T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/305 Esas
KARAR NO : 2024/733
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/03/2023
KARAR TARİHİ : 08/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Şirket Vekili 30/03/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin yaptığı anlaşma gereği kendisine fatura kesilip 162.000,00 TL cari hesaba mahsuben ödeme gerçekleştirildiği halde anlaşma gereği edimin teslim edilmemesi nedeniyle ödenen meblağın iadesi için icra takibi başlattıklarını, ancak haksız itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, bu nedenle hakları baki kalmak üzere 30.000,00 TL üzerinden itirazın iptali davasını açtıklarını, davalarının kabülünü, karşı yanın 9020'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Firma vekili tarihli cevap dilekçesinde özetle; usulen davanın zaman aşımı yönünden ve ayrıca itirazın iptali davasının kısmi olarak açılamayacağından reddini talep etmiş olup; esas olarak ise, ticari defterlerin incelenmesi neticesinde edimin ifa edilmiş olduğunun görüleceğini, aksi ispat yükünün karşı yanda olduğunu, bütün bu sebeplerden davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karış yana tahmilini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 162.000,00-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için 09/10/2023 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca davacı tarafın 08/11/2023 gün ve saat 10:15 inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Faturaya dayalı mal sevkinin gerçekleşmemesi koşulunda; faturanın düzenlendiği, avans niteliğinde 162.000,00 TL ödemenin davacı tarafından gerçekleştirildiği; asıl alacak yönünden 162.000,00 TL alacağının oluştuğu, temerrüd faizi yönünden ise davalı taraf temerrüde düşürülmediğinden oluşmadığı, bu nedenle itirazın 30.000,00 TL yönünden iptalinin yerinde olduğu, faturaya dayalı mal sevkinin fatura ile birlikte gerçekleştirildiği esnada ödemenin yapıldığı, Davacı ...... Konfeksiyon Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin 162.000,00 TL alacağının bulunmadığı, Davalı ve Davacı şirketler cari hesabı nedeniyle 43.232,40 TL borcunun buunduğu durumunda ise 30.000,00 TL yönünden iptal isteminin yerinde olmadığı şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Dosya kapsamında her iki tarafın BA-BS beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır.
Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda tarafların BA-BS formlarının birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmakla mal tesliminin gerçekleştiği hususu anlaşılmıştır. Davacının malın teslim edilmediği yönündeki iddiası başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın toplamı olan 179,90TL harçtan mahsubu ile bakiye 247,70TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 25.920,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.