T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/325 Esas
KARAR NO : 2024/762
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/04/2023
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ :11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, bu nedenle davacı şirketin davalı şirketten 170.056,59-TL alacağı bulunduğunu, davacının söz konusu alacağa ilişkin olarak 16.01.2023 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosya üzerinden icra takibi başlattığını ancak davalının 30.01.2023 tarihinde asıl alacağa, faiz oranına ve ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, taraflar arasında ticari mal alım satımı gerçekleştirildiğini, işbu mal alım satımına istinaden cari hesap ekstresi tutulduğunu ve davalıya teslim edilen ürünler için irsaliye fatura düzenlendiğini, takibe konu cari ekstre incelendiğinde davalıya fatura teslim edildiğinin görüleceğini ancak davalı ile defalarca görüşülmesine rağmen ödeme yapmadığını beyan ederek netice ve talep olarak; itirazın iptaliyle takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve dava masraflarının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının, işbu davaya ek olarak 21.09.2022 tarih ve .... numaralı 376.298,63-TL tutarlı “Kur Farkı” açıklamalı fatura sunduğunu, taraflar arasında kur farkı anlaşması bulunmadığı gibi kur farkı ödemesi yönünde ticari teamül de bulunmadığını, davalı ile dava dışı ..... firması arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki uyarınca dava dışı .... firmasının davalı şirkete mamul hale gelmiş tekstil ürünü sipariş ettiğini ve bu siparişlerinin yapımı için kullanılacak kumaşların davacı firmadan alınmasını şart koştuğunu, davacı şirketin de bilgisi dahilinde dava dışı .... firmasının davalı tarafa konfeksiyon ürünü sipariş ettiğini ve siparişinde kullanılacak kumaşlar talebi doğrultusunda davacı taraftan satın alındığını, davacıdan satın alınan kumaşların davalı tarafa ayıplı olarak teslim edildiğini, kumaşlardaki ayıbın kumaşın işlem görmesi ile ortaya çıktığını, teslim alınan ürünlerde ayıp olduğunun e-posta yolu ile hem .... firmasına hem de davacıya bildirildiğini, davalı şirket çalışanı .... tarafından davacı şirket yetkilisi ... Bey'e gönderilen 18.03.2022 tarihli e-postada satın aldıkları kumaşlarda ayıp olduğunun, bu durumu kendilerine daha önce de bildirdiklerini ancak davacı şirketten dönüş alamadıklarını açık şekilde bildirdiğini, hem davacıyı hem davalıyı hem de dava dışı .... firmasını tanıyan, tarafların uyuşmazlığını çözüme kavuşturmak için orta yol bulmaya çalışan ... isimli kişinin, davacı, davalı ve dava dışı firmanın yetkililerine gönderdiği 18.03.2022 tarihli e-postanın dava dilekçesine sunulduğunu, sonuç olarak, davanın reddini, davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında davacının faturadan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, kur farkı açıklamalı fatura nedeniyle davalının sorumlu olup olmadığı, kumaşlarda ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı, ayıp bulunması halinde davacının alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, Davacı tarafından davalı aleyhine 170.056,59 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce satıma ilişkin fatura, cari hesap ekstresi, arabuluculuk tutanağı dosyaya konulmuş taraf defterleri ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, ayıp iddiası da bulunmakla heyete tekstil mühendisi bilirkişi eklenerek rapor alınmıştır.
Alınan raporda, tekstil yönünden, bitmiş hazır ürünler üzerine inceleme yapılamadığı, mevcut incelenen kumaşlarda, boya ve yağ lekeleri nedeniyle açık ayıp bulunduğu, taraf ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu davacı defterlerine göre davacının 170.056,59 TL alacaklı, davalı defterlerine göre davalının 170.043,07 TL borçlu olduğu, aradaki 13,52 TL'lik farkın küsuratlardan kaynaklandığı, ayıp ihbarının süresinde olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir.
Ayıp, aynı cins ve kategoriye giren eşyaya nispetle satılan maldaki değer ve elverişliliği kaldıran veya azaltan noksanlıktır (TBK.m.219). TTK.m.23/c hükmünde ticari satışta maldaki ayıpla ilgili ayıbı ihbar süresi düzenlenmiştir. Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise (aşikar ayıp), alıcı 2 gün içinde ayıbı satıcıya bildirmelidir. Maldaki ayıp açıkça belli değilse (açık ayıp), alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde malı incelemeli veya incelettirmeli ve bu inceleme sonunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, bu sürede satıcıya bildirmelidir. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. TBK m. 223’e göre, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde (gizli ayıp), bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Maddede belirtilen “hemen” ifadesi dürüstlük kuralı ve halin icapları göz önünde bulundurularak yorumlanmalıdır. Herhalde ayıp ortaya çıkınca fazla vakit geçirmeden ihbar yapılmalıdır. Ayıp ihbarının ayıba karşı sorumluluktan doğan dava için öngörülmüş olan zamanaşımı süresi geçmeden önce yapılmış olması gerekir. TBK m. 231’e göre, “Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.”
Somut olayda; taraflar arasında satım sözleşmesi olup davalı taraf ayıp iddiasında bulunmuştur. Ayıp ihbarının süresinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayıba ilişkin e-posta tarihleri Şubat-Mart 2022 olduğu halde ürünlerin teslim tarihleri Ekim-Kasım 2021'dir. Bu durumda tekstil mühendisi tarafından açık ayıp olduğu tespit edildiğinden 2 günlük ihbar süresi geçmiştir. Mahkememizce tanık dinlenmesine karar verilmişse de satım sözleşmesinde ayıp ihbarı tanıkla ispat edilemeyeceğinden bu ara karardan dönülmüştür. Tarafların ticari defter ve belgelerinin de birbirini doğruladığı ve USD üzerinden düzenlenen faturalara davalı tarafın itiraz etmediği görülmüştür.
HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; ayıp ihbarının süresinde olduğunun davalı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından tarafların ticari defter ve belgelerine itibar edilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy .. İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 170.043,07TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 34.008,61TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 11.615,64TL ilam harcından peşin alınan 2.904,15TL harcın mahsubu ile bakiye 8.711,49TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 179,90TL Başvuru Harcı, 2.904,15TL Peşin Harç olmak üzere toplam 3.084,05TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.119,75TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 0,24TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 5.000,00TL bilirkişi ücreti, 430,00TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.430,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 5.429,56TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 27.206,89TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 13,51TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2024
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır