T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/133 Esas
KARAR NO : 2024/607
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/02/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin tekstil işi yaptığını, davalı yana kumaş satıldığını ve buna istinaden taraflar arasında ticari ilişki ve cari hesap ilişkisi oluştuğunu, ancak davalıdan cari hesaba dayanan alacağının alınamadığını, bu nedenle iş bu alacağın tahsili için davacı tarafca Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının iş bu takibe borçlu olmadığı gerekçesiyle haksız olarak itirazda bulunduğunu ve takibi durdurduğunu, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından yapılan takibe karşı davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, alacağa ticari faiz işletilmesine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili ile davacı arasında 750 kilogram kumaş alımı konusunda 25.07.2022 tarihinde bir kumaş alım anlaşması sağlandığını, müvekkilinin, davacıdan bahsi geçen anlaşma temelinde temin ettiği kumaşları kullanarak Yunanistan'da yerleşik, .... S.A. ünvanlı müşterisi için giyim ürünleri üretimine başladığını ve ürettiği ürünleri adı geçen müşterisine gönderdiğini, üretilmiş ürünlerin ayıplı olduğunu tespit eden müvekkilinin, 25 Ekim 2022 tarihinde müşterisinden üretim amacı ile almış olduğu bedeli iade etmek zorunda kaldığını, davalı şirket yetkilisi .....’in zaman geçirmeden davacı şirket yetkililerini arayarak temin etmiş oldukları kumaşların aslında verdikleri siparişe uygun olmadığını, müvekkili tarafından 22 Temmuz 2022 tarihinde e-posta yolu ile iletilmiş olan kumaş siparişine tümüyle aykırı olarak farklı ürünlerin gönderildiğini, istedikleri vasıflardan tamamı ile farklı ürünlerin gönderilmesinden kaynaklı olarak ortaya çıkan "ayıbı" ihbar ettiğini, buna karşılık davacının ayıplı olarak müvekkiline gönderilmiş kumaşlardan dolayı müvekkilinin uğradığı zararların giderilmesi/azaltılması yoluna gitmesi gerekirken bu yolu seçmediğini ve müvekkiline karşı tümüyle mesnetsiz olarak Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilin de haklı olarak adı geçen işbu takibe itiraz ettiğini, amir yasal düzenlemeler ile sayın hakimliğiniz tarafından re ‘sen göz önüne alınacak nedenlerle; müvekkil hakkında açılmış bulunan işbu temelsiz itirazın iptali davasının reddine ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı icra takibinin iptaline, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere alacaklının tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Taraflar arasında gerçekleşen kumaş satım sözleşmesi kapsamında ayıp iddiasının yerinde olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı, açık veya gizli ayıbın bulunup bulunmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 8.103,89 Euro alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 277.012,77 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 146.823,27 TL borçlu olduğu, taraflar arasında 130.189,50 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın: davalı tarafın ticari defterlerine yaptığı tek taraflı 130.190,04 TL tutarlı kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, davacı tarafından takip talebinde asıl alacak olarak 8.103,89 Euro talep edildiği, davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğüne/düşürüldüğüne dair dosya muhteviyatında tevsik edici belgeye rastlanılmadığı, nihai takdir sayın mahkemeye bırakılarak, takip talebine konu edilen 07.10.2022 tarihinde TCMB döviz kuruna göre 146.823,27 TL alacağın Euro karşılığının 8.081,96 Euro olarak hesaplandığı, takip tarihinde TCMB döviz kuruna göre 146.823,27 TL alacağın EURO karşılığının 7.648,36 Euro olarak hesaplandığı, davacı tarafın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %5,00 TBB-Mevduat Euro (bankalarca) değişen oranlardaki faiz talebinin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, davacının davalıya satmış olduğu 436 + 260 + 17 = 713 kg pike interlok kumaşın davalı tarafından davacıya iade faturasıyla iade edildiği, davacının da bu kumaşların iadesini kabul ederek iade faturalarını defterlerine işlediği, davalının davaya cevap dilekçesinde davacının kumaşlarının farklı renklere sahip olduğunu, ürünlerin renklerinin ön ve arka kısımlarından bakıldığında farklı renkler verdiğini iddia ettiği, davacının davalıya satmış olduğu kumaşların bilirkişi incelemesine sunulmadığı, sadece 2 adet giysiye bakılarak davacının davalıya satmış olduğu kumaşların ayıplı olduğu sonucuna varılamayacağı, dosyaya sunulan SGS raporuna bakılarak davacının davalıya satmış olduğu kumaşların ayıplı olduğu sonucuna varılamayacağı, kumaşta renk farklılığı ayıbının çıplak gözle incelemeyle anlaşılabilecek açık ayıp olduğu, davalının davacıdan satın aldığı kumaşları, işin olağan akışına göre, kesmeden önce kontrol etmesi ve ayıplıysa kesmemesi gerektiği, davalının davacının sattığı kumaşları kestiği, diktiği ve yurt dışı müşterisine ihraç ettikten sonra ayıbın farkına vardığını beyan ettiği, davalının kumaşları kesip dikerek açık ayıp olan renk farklılığı yönünden kabul ettiği belirtilmiştir.
Rapora ilişkin itirazlar dikkate alınarak ek rapor alınmış olup ek raporda "Ürünlerin tamamında, ürünü oluşturan kumaş parçaları arasında renk tonu farkının bulunduğu, ceket ve pantolonların her birinin kendisini oluşturan kumaş parçaları arasında renk tonu farklılığı bulunduğundan ayıplı olduğu tespit edilmiştir. İncelenen ürünlerin aynı kumaş topundan dikilmiş olması mümkün değildir. Ayıplı her bir ceket ve pantolonun aynı kumaş topundan imal edilmiş olması mümkün değildir. Davacının davalıya satmış olduğu kumaşlar arasında renk farklılığının bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak ceket ve pantolonlar kumaş kesim ve dikim işlemleri esnasında metolamaya dikkat edilmeden kesilip dikildiğinden aynı ürünü oluşturan kumaş parçaları arasında renk farklılığı oluşmuş ve ürün ayıplı hale gelmiştir. Kumaşlar metolamaya dikkat edilerek kesilip dikilmiş olsaydı farklı ürünler arasında renk farklılığı olurdu, ancak bu durum ürünü ayıplı hale getirmeyecekti. Davacı farklı renk tonlarında kumaş sattığından ayıpta %50 kusurludur. Davalı ise metolamaya dikkat etmeden kesim ve dikim yaptığından ayıpta %50 kusurludur." şeklinde tespitin bulunduğu anlaşılmıştır.
Ayıp, aynı cins ve kategoriye giren eşyaya nispetle satılan maldaki değer ve elverişliliği kaldıran veya azaltan noksanlıktır (TBK.m.219). TTK.m.23/c hükmünde ticari satışta maldaki ayıpla ilgili ayıbı ihbar süresi düzenlenmiştir. Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise (aşikar ayıp), alıcı 2 gün içinde ayıbı satıcıya bildirmelidir. Maldaki ayıp açıkça belli değilse (açık ayıp), alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde malı incelemeli veya incelettirmeli ve bu inceleme sonunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, bu sürede satıcıya bildirmelidir. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. TBK m. 223’e göre, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde (gizli ayıp), bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Maddede belirtilen “hemen” ifadesi dürüstlük kuralı ve halin icapları göz önünde bulundurularak yorumlanmalıdır. Herhalde ayıp ortaya çıkınca fazla vakit geçirmeden ihbar yapılmalıdır. Ayıp ihbarının ayıba karşı sorumluluktan doğan dava için öngörülmüş olan zamanaşımı süresi geçmeden önce yapılmış olması gerekir. TBK m. 231’e göre, “Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.”
Somut olayda; davalı taraf ayıp iddiasında bulunmuş ve alınan bilirkişi raporunda açık ayıp tespit edilmişse de ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı bilirkişice tespit edilememiş, E-mail yazışmalarının ayıp ihbarı niteliğinde bir açıklama içermediği, taraf defterleriyle de 7.648,36 Euro açısından birbirini desteklediği, aradaki farkın tek taraflı kayıt işleminden kaynaklandığının belirtildiği, alınan raporun hükme elverişli olduğu, ayıp ihbarının süresinde olmadığı kabul edildiğinden ayıba ilişkin bilirkişi raporu ve ek raporda belirtilen %50 kusur oranı hükme esas alınmamıştır.
HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; ayıp iddiasının davalı tarafça ispatı gerekmekle ayıp ihbarı yönünden bu husus ispatlanamadığından tarafların ticari defter ve belgelerine itibar edilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 7.648,36Euro asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli Euro cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 30.836,04TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 10.532,04TL ilam harcından peşin alınan 1.922,70TL harcının mahsubu ile bakiye 8.609,34TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 179,90TL Başvuru Harcı, 1.922,70TL Peşin Harç olmak üzere toplam 2.102,60TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.040,10TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 79,89TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 5.000,00TL bilirkişi ücreti, 176,00TL posta masrafı, olmak üzere toplam 5.176,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 5.043,44TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 24.668,83TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.052,14TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır