T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/32
KARAR NO : 2024/527
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 10/01/2023
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 27/11/2020 tarihinde müvekkilimiz şirkete .... numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olan .... plakalı araç, seyir halindeyken .... plakalı dorse bağlı .... plakalı çekicinin kontrolsüz bir şekilde sol şeride geçmesiyle sigortalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, çekici kasko sigortalısı araca çarptıktan sonra durmamış, yoluna devam ettiğini, Olayların ardından Jandarma tarafından düzenlenen tespit tutanağına göre ; Sigortalı araç sürücüsü, ..... plakalı çekiciyi takip etmiş olduğunu ve ... ışıklarında yakaladığını ancak sürücünün yine kaçtığını beyan ettiğini, Jandarma tarafından yapılan araştırmalar neticesinde sürücü ....'a ulaşıldığını, komutanlığa gelmesi sağlanmış ve dorse üzerinde yapılan inceleme sonucu çiziklerin kaza ile uyumlu olduğu tespit edildiğini, konu kazanın meydan gelmesinde .... plakalı dorse bağlı çekicinin asli ve tam kusurlu olduğu açıkça ortada olduğunu, kaza neticesinde .... plakalı araç hasara uğramış ve hasar zararı kasko poliçesi kapsamında müvekkili tarafından tazmin edildiğini, Sigortalıya ödenen zararın halefiyet ilkesi kapsamında araç malikinden rucen tahsili amacıyla işbu davanın açılması hasıl olduğunu, Kaza sonrası düzenlenen tespit Tutanağı ve eksper raporunda yer alan tespit ve açıklamalara göre, .... plakalı araç sürücüsü kontrolsüz bir şekilde işaret vermeden aniden sol şeride geçmek istediği esnada müvekkili kasko sigortalısı araç ile çarpışarak kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini, Hasarın ardından müvekkili tarafından tayin olunan bağımsız sigorta eksperi vuku bulan olayın sonucunda müvekkili kasko sigortalı .... plakalı araç üzerinde oluşan hasarları değerlendirdiğini, sigorta muafiyet ve tenzil bedelleri düşüldükten sonra 11.575,00TL hasar bedelinin tazmin edilmesi gerektiği bildirildiğini, Bu bedelin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, Ödeme yapıldıktan sonra kusurlu olan araç malikinden halefiyet ilkesi kapsamında rücuen tahsili gerektiğini, Müvekkili, sigortalısına yaptığı ödeme sonucunda sigortalısının hak ve alacaklarını temlik almış ve TTK. 1472 vd. maddelerinde düzenlenen halefiyet hükümleri gereğince haklarına halef olduğunu, öncelikle huzurdaki davanın kabulü ile 11.575,00TL (H.M.K. Madde 107 kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) tazminat alacağının, ödeme yapılan 20/01/2021'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....San. A.ş. Vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, müvekkil firmaya ait aracın sigortacısını davalı olarak göstermesi gerekirken göstermediğini, davaya konu kazaya karıştığı iddia edilen, müvekkil firma adına kayıtlı... plaka sayılı aracın, bahsi geçen tarihlerde sigortacısı olan .... Sigorta A.Ş. 'nin davaya dahil edilmesini talep ettikleri, .... Sigorta A.Ş. Arabuluculuk sürecine dahil olmuş ve son tutanakta yer aldığını, öncelikle .... Sigorta A.Ş.'ne davanın ihbar edilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan .... Sigorta A.Ş. Vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dosya bakımından görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. Maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." denmek suretiyle göreve ilişkin kuralların, kamu düzeninden olduğu belirtildiğini, bu kapsamda göreve ilişkin inceleme mahkemece re'sen yapılabileceği gibi, taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabileceğini, Mahkememiz nezdinde açılmış olan işbu dava .... Anonim Şirketi tarafından açılmış bir rücu davası olduğunu, bu bakımdan, davalı sigorta şirketine açılacak rücu davası halefi olunan müvekkili nezdinde sigortalı kişi adına açılacağından işbu dava ticari nitelik taşımadığını, KTK 97. Ve TTK M.1427 maddeleri uyarınca sigorta şirketlerine başvuruda bulunmaknın kanuni bir zorunluluk olduğunu, başvuru ile birlikte verilmesi gereken belgelerin mevcut olduğunu, Bu belgelerden birinin eksik olması halinde başvuru yapılmış olsa dahi geçersiz bir başvuru sayılacağını, Somut olayda davacı müvekkiline başvuruda dahi bulunmadığını, ancak sigorta şirketine başvuru bilindiği üzere seçimlik bir hak değil kanuni bir zorunluluk olduğunu, davacı tarafından kanuni bir zorunluluk olan sigorta şirketine başvuru zorunluluğu yerine getirilmediğini, Henüz muaccel olmayan bir borç için işbu davanın ikame edilmesi hukuka aykırı olup davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, zira sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun yerine getirilmemesinin hukuki sonucu müvekkili açısından muacceliyet süresinin başlamaması olduğunu, somut olayda davacının müvekkil şirkete başvurusu bulunmaması sebebiyle işbu davanın usulden reddi gerektiğini, Müvekkilinin işbu davada davalı sıfatına haiz değildir. Dava dilekçesinde taraf olarak müvekkil şirket yer almadığını, bu kapsamda taraf sıfatına haiz olmayan müvekkili aleyhine hüküm kurulması mümkün olmadığını, Müvekkilinin, Karayolları Trafik Kanunu Madde 91 ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası uyarınca, sigortalının kusuru ile meydana gelen zararlarda zararı gidermekte sigortalısının kusuru oranında sorumluluğu mevcut olduğunu, dosyada mevcut Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağı incelendiğinde uyuşmazlık konusu kazaya sebebiyet veren aracın .... plakalı çekici araç olduğu her türlü izahtan vareste olduğunu, bahsi geçen tutanak ile kayıt altına alınan işbu durum karşısında davacının müvekkili sigortalısının kusurlu olduğu iddiası gerçeği yansıtmamakla birlikte hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira kaza sırasında müvekkili sigortalı aracın sürücüsü bulunmamakta olduğunu, araç .... plakalı çekiciye bağlı olduğunu, müvekkili sigortalısının kaza kapsamında hiçbir kusuru bulunmadığını, bu sebeple taraflarına ihbar edilmiş işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkilinin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Müvekkili, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının ödeme tarihinden itibaren faiz işletme talebi hukuka aykırı olduğunu, taraflarına ikame edilen haksız ve mesnetsiz davayı kabul etmemek kaydıyla müvekkilinin faiz sorumluluğu sınırlı olduğunu, açılmış olan davanın öncelikle görevsizlik itirazımızın kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesini, aksi kanaatte ise usule yönelik cevaplarımız dikkate alınarak usulden reddini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevaplarımız dikkate alınarak esastan reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına Adli Trafik Bilirkişisi ....'ın ve Sigorta Eksperi bilirkişi ...'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 09/02/2024 tarihli raporunda özetle; "Hasar tespiti yönünden; Davaya konu olan .... plakalı söz konusu araç için yapılan hasar tespitinin KDV hariç 9.808,94TL ve KDV dahil 11.574,55TL olduğunu, Kusur Yönünden; Bu kazanın oluşumunda; .... plakalı araç sürücüsü ....”ın seyir halinde iken gireceği şeritteki aracın geçişini beklemeyerek aniden şerit değiştirip kazaya sebebiyet verdiğinden; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen Sürücülere ait diğer kusurlardan ( 46/2-b Aksine bir işaret bulunmadıkça, şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte, sürülen araçların emniyetle geçişini beklememek,) maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda % 100 kusurlu olduğunu, bu kazanın oluşumunda; .... plakalı araç sürücüsü ....”ın kusurunun olmadığını" belirtmişlerdir.
Dava; haksız fiil sebebiyle açılan tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 27/11/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının sigortalısına ödediği hasar bedelini TTK 1472 maddesi uyarınca davalıdan talep edip edemeyeceği, davalının sorumluluğunun ve kusurunun olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.
TTK 1472. Maddesinde; sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçtiği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava açma hakkının olması durumunda bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sigortacının sigortalısına karşı yaptığı ödemeyi ispat ederek halefiyet kuralı gereği dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebileceği belirtilmiştir. Dosyada bulunan dekont örneği incelendiğinde; davacının 20.01/2021 tarihinde 193.078,58 TL ödediği anlaşılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu incelendiğinde; kazanın oluşumunda; .... plakalı araç sürücüsü ...”ın %100 kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ....”ın kusurunun olmadığı belirtilmiş, davaya konu olan ... plakalı araç için yapılan hasar tespitinin KDV hariç 9.808,94TL ve KDV dahil 11.574,55TL olduğu, davacı sigorta şirketinin davalıya rücu edebileceği belirtilmesi karşısında; davacı sigorta şirketinin TTK 1472 maddesine göre sigortalısının yerine geçerek sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ettiği ve halefiyet kuralları çerçevesinde karşı taraftan isteyebileceği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile, 11.574,55TL'nin 20/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 790,65TL ilam harcından peşin alınan 197,68TL harcın mahsubu ile bakiye 592,97TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen 179,90TL Başvuru Harcı, 197,68TL Peşin Harç olmak üzere toplam 377,58TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.559,93TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 0,06TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00TL bilirkişi ücreti, 278,00TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.278,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 4.277,83TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 11.574,55TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 0,45TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
9-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; alacak miktarı Kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.