T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/493
KARAR NO : 2024/529
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/05/2023
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan ekmek satışı neticesinde düzenlenen ve davalı tarafça yasal süresi içinde herhangi bir itirazda da bulunulmayan 08/12/2022 tarihli faturaya istinaden, davalı tarafça yapılan kısmi ödeme mahsup edildikten sonra taraflar arasındaki cari hesaba göre davalı şirketin müvekkiline 45.804,50TL borçlu olduğunu, davalının işbu cari hesaba konu borcu ödememesi üzerine aleyhine Gaziosmanpaşa İcra Dairesi'nde ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, müvekkilinin cari hesap içeriğindeki faturaları teslim aldığını ve ticari defterlere kaydedildiğini, BA/BS beyanlarında yer aldığını, davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, faturalara konu malların tamamı davalıya teslim edildiğini, Gaziosmanpaşa İcra Dairesi .... esas sayılı dosyasında borçlu tarafından yapılan haksız itirazın iptalini, ihtiyati haciz talebinin kabulünü davalının dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine mahkum edilmesini, yargılama gider, masraf ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ...'nin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; icra dosyaşlna verdigi dilekçeyi tekrarladığını, ...'i hic tanımadığını ve ticarette yapmadığını, ... onlara kardesi oldugunu söyleyerek ekmek verdiğini, Faturalardaki sol üst kösedede kendisi ve eşi .... beyin isminin mail adresi olarak yazdığını, Faturaları ... adına kestiğini, tüm ödemelerde ... adına olan batıka hesabına ekmek ücreti açıklaması ile yatırıldığını, Son zamanlarda yaptıkları hesaplardaki oynamalar yüzünden aralarında sorun olduğunu, ... hakkında açılan ... sayılı davada kanıt olarak bizi tehdit ettiği ve faturaların farklı kesildiğine dair kanıtlar mevcut olduğunu, mahkemenin Gazlosmanpasa .... Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dava sonuclanıa kadar ertelenmesini talep ettiği görüldü.
Mahkememizce Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... borçlusunun ... olduğu, 45.804,50TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ...'tan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 05/03/2024 tarihli raporunda özetle;"dava dosyası ve tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucunda; Davacı taraf 2022 ve 2023 yıllarında defter beyan sistemine göre kayıtlarını tutmuş olup bağlı bulunduğu vergi dairesinden gelen bilgi yazısına göre 2. Sınıf tüccar sınıfına dahil olduğunu, Davalı taraf ticari defterlerinin raporumun C bölümünde açıklanan sebeplerden dolayı incelenemediğini, Davacı taraf dava konusu faturayı kayıt altına almış olup beyanına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 45.804,50 TL alacaklı olduğunu, davalı taraf 2022 Yılı’nda davacı tarafından düzenlenen toplam KDV’siz tutarı 305.467,89TL olan 50 adet fatura ve/veya belgeyi beyan ettiğini, İcra inkar tazminatı konusunun Mahkeme’nin takdirinde olduğunu" belirtmiştir.
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu fatura nedeniyle davacının davalıdan alacağı olup olmadığı varsa ne kadar olduğu, fatura bedelinin davalı tarafından ödenip ödenmediği konularında olduğu anlaşılmıştır.
Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi'nin cevabi yazısına göre; davacı ...'in işletme hesabına göre defter tuttuğu, bahsedilen hadlerin altında olduğundan V.U.K. 178. Madde kapsamında 2. sınıf tüccar sınıfı
nda olduğu belirtilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamında; "Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.
TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.
19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.
Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir. Somut olayda, her ne kadar davacı tarafça cari hesap ve fatura alacağına dayalı olarak ilamsız takip başlatılmış olup, Başkent Vergi Dairesi Müdürlüğünün 27/11/2020 tarihli cevabi yazısından, davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiş olup, mahkemelerce usulüne uygun şekilde oda ve sicil kaydı ilişkin yeterli araştırmanının yapılmadığı, vergi müdürlüğünce müzekkere ekinde gönderilen vergi beyannamelerine göre davalıların birinci sınıf tüccar olmasını gerektirecek tutarda alım ve satımının bulunmadığı tespit edilmiş olup, bu haliyle davalıların tacir olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve esnaf olarak kabulü gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, takibinin cari hesap ekstresine dayalı ilamsız takip olmasına göre uyuşmazlığın, asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." denmektedir.
Mevcut olayımızda; Vergi Dairesi yanıtına göre davacının işletme hesabına göre defter tuttuğunun belirtildiği, davacının vergi beyannamelerine göre tacir vasfında olmadığı, davacının davasına konu alacağının tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmadığı ve uyuşmazlığın da TTK'nın 4/2. maddesinin “a-f” bentlerindeki hususlara ilişkin olmadığı anlaşılmış olup, 6102 sayılı TTK’nın 6335 sayılı Kanunla değişik 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlemesine istinaden görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2- Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.