T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/522 Esas
KARAR NO : 2024/343
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 24/05/2023
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının uluslararası nakliye firması olduğunu, Avrupa geneline kendi öz malı araçları ve kiralık araçlar ile nakliye işleri yaptığını, tarafların 2020 yılından itibaren karşılıklı olarak nakliye alanında birbirlerinden hizmet satın aldığını, 2020 yılında davalıya toplam 21.700,00 EURO bedelli toplam 10 adet fatura düzenlendiğini, 2021 yılında davalıya toplam 186.154,00 EURO bedelli toplam 88 adet fatura düzenlendiğini, 2022 yılında davalıya toplam 33.336 EURO bedelli toplam 8 adet fatura düzenlendiğini, müvekkili firmanın davalı borçlu firmada 5.500 EURO (Beş bin beş yüz) alacağı kaldığını, davalı tarafça son ödemenin 03/03/2022 tarihinde gerçekleştiğini, akabinde bir ödeme olmadığını, bakiye 5.500 EURO (Beş bin beş yüz) alacağın tahsili amacı ile davalı /borçlu hakkında, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü .... E sayılı dosyası ile icra dosyası başlatıldığını, Davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini, davanın kabulü ile Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü .... E sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, borçlunun takip konusu borcu, takip tarihinden itibaren takip dosyasında belirtilen reeskont avans faizi ile ödemesine ve davalı aleyhine takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; davacı firmanın esasa ilişkin açıklamalarında sanki araç sahibi olmak marifetmiş gibi üst perdeden konuşarak firmayı küçümseyen bir söylemde bulunduğunu, ilgili firmanın araçları sayısız olsa da piyasada ihracat ve ithalat taşımalarında bağlantılı müşterilerinin uluslararası nakliye sektöründe bir hiç olduklarının da farkında olduklarını, firmanın araçları olmasa da yıllardır kapasiteleri bulunan firmalarla beraberce firmasına araç tedarik etmeleri ile çalışmaların devam ettiği davaya konu olan bu şekilde hiçbir firma ile böyle bir sorun yaşamadıklarını, sonuç olarak resmi cari hesaplarında davacı firmanın 66.723.24TL borcu bulunduğunu, firmanın bu rakamı talep etmemesinin sebebi sürekli olan taşımalarının devam etmesi olup davacı firmadan bir araç tahsisi talep ederek firmasına olan borcunu kapatmak amacında olduğu, davacının bu hakkını da kaybettiğini, bu davanın sonuçlanmasını takiben ilgili firmaya icra talebinde bulunulacağını, belirlenen nedenlerle davaya yapılan icra takibi itirazının sürdürülmesine davacı tarafın alacağı olduğunu iddia ettiği borcun reddine hükmedilmesine yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 5.500,00 Euro asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır.
Alınan bilirkişi raporuyla, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davalı taraftan 109.641,95 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davacı taraftan 66.723,24 TL alacaklı olduğu, taraflar arasında 176.365,18 TL tutarında cari hesap farkının olduğu, bu farkın davacı tarafın ticari defterlerinde davalı tarafa göre farklı tutarlı veya tek taraflı olarak yaptığı 176.365,18 TL tutarlı kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, davacı tarafın ticari defterlerinde 20.06.2021-31.03.2022 tarihleri arasında detayı verilen kayıt işlemlerinde davalı tarafa göre 11.247,08 TL tutarında fazla kayıt işlemi yaptığı, iş bu 11.247,08 TL tutarın davalı taraf lehine olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinde 30.06.2021-31.12.2022 tarihleri arasında detayı verilen tek taraflı kayıt işlemlerinde 187.612,26 TL tutarında kur farkı/değerlemesi kayıt işlemi yaptığı, 187.612,26 TL tutarın davacı taraf lehine olduğu, kayıt işlemleri neticesinde davacı tarafın ticari defterlerinde kendi lehine 176.365,18 TL tutarında kayıt işlemi gerçekleştiği, davacı taraftan iş bu tek taraflı kur farkı kayıt işlemlerinin belgelerinin talep edildiği, herhangi bir belge sunulmadığı, dosyada taraflar arasında kur farkı değerlemesi/değerlendirmesi yapılabilmesine ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığı, tarafların ticari defterlerinde bu hususla ilgili karşılıklı herhangi bir teamül veya uygulama olmadığı, ancak; davacı tarafın ticari defterlerinde dönemsel kur farkı değerlemeleri/değerlendirmeleri yapıldığı, 2021-2022 yılında davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği faturaların üzerinde hem TL hem de EURO tutarların belirtildiği ve tarafların ticari defterlerine kayıt edildiği, dosya muhteviyatına sunulan taraflara ait 2020-2021-2022 yılına ait BS-BA FORMU beyanlarında, taraflar arasında adet ve tutar farkının bulunmadığı, tarafların BS-BA FORMU beyanlarının birbirini teyit ettiği, netice itibariyle, sunulan tüm belge ve bilgiler ile birlikte yapılan değerlendirmeler ışığında, davacı tarafın kur farkı değerlemesi/değerlendirmesi yapabileceği yönünden karar verilmesi durumunda davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 5.500,00 EURO tutarı talep edebileceği belirtilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı defterleri hükme esas alınmıştır.
Burada değerlendirilmesi gereken husus kur farkının talep edilip edilemeyeceği noktasındadır. Yargıtay 19. HD. içtihatlarında da belirtildiği üzere;
"Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında akdedilen sözleşmede hüküm bulunması ya da faturaya konu malların döviz karşılığı satımının yapılmış olması gerekir. Kur farkında vade farkı istemleri gibi teamülün olup olmadığı önemli değildir. Taraflar arasında kur farkı alacağını öngören sözleşme bulunmamakla birlikte dosyada bulunan satış faturalarının incelenmesinde malların döviz karşılığı satıldığı ve TL karşılığınında gösterildiği görülmektedir. Bu durumda davalı kur farkı alacağından dolayı sorumlu olacağından, davacının kur farkı alacağının ödeme tarihindeki kurun dikkate alınarak hesaplanması suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmektedir."
Somut olayda da; 2021-2022 yılında davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği faturaların üzerinde hem TL hem de EURO tutarların belirtildiği ve tarafların ticari defterlerine kayıt edildiği, dosya muhteviyatına sunulan taraflara ait 2020-2021-2022 yılına ait BS-BA formu beyanlarında, taraflar arasında adet ve tutar farkının bulunmadığı, tarafların BS-BA formu beyanlarının birbirini teyit ettiği, buna göre davalı tarafın kur farkı alacağından dolayı sorumlu olduğu değerlendirilmekle; davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Hüküm kısmında Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü yerine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü yazılmış olup bu açık maddi hatanın davacı vekilinin talebi de dikkate alınarak HMK 304/1 maddesi gereğince ek kararla düzeltilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 5.500,00 EURO asıl alacak üzerinden İPTALİNE, 5.500,00 EURO asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli Euro cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile DEVAMINA,
2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 22.077,33TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 7.540,51TL ilam harcından peşin alınan 1.514,42TL harcın mahsubu ile bakiye 6.026,09TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 2.500,00TL bilirkişi ücreti, 262,00TL posta masrafı, 179,90TL başvuru harcı, 1.514,42TL peşin harç olmak üzere toplam 4.456,32TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 18.889,46TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır