T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/477 Esas
KARAR NO : 2024/567
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/05/2023
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında hazır beton alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, 06.04.2022 tarihli ...... nolu 37.760,00 TL' lik faturanın 24.821,40 TL'lik kısmının ödenmediğini, Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyasından takibe geçildiğini davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, hukuki ilişkinin varlığı davalı tarafından itiraz dilekçesinde ikrar edildiğini, davalının e- faturaya yasal süresinde itiraz etmediğini, her iki tarafın tacir olduğunu, faizin hukuka uygun olduğunu, dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşma sağlanmadığını, tüm bu sebeplerle; itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 27.017,07-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için 18/05/2023 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca davalı şirketin inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Davalı tarafın 2022 yılı defterlerinin birbirini doğruladığı, kanunlara uygun şekilde tutulduğu dikkate alındığında, takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere davalı tarafın defterlerinin (HMK md.222) sahibi lehine delil niteliği bulunduğu, davalının davacı tarafın iddialarına cevap vermediği ve bunun ön inceleme tutanağında kayda da geçirildiği, Davalı taraf dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiğini iddia ederek 08.02.2024 tarihinde cevap dilekçesi sunduğu ancak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 3 Haziran 2022 tarih ve 2021/1 E., 2022/3 K. sayılı Kararı (“İçtihadı Birleştirme Kararı“), 26 Kasım 2022’de Resmi Gazete’de yayımlanmış olmakla birlikte, İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, aleyhine icra takibi başlatılan borçlu, takibe vekili aracılığıyla itiraz etse dahi, alacaklının açacağı itirazın iptali davasında dava dilekçesi vekile değil asıla (borçlunun kendisine) tebliğ edilmelidir şeklinde kararın mevcut olduğu dikkate alındığında davalı tarafın cevap dilekçesinin kabul edilip edilmeyeceği sayın mahkemenin takdirlerinde olduğu, Davalının inceleme günü vekili ile temsil edildiği ancak yasal defterlerini sunmadığı gibi yerinde incelemede talep etmediği bu nedenle inceleme yapılamadığı, davacının e-defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 24.821,40 TL alacağının bulunduğu, davacının %15,75 oranında işlemiş faiz talep edebileceği, ancak hukuki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirlerinde olduğu, Sayın mahkemenin cevap dilekçesi süresinden sonra dosyaya 08.02.2024 tarihinde sunduğu dilekçe ekinde taraflar arasında ..... yazışmalarının mevcut olduğu bu yazışmada özetle davalı şirketin betonları aldığını ancak zamlı fiyata ve pompa hizmet bedeline itiraz ettiğinin anlaşıldığı, sözleşmeden bahsedilmekle birlikte dosyada taraflar arasında düzenlenen yazılı bir sözleşmenin mevcut olmadığı, dosyada sözleşme olmasa da telefon yazışmalarından taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı içeriği bilinmemekle birlikte sözlü bir anlaşmanın mevcut olduğu değerlendirilmekte olup bu hukuki durumun takdiri sayın mahkemeye ait olduğu, Dosyada işbu yazışmanın dışında, davacının takibe konu fatura içeriğinde bulunan HAZIR BETON malzemeleri davalıya teslim ettiğine dair bir belge ya da bir teslim evrakı tespit edilemediği, ancak dava sürecinde davacının bu hususta başkaca sunabileceği evrak ya da teslime ilişkin belge olduğu takdirde hukuki durumun değerlendirilmesi sayın mahkemenin takdirlerinde olduğu, Rapor içinde açıkladığımız üzere davacıya ait BA ve BS formlarının bulunduğu, tarafların birbirine düzenlediği faturaların formlarla uyumlu olduğu, davalının talep ettiği %10 Kötü Niyet Tazminatının takdiri sayın mahkemeye ait olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.
Tarafların BA/BS formlarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı tarafın inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmadığı, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 24.821,40 TL tutarındaki faturanın davalı tarafından ticari defterlere işlendiği ve kanuni süresinde itiraz edilmediği, BA FORMU ile de beyan edildiği, davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği anlaşılmakla davacı tarafın talep edebileceği asıl alacağın 24.821,40 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü’nün ...... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 24.821,40 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-24.821,40 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.695,55-TL ilam harcından peşin alınan 326,30-TL harcının mahsubu ile bakiye 1.369,25-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 179,90-TL Başvuru Harcı, 326,30-TL Peşin Harç, olmak üzere toplam 506,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 2.866,44-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 253,56-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 171,25-TL posta masrafı, olmak üzere toplam 3.171,25-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 2.913,52-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.195,67-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 27/05/2024
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.