T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1192 Esas
KARAR NO : 2025/279
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/11/2023
KARAR TARİHİ : 10/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacının, Mahkememize Dava Dilekçesinde Özetli; Taraflar arasında malzeme alımına ilişkin sözleşme yapıldığını, işbu sözleşme gereğince 02.11.2022 tarihinde davacı tarafından ... Mobil Bankacılı'tan .... EFT sorgu numaralı “EFT Nevşehir Avanos'taki malzeme bedeli için ... İKN.” Açıklamasıyla 80.000,00-TL ödeme yapıldığını, Davacı tarafından ödeme yapılmasına rağmen davalı tarafın anlaşmaya aykırı davranarak edimini ifa etmediğini, bunun sonucunda davacı tarafından İzmir .... İcra Dairesi .... E. sayılı dosya ile genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, İzmir icra dairelerinin yetkisiz olması sebebiyle dosyanın yetkili icra daireleri olan Küçükçekmece İcra dairelerine gönderildiğini, Küçükçekmece .... İcra Dairesi tarafından 28.02.2023 tarihli ödeme emri düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, Davacı tarafından açılan ilamsız takibe dayanak belge olan 80.061,39-TL'ni davacı tarafından davalıya ödendiğini gösterir makbuzun işbu davaya sunulduğunu, davacının taraflar arasındaki sözleşmeye uygun şekilde edimini ifa ettiğini ancak davalının edimini yerine getirmediğinin ettiğini, Netice ve talep olarak; itirazın iptali ile takibin devamını, davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalının, Mahkememize Sunduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Taraf şirketler tüzel kişi olsa da dava konusu yapılan alacağın sözleşmeden kaynaklandığını, davalı firmanın üretici olup sandalye ve türevlerini ürettiğini, davacı firmanın ise bahsi geçen sandalyeleri satın almak istediğini ve davaya sunulan proforma faturayı/sözleşmeyi imzaladığını, Davacının ticari amaçla değil kullanım amacı ile sipariş verdiğini ve işbu davada tüketici olduğunu, bahse konu alacak iddiasının da Tüketici Mahkemeleri görev alanına girdiğini, Taraflar arasında yapılan sözleşme sonrası teslim alınan ödemenin, sözleşme konusu yapılan ve üretim bandına alınacak, özgülenerek ve kalıplara yerleştirilerek üretilecek ürünlerin ham malzemelerinin ve bunların kesimine kullanılacak masrafın karşılığı olduğunu, Her tarafın bu konuda başta anlaştıklarını, Davalı firmanın bu anlaşmaya güvenerek ham malzeme satın aldığını, ham maddeleri kestirdiğini ve ürünlerin üretimine hazır hale getirdiğini. Hatta davalının aldığı paranın malzemelerin maliyetine dahi yetmediğini, fakat sözleşme dışı ek ücret talep edilmediğini, Ancak bu aşamada davacı tarafın söz konusu ürünleri artık istemediğini ve parasını geri istediğini bildirdiğini, hatta davalının firmasına gelerek davalı firma çalışanlarını darp etmeye kalktığını, Davacı yan alacak iddiasında bulunsa da davalının ürünleri teslim etmek istediğini ve edemediğini, aynı zamanda sözleşmeden doğan alacağın da baki olup ürünlerin üretimi için yapılan masraf sebebi ile de davalının zararda olduğunu, Davalı firma sahibinin şikayeti üzerine davacı firma sahibinin yargılandığı Bakırköy ... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. sayılı dosya ile ceza davasının derdest olduğunu beyan ederek davanın reddini, icra takibinin iptalini, davacının dosya hesabının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilmiştir.
Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 80.532,60-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Davacı .... tarafından, davalı ... aleyhine, İzmir ... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyası ile, 30.11.2022 tarihinde 80.000,00TL asıl alacak, 532,60TL işlemiş Faiz olmak üzere toplam 80.532,60TL tutarında icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, ardından, davacı tarafından bu defa Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile, 28.02.2023 tarihinde takibe geçtiği ve davalının yeniden itirazı sonucu, takibin yeniden durduğu, Usul yönünden incelenen davalıya ait 2022-2023 dönemi defter-i kebir ve yevmiye defterinin, e-defter olarak tutulduğu, beratlarının zamanında ve usulüne uygun oluşturulduğu, fiziki olarak tutulan, envanter defteri açılış noter onayının zamanında ve usulüne uygun yaptırıldığı Davacı .... Restorasyo'nun mahkemenizce belirlenen inceleme tarihinde incelemeye gelmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı ve bu sebeple davalı yönünden inceleme yapılamadığı, öte yandan davacının İstanbul dışında yerleşik olduğunun anlaşıldığı, Davalı yasal defterlerine göre, davacının; icra takip tarihinde (28.02.2023) herhangi bir borç yada alacağının bulunmadığı (0,00) Öte yandan, davalı yasal defterlerindeki davacıya ilişkin hatalı kayıt dışında tutularak bir değerlendirmeye gidildiğinde, davacının aslında 80.000,00TL tutarında alacaklı olması gerektiği. iddiasına göre, davalıya ödeme yapılmasına mukabil, davalı tarafından edimin, ifa edilmediği yönünde olduğu, öte yandan davalı beyanına göre ise, davacının yapmış olduğu ödeme ve verdiği sipariş doğrultusunda, üretim için kullanılacak malzemelerin satın alındığını, üretim safhasında davacının satın almaktan vazgeçmesi sebebiyle zarara uğradığını, malzeme alımı için ödenen 120.000,00TL nin, davacının ödemiş olduğu 80.000,00TL “den mahsup edilmesini talep ettiği, davalının üretime geçip geçmediği, üretim için satın alındığı iddia edilen malzemenin, davacının siparişiyle alakalı olup olmadığı, davalının bahsettiği gibi bir zarar olup olmadığının tespit ve değerlendirmesi hususlarının, uzmanlık alanımın dışındaki konular olması sebebiyle seçenekli bir değerlendirme yapıldığında, Şayet davacının haklı olduğuna karar verilmesi halinde, davacının takip öncesi faiz talebiyle alakalı olarak, 02.11.2022 tarihinde yapılan 80.000,00.TL tutarındaki ödemenin ilk takip tarihine kadarki (30.11.2022) reeskont iskonto faizinin 905,21.TL tutarında olduğu, takip sonrası faiz talebiyle alakalı olarak, ilk takip tarihinden (30.11.2022) dava tarihine (30.11.2023) kadarki reeskont avans faizinin 13.211,52.TL tutarında olduğu, davacının talep ettiği icra inkar tazminatının kabulü halinde Sayılı İcra İflas Kanunu 68.maddesine göre; 16.000,00TL (80.000,00TL X %20) tutarında olduğu, Öte yandan, şayet davalının sunmuş olduğu belgeler ve beyanı doğrultusunda, 120.000,00TL tutarında zarara uğradığının kabulü halinde ise, bu tutardan davacının ödediği 80.000,00TL mahsup edildiğinde, davalının davacıya herhangi bir borcunun kalmadığı şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte sektör bilirkişi, (mobilya ve dekorasyon alanında uzman ), borçlar hukuku bilirkişi, mali müşaviri bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişiler tarafından sunulan 14/01/2025 tarihli raporunda özetle; Dosyada mübrez belge, bilgi takip dosyası, davacı ve davalı beyanları ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Taraflar arasındaki sözleşmeye konu edilen ürünlerin alacaklısı olan davacının, iddia ettiği alacağının ödeme dekontu ile davalının ticari defterlerinden tespit edilebildiği, Davacının haklı sebep bulunmaksızın ifayı reddettiği hususunu ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça, bu hususu ispata elverişli herhangi bir delil sunulmadığı tespit edildiğinden, bu iddiaya ilişkin değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, davalı yanın, davacı tarafça siparişe konu ürünleri teslim almaktan vazgeçildiğine yönelik iddiasına itibar edilmesi halinde; davalının dava dışı Çetin Grup'tan temin ettiği ürünlerden, siparişi hazırlamak için kullanmış olabileceği ürünlerin bedeli KDV dahil 139.427,502-TL olabileceği şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır..Taraflar arasındaki sözleşmeye konu edilen ürünlerin alacaklısı olan davacının, iddia ettiği alacağının ödeme dekontu ile davalının ticari defterlerinden tespit edilebildiği, davacının haklı sebep bulunmaksızın ifayı reddettiği hususunu ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça, bu hususu ispata elverişli herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 80.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Reddedilen bu kısım yönünden davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 80.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2- 80.000,00 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 5.464,80TL ilam harcından peşin alınan 1.375,30TL harcın mahsubu ile bakiye 4.089,50TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 269,85 TL Başvuru Harcı, 1.375,30TL Peşin Harç olmak üzere toplam 1.645,15 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.099,36TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 20,63TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
8-Davacı tarafından sarf edilen 12.000,00TL bilirkişi ücreti, 105,50TL posta masrafı olmak üzere toplam 12.105,50TL den kabul red oranına göre hesaplanan 12.025,44TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 532,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2025
Katip ..
✍e-imzalıdır
Hakim ....
✍e-imzalıdır