T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/442 Esas
KARAR NO : 2024/566
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 05/05/2023
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ...... numaralı Trafik Sigortası Poliçesi ile sigorta edildiğini, davalının maliki olduğu ........ plakalı aracın sürücüsünün, 28.07.2021 tarihinde 8/8 kusurlu olarak ve olay yerini terk ederek ....... plakalı araca çarptığını kaza sebebiyle ....... plakalı araçta meydana gelen hasar için aracın sigorta şirketi olan ..... Sigorta A. Ş. ne 30.12.2021 tarihinde 27.188,44 TL hasar tazminatıyla, ....... plakalı aracın malikinin müvekkili şirkete Sigorta Tahkim Komisyonu ..... E. Sayılı dosyası ile açılan değer kaybı tazminatı davası nedeniyle de verilen kararın İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğünün ...... E. Sayılı dosyasına 19.12.2022 tarihinde 19.398,85 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 46.587,29 TL tazminat ödemesi yaptığını müvekkiline sigortalı olan ve davalının maliki olduğu ........ plakalı aracın sürücüsünün davaya konu kazada olay yerini terk ettiği için, müvekkili şirketin rücu hakkı bulunduğunu, Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalının yapmış olduğu itiraz nedeniyle takibin durdurulduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Büyükçekmce ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 49.362,55-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya makine mühendisi ile sigorta bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; ''bu kazanın oluşumunda davalı maliki olduğu ........ plakalı aracın tespit edilemeyen sürücüsünün, Karayolları Trafik Kanununun 47.maddesinin d) fıkrası, 52.maddesinin b) fıkrasını, 56.maddesinin c) fıkrası ve 84.maddesinin d) fıkrasını ihlal ederek; meydana gelen trafik kazasında, asli ve tam kusurlu olduğu, bu kazanın oluşumunda ....... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ....., kendi şeridinde ve istikametinde Kırmızı ışıkta bekler durumda olduğu sırada, arkasında kontrolü dışında gelişen, beklenmedik bu durum karşısında alabileceği tedbir bulunmadığı gibi, kazanın meydana gelişinde etkili olacak nitelikte, hatalı herhangi bir davranışının veya kural ihlalinin de mevcut olmadığı, Bu kazanın sonucunda ....... plakalı araçta oluşan hasar bedelinin 25.440,25 TL + KDV olarak toplam 30.019,50 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle ....... Plakalı araçta bu trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybının yaklaşık 8.750,00 TL ( Sekiz Bin Yedi Yüz Elli TL) seviyelerinde olduğu, ..... numaralı Trafik Sigortası Poliçesi limitinin maddi hasar araç başına 43.000 TL olduğu, Taraflar arasında akdi ilişkiyi düzenleyen sigorta poliçesinin sigortacının işletene rücu hakkını düzenleyen B.4/a maddesi; sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortacının zarar görene ödeme yaptıktan sonra kendi sigortalısına rücu edebileceği, Madde 81 – Trafik kazalarına karışanlar: Kazayı; yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak zorundadırlar. Maddesi gereği davacı sigorta şirketinin davalı sigortalıya rücu hakkı bulunduğu...''şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Dava, trafik kazası kaynaklı rücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı KTK.nun 95/2 maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin haller sigortacı tarafından 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılması ya da indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir.
Davacı taraf davalının olay yerini terk etmesi sebebiyle maddi tazminat olarak 3. Kişiye ödediği bedeli davalıdan talep etmektedir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.a maddesinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır. ZMMS Genel Şartarı B. 4.f maddesinde düzenlenen, olay yerinin sebepsiz bir şekilde terk edilmesi sebebine dayanmakta olup, sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına rücu nedeni değildir. Sigorta şirketinin somut delillerle ZMMS Genel Şartlar B.4 maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir.Başka bir deyişle;, sürücünün alkol ve uyuşturucu maddesinin etkisi altında kaza yaptığını, sürücünün sırf olay yerini terk etmesi nedeniyle yaralıların sağlık durumlarının ağırlaştığını veya maddi hasarın arttığını ortaya koyması ve ispatlaması gerekir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş uygulamalarına göre; Genel Şartların bu maddesinde “tam kusur” dan değil, “kasıt” veya “ağır kusur” dan söz edilmekte olup, ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir. Sırf olay yerini terk etmenin rücu hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir.
Yine Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin ..... esas, ..... karar sayılı ilamında da "Salt olay yerinde bulunmamak ve %100 kusurlu bulunmak (kasıt ve ağır kusur dışında) hasarın teminat dışında kalmasını ve sigortalıya rücu hakkını vermediğinden davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denmektedir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sigortacının sigortalısına rücu koşulunun, tazminata konu olayın kasti bir hareket veya ağır kusur sonucunda meydana gelmesi halinde gerçekleşeceği, anılan maddede tam kusurdan değil, kasıt veya ağır kusurdan bahsedildiği, ağır kusurdan maksadın kasıt olmamakla birlikte kasda yakın bir kusuru ifade ettiği, somut olayda davalıya ait olan aracın sürücüsü kusurlu olmakla birlikte, ağır kusur veya kastından söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Yürürlükte bulunan ZMMS genel şartlarına göre; sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallini rücu sebeplerini gizlemek için olay yerini terkettiğini ispat yükü davacı sigorta şirketine düştüğü halde davacı somut delillerle ZMSS Genel Şartlarının B.4 maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat edemediği, bu durumda üçüncü kişiye ödediği tazminat bakımından rücu hakkının bulunmadığı anlaşılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 596,18-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.68,58-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine
Dair, tarafların Yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 27/05/2024
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.