T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/5 Esas
KARAR NO : 2024/767
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2023
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Tic. Ltd. Şti. .... plakalı ... marka aracı 213.000 km'de iken, davalı ...'den 18.11.2022 tarihinde satın aldığını, müvekkilinin satın alma karşılığında 2.000,00TL, 44.000,00TL, ve 201.000,00 TL parça parça olacak şekilde toplam 247.000,00 TL bedelle satın aldığını, davalı ... aracı sattığında herhangi bir sorunun olmadığını söylemiş ve davalı ...'in tacir olmasından dolayı güvenilir olacağını düşünen müvekkilinin aracı satın almış ve satın aldığı gün dönüş sırasında ... Tünelinin çıkışına yaklaştığında aracının arıza işareti verdiğini görmüş ve akabinde aracı stop ettiğini, müvekkilinin davalı ...'i aramış ve konu hakkında bilgi verdiğini, davalının bu kadar kısa sürede sıkıntı olmuş ise, araç iade alabileceğini belirttiğini, gün içerisinde geri dönerek aldığı para ile yeni araç satın aldığını ve aracın masraflarını karşılayacağını söylediğini, müvekkili daha sonra çekici ile aracı Sanayiye götürmüş gerekli kontrolleri yaptırdığını, daha sonra davalı tüm masrafları karşılamayacağını sadece 10.000 TL'lik kısmını karşılayabileceğini, TBK 219 maddesi “Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niceliği etkileyen niceliğinde aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerli ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından sorumlu olduğu, kanunda sadece açık ayıplar açısından gözden geçirme hususunu düzenlendiğini, gizli ayıplar genelde ekspertiz incelemesi ile ortaya çıktığını, böylesi bir inceleme için anlaşılabilen ayıplar gizli ayıp olduğunu, ve gözden geçirmeye muhtaç olmadığı, davanın kabulü ile davaya konu alacağın hesaplanması, bilirkişi raporundan sonra arttırmak üzere, her türlü dava ve fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, ayıplı olarak satılan araç için yapılan masraf oranında bedel indirimi, araç tamir ücreti oranında itibaren işleyecek ticari faizle birlikte ödenmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ..., ikinci el araç alım satım işi ile uğraştığını, 11.11.2022 tarihinde .... isimli şahıs davaya konu ... plakalı .... aracı eniştesi ....'e satın almak için müvekkilini aradığını, aracın gerekli muayene ve ekspertiz incelemesi yapıldıktan sonra 18.11.2022 tarihinde .... isimli şahıs aracı .... Otomasyon İth.İhr.Tic.Ltd.Şti. adına pazarlıkla 247.000,00TL'ye satın aldığını, satın aldıktan sonra plakasını ... olarak değiştirdiğini, aracın satın alınmasından bir süre sonra .... isimli şahıs tarafından aranarak araçta bazı hasarların mevcut olduğu söylenmiş, bu masrafların karşılanmasını istediğini, müvekkili söz konusu hasarların ekspertiz raporunda mevcut olduğunu, bunu bilerek aldıklarını söylemiş, kendisinden haksız yere istenen 40.000,00 TL'yi ödemediğini, davacının hukuktan yoksun bir davayı açtığını, alıcı aracı ... Galerisine götürüp ekspertiz incelemesi yaptırmasını kendisinin adına bir arkadaşının da orada olacağını söylediğini, müvekkil .... Galarisine dava konusu aracı götürdüğünde ....'in adlı arkadaşı müvekkilin yanına gelmiş ve aracı ekspertiz incelemesini yaptırdığını, ekspertiz raporunda ufak tefek hasarlar çıkınca, aracın pazarlığı 250.000 TL iken tekrar yapılan pazarlıkta aracın 247.000TL“ye satılması hususunda anlaştıklarını, 18.11.2022 günü araç davacı adına satın alındığını, ancak müvekkili araçtaki bütün hasarları davacı tarafa bildirmiş, satıştan önce yapılan ekspertiz incelemesinde ve muayene raporunda bu hususlar ortaya çıktığını, davacı taraf bunları bilerek aracı satın aldığını, Yargıtay 19.H.D. 2016 / 12208K,2017 / 268T,29.01.2017 dava satış sözleşmesinde ayıplı aracın iadesi veya bedelinin tahsili istemine ilşkindir.6102 sayılı TTK'nun 23 / 1- c maddesi gereğince malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise,alıcı iki gün içinde durumunu satıcıya ihbar edilmesi gerektiği, açıkça belli değil ise, alıcı malı teslim aldıktan 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa 2 ve 8 günlük süre içinde durumu satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, araçtaki ayıpların aynı gün öğrenildiği ayıp ihbarının ise 19.10.2022 tarihinde yapıldığı anlaşılmış olup, davanın reddine, yargılama giderlerininde karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, ayıplı araç satışından kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;
"Satıcı aracı satarken, aracın sicil kartını ve aracın genel durumu ile ilgili alıcıya bilgi vermemiştir. Her ne kadar ekspertiz raporu alıcıya sunmuş ise de, alıcı bu raporu yeterince dikkate almamış ve yetkili servislere götürüp aracı test etmemiştir. Eksper raporundaki arızaları görmesine rağmen 3.000 TL’lik bir indirimle aracı bilinçli olarak satın almıştır. Dolayısıyla .... plakalı aracın onarım bedelinden Alıcı %50 ( yüzde elli) oranında sorumludur. Satıcı aracı ilgili yeterli bilgi ve aracın geçmiş arızaları yani araçla ilgili tutulan sicil ( kartını ) sunmaması üzerine olayda %50 eşit oranda kusurludurlar. Araçtaki arızalar uzun süreli kullanımdan kaynaklı olduğunu, satıcı bu arızaları bilmese de, aracı satın aldığı kişiden bilgileri alması gerekirdi. Kendisine bilgileri sunmayan dava dışı bu satıcı da sorumludur. Satıcı ile alıcı arasında telefon görüşmelerine göre alış masraflara katılacağını kabul etmiş ise de, sonradan vazgeçmiştir. Aracın mevcut arıza hali ile satıldığı ve arızalar yukarıda belirtildiği gibi satıcı ya sunulan ekspertiz raporunda bu arızaların bir kısmını öğrenmişti. Alıcı, muhtemelen ekspertiz raporunu yeterince dikkate almaması sonucu satıcı ile eşit oranda asli kusurludur. Aracın hasarından alıcı %50 x 47.571,70 = 23.785,85 TL’den sorumludur. Satıcı hasarın % 50’inden x 47.571,70 = 23.785,85 TL’den sorumludur." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
6098 Sayılı TBK’nun ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün gerektiği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 219. maddesinde; ''Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, aracın gizli ayıplı olduğunun kabulü gerektiği, ekspertiz raporunda yazılı hususların davacı tarafından dikkate alınmamasının ayıbın açık olduğunu göstermeyeceği, arıza üzerine davacı tarafından ihtarname gönderildiği, gizli ayıbın nelere ilişkin olduğunun tam olarak tespit edilmemiş olması nedeniyle ayıp ihbarının süresinde olduğunun kabul edildiği, TBK 219. Maddeye göre satıcının sorumlu olduğu, ancak ekspertiz raporundaki bazı arızaların alıcı tarafından dikkate alınmaması nedeniyle davacının da kusurunun olduğu, onarım masraflarından tarafların %50 oranında kusurlu olmalarının hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Buna göre, somut olayda TBK'nın 227.maddesi kapsamında davalının oluşan zararı giderim sorumluluğu doğmuştur. Bu kapsamda dosya bilirkişiye verilmiş olup, hesaplanan 23.785,85 TL tazminat miktarından davalı taraf sorumlu tutulmalıdır (aynı yönde İBAM 19. HD. 2020/291 Esas, 2022/2355 Karar sayılı ilamı). Açıklanan nedenlerle bedel artırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 23.785,85TL'nin temerrüt tarihi olan 01/12/2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.624,81TL ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 1.444,9TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 2.000,00TL bilirkişi ücreti, 580,00TL posta masrafı,179,90TL başvuru harcı, 179,90TL peşin harç olmak üzere toplam 2.939,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır