha sonra düzenlediği faturanın 28.02.2023 tarihli, davalı tarafın düzenlediği iade faturasının 08.03.2023 tarihli olduğu, Takibe konu faturadan sonra davalı tarafın düzenlediği//gönderdiği iade faturalarının yasal süresinde olduğu, “Türk Ticaret Kanunu'nun MADDE 21- (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer almaktadır. Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 12.200,51 TL borçlu durumda olduğu, 08.03.2023 tarihi itibariyle 61.735,69 TL alacaklı durumda olduğu, bu durumun nedenin taraflar arasında uyuşmazlığa konu olan ilk olarak davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve sonrasında taraflar arasında faturalaşma sürecine dönüşen 73.936,20 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, Talimat raporuna göre “tarafıma tevdii edilen ..... Esas nolu T.C. Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ara kararı ile istenen hususlar tespit edilmiş olup, davalı şirket yönünden hazırlanan rapor ile karşılaştırma yapılmış, davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, tarafların ticari defter tutma zorunluluğu olduğu, dava konusu faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davalının davacıya 73.935,97 TL borçlu olduğu,” diye beyan edildiği, Netice itibariyle, tarafların ticari defter ve kayıtları karşılaştırıldığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın kök raporda tespit edildiği üzere takibe konu faturadan kaynaklandığı, takibe ve davaya konu fatura konusu hizmetin davacı tarafından davalıya verilip verilmediği hususunun değerlendirilmesinin uzmanlık alanım gereği mümkün olmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği talimat raporuna göre, davalı şirket yönünden hazırlanan rapor ile karşılaştırma yapıldığının, davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, tarafların ticari defter tutma zorunluluğu olduğu, dava konusu faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davalının davacıya 73.935,97 TL borçlu olduğu sonuca varıldığını" belirtmiştir.
Dosya yine ek rapor alınmak üzere bilirkişi ......'e tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu 20/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " Raporumun IV Tespit Edilen Hususlar ve Analiz Bölümünde de görüleceği üzere; tarafıma tevdii edilen .... Esas nolu T.C. Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ara kararı ile istenen ek hususlar tespit edilmiş olup, davalı şirket yönünden hazırlanan ek rapor ile karşılaştırma yapılmış, davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, tarafların ticari defter tutma zorunluluğu olduğu, dava konusu faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davalının davacıya 73.935,97 TL borçlu olarak gözüktüğü görüş ve kanaatine varıldığını" belirtmiştir.
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyasına konu fatura nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa ne kadar olduğu konularında olduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Mevcut olayımızda tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, usulüne uygun olarak tutulduğunun belirtildiği, taraf defterlerine göre davacının davalıdan 73.935,97-TL alacağının olduğunun hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacı ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil kabul edilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 73.935,97-TL üzerinden aynı koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-73.935,97-TL 'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 5.050,56 TL ilam harcından peşin alınan 892,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.157,59 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 179,90-TL Başvuru Harcı, 892,97-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 1.072,87-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3119,99-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 0,001-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.054,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 9.054,00-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 9.053,97-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 0,22-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır