T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/526 Esas
KARAR NO : 2025/287
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/05/2023
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ticari faaliyeti kapsamında Amerika seyahatinden yurda dönüş sürecinde, şirket ve gerçek kişi davacının ek maliyetlere katlandığı, zarara uğradığı, ABD yurtiçi taşıma iptal edildiği, yurtiçi ... firmasının uçuş iptalini çok önceden davalı ...’na bildirmesine karşın, davalının davacı ... bildirmediği, biniş anında haber alınan iptal dolaysı ile ... aktarmasına da binilemediği, aktarma uçağına binilememesinden kendi imkanları ile Newyork’a gelen davacının buradan da yeni bilet almak durumunda kaldığı, bundan acı, elem üzüntü duyan davacının mağdur olduğu, TBK m.49 gereği maddi ve manevi zararların tazmini gerektiği, davacının uluslararası bir firma olduğu, müdürü uhdesinde gerçekleşen zararın şirket manevi zararı olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının gidiş yönünde 01.01.2022Cumartesi günü ..., dönüş yönünde ...-... 06.01.2022 tarihli biletleri 22.12.2021 tarihinde davalıdan satın aldığı, 05.01.2023 tarihinde ... uçuşu olmadığını dava dışı .... firmasından öğrenen davacının davalı ile görüştüğü ve uçuşta sorun olmadığı bilgisi verildiği, bununla birlikte havalimanına gidince uçuşun olmadığının öğrenildiği, çok beklemek ve sorunu çözmek için çaba göstermek durumunda kaldığı, önce araba kiralamayı denediği, yol buzlu olduğu için izin verilmemesi üzerine vaz geçerek ertesi sabah 11.17 seferine bilet alındığı; havalimanında beklenmek ve geceyi geçirmek durumunda kalındığı, ön aktarmada .... seferinin daha çok önceden 23.12.2021 tarihinde iptal edilmesine karşın davalının bunun farkında olmadan bilet satışı ve yolculuk planlaması yaptığı, ... firmasının .... uçuşu için iki (2) kişilik biletler tekrar alındığı, ... uçuşu içinde yine iki (2) bilet almak durumunda kalındığı, davalı ... 928,55USD tazminat ödemesi yaptığı, aşan taleplerin karşılanmadığı, davacı ... ve şirket çalışanı ...’ün hastalandığı, acı ızdırap içinde bırakıldığı hususları detaylı açıklanmış; davacı ... için 754,45 USD, davacı şirket için 400,00USD maddi zarar alacağının olay tarihinden avans faizi ile, yine toplam 20.000TL manevi tazminatın her bir davacı için 10.000TL olmak üzere olay tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ile ödenmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı şirketin aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, akdi ilişkinin tarafı olmadığı, davacı ... ve dava dışı ... adlı yolcuların gidiş-dönüş biletleri olduğu, dönüşte ...-Newyork seferinde iptal sebebi ile ... bağlantı uçuşuna katılınamadığı için 819,80USD bedel ödenerek uçuşun 07.01.2023 tarihinde bir gün sonra yapıldığı, 04.10.2022 tarihinde davacı ... için 582,00TL taksi masrafı, ... – ... seferi için de 5.654,00TL ödeme iade çeki düzenlendiği, yine ... taşıması için 19.983,00TL iade çeki düzenlendiği, bu çeklere istinaden davacı hesabına 928,55USD ödeme yapıldığı, .... için de 10.983,00TL bedelli iade çeki tanzim edildiği, halen alınmadığı, bu kişi için de ödeme yapılmasının uygun olduğu, 04.10.2024 tarihine kadar ödemenin alınabileceğinin bildirildiği, davacı ... için ödemenin tamam olduğu, dava dışı ... için de ödemenin teklif edilmesine rağmen alınmadığı, davalının sorumluluğunu yerine getirdiği, olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, sözleşmeye aykırılığın tek başına manevi zarar sebebi olamayacağı, faiz taleplerinin fahiş olduğunu belirtmekle davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, uçuş iptali nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
...... aracılığıyla satıldığı belirtilen ... firmasına ait uçuşun iptal edildiğinin davacılara bildirilmemesi nedeniyle oluşan zarar bulunup bulunmadığı, davacı firmanın husumetinin bulunup bulunmadığı, maddi ve manevi tazminat taleplerinde haklı olup olmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Davacı ... ve dava dışı ...., ....-... GİDİŞ, ve ...-... DÖNÜŞ olmak üzere davalıdan bilet temin etmişler, dönüşte ... uçuşunu gerçekleştirecek ... firmasının uçuş iptali sebebi ile gerek bu mesafe ve gerekse ... bileti ile uçuş gerçekleşmemiştir. Bu iptal süreci davalıdan kaynaklı sebeplerle gereği gibi işletilemediği için davalı ... davacı ... hesabına 928,55 USD ödeme yaptığını her iki taraf da kabul etmektedir. Dava dışı ...’e ise ödeme teklif edilmiş, iade çeki tanzim edilmiş olmasına karşın ödeme alınmamış işbu dava cihetine gidilmiştir. ...’Ün kendi zarara uğradığı iddiası ve tazminat talep etmesi söz konusu değildir.
Her ne kadar taşıma uluslararası havayolu ile yolcu taşıma sözleşmesi konusu ise de; somut olayda Montreal Konvansiyonu hükümleri manasında bir gecikme, zayi, hasar ya da yolcular bakımından gerçekleşmiş bedensel zarar yoktur. Bu nedenle somut olayda ihtilaf, yolcu taşıma sözleşmesinden ziyade, Türk Borçlar Kanunu hükümlerinde sözleşmeye aykırılık, temerrüt ve sözleşmeyi hiç ifa etmeme hükümlerine göre çözümlenmek gerekir. Davalı ... kendi risk alanında sebeplerle yolcu taşıma taahhüdünü yerine getiremediği, temerrüde düştüğü için akdi taahhüdüne aykırılığın yol açtığı zararları tazmin etmek durumunda olacaktır.
Öncelikle husumet yönünden değerlendirme yapmak gerekmektedir.
Sıfat, dava konusu sübjektif hak ( dava hakkı ) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir.
Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler, biçimsel açıdan o davanın taraflarıdır. Ancak mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir. Eldeki uyuşmazlık itibariyle önem arz eden davalı sıfatı ise bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan, o hakka uymakla yükümlü ( borçlu ) kişiyi ifade eder.
Bir subjektif hakkın sahibi ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu, başka bir anlatımla bir davada, davacı - davalı sıfatının kime düştüğü tamamen maddi hukuka göre belirlenir.
Sıfatın usul hukukunu ilgilendiren yönü ise şu şekilde açıklanabilir. Bir davanın tarafları (veya taraflardan biri) o davada gerçekten taraf sıfatına sahip değilse mahkeme, dava konusu hakkın mevcut olup olmadığı hakkında inceleme yapıp karar veremez, davanın sıfat yokluğundan reddine karar verir ve bu karar, davanın mesmu olmadığına ( dinlenemeyeceğine ) yönelik olmasa da yine davanın esasına ilişkin, taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını tespit eden bir karardır.
Mahkemenin sıfat yokluğunu kendiliğinden gözetmesi gerekir. Çünkü sıfat yokluğu, bir defi değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır.
Davacı ... yolcudur ve kendisine 928,55 USD ödeme yapılmıştır. Davacının buna ek 754,45 USD maddi zarar tazmin talebi ile manevi tazminat talebi 10.000 TL dava konusudur. Davacının yolculuk sebebi, diğer davalı şirketin yetkilisi olması ve diğer yolcu ... ile birlikte davacı şirket faaliyetleri içindir. Her iki (2) yolcu için gidiş-dönüş yolculuğunu davacı şirket organize etmiş, ancak dönüş yolculuğunda temerrüt sebebi ile yolculuk gerçekleşememiş, davacı ... belli maliyetlere katlanarak yolculuğu sonrasında tamamlamıştır.
Davacı şirket ise 400,00 USD maddi tazminat ve 10.000 TL manevi tazminatı çalışanı ...’ün uğradığı manevi zarar için tazmin talep etmektedir. Esasen yolcu taşıma sürecinde yolcu gerçek kişi olmakla beraber, yolcunun taşınması için ödeme yükümlülüğü davacı şirketçe yerine getirilmiştir. ... uçuşu için iki (2) kişi bileti 1.800 USD ödeme yapıldığı ödemenin tamamının ... tarafından gerçekleştirildiği, tanık ... 19.03.2024 ifadesinde açıklanmıştır. Bu durumda, maddi sonuçları itibarı ile ödeme ... tarafından gerçekleşmiştir. ... herhangi bir yolcu taşıma ödemesine katlanmamış, ancak süreci bu kişi çalışan sıfatı ile yaşamıştır. ...’ın maddi tazminat talebi bakımından ... için yapılan ödemeyi de dava ve talep edebileceği değerlendirilmektedir. Davacı şirket ise 400 USD talebini davacı ... tarafından kullanılan şirket kredi kartı ile ödediği 400 USD olarak talep etmektedir. Ancak davacının bu ödemesi sabit değilse de şirkete ait kredi kartından yapılan ödemeler varsa bu ödemeler için şirketin tazmin talep edebileceği açıktır. Davacı şirket hesabından ödenen, davalının sözleşmeye aykırılığı sebebi ile yapılan harcamalar için de davacı şirketin talep etme hakkı olduğu, dolaysı ile yolculuk yapan gerçek kişiler olmakla beraber, yolcuların şirket için yolculuk yaptığı ve harcamaları şirket yaptığı ölçüde davacı sıfatı olacağı değerlendirilmiştir.
15/09/2024 tarihinde alınan bilirkişi raporuna göre; davacı ...'ın davalı ...'ndan talep edeceği maddi tazminat taleplerinin havayolu taşımacılığı açısından uygun olduğu belirtilmiştir. Tazminat hesabının yapılmaması ve hükme elverişli görülmemesi üzerine mahkememizce yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalının üstlendiği ...-... DÖNÜŞ yolculuğunda, davacı ... ve dava dışı ... adlı yolcuların ... uçuş iptali sebebi ile temerrüde düştüğünün değerlendirildiği, davacı ... yolculuğu gerçekleştirebilmek için yaptığı harcamalar ve uğradığı zararları davalının tazmin etmesi gerektiği, davalının kısmi ödeme şeklinde ...'a ödeme yaptığı, dava dışı ...'e ödeme teklif ettiği, sorumluluğu kabul ettiğinin gözlendiği, kendi katlandığı maddi zarardan bakiye davacı ...’ın bakiye 787,53 USD zararını talep edebileceği, davacı şirketin katlandığı zarar olarak 7.557,02 TL zararını talep edebileceği tespit edilmiştir.
Buna göre, maddi tazminat talebi yönünden bilirkişi raporuyla da tespit edilen ve kısmi ödeme nedeniyle mahsup sonucu 754,45 USD'nin davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı şirket tarafından yapılan harcamaların ise kredi kartına TL olarak yansıtıldığı, USD cinsi olmadığı, 400 USD ödeme yapıldığının sabit olmadığı, bilirkişi tarafından da 7.557,02 TL talep edilebileceğinin belirtildiği, davacı talebinin USD alacağına yönelik olduğu, farklı para cinsine yönelik taleplerde talep edilen para birimine göre değerlendirme yapılması gerekmekte olup davacının bu hakkını tükettiği değerlendirilmekle davacı şirket yönünden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Yargıtay ...... HD. ...... Esas ve ....... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi uyarınca konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ancak ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise alacak ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahiptir. Ancak yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Manevi tazminatın nasıl belirleneceği konusu Yargıtay HGK.'nun 24.12.2014 tarih ve ..... E., ,..... K. sayılı kararında belirtilmiştir. Gerçekten de söz konusu karara göre; “...Manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı, fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir. Öte ..., mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.) maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, taktir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda taktir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Yine BK 47 (TBK 56). maddesi hükmüne göre; hâkimin özel halleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nisbetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K.nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir.” Somut olayda davacının söz konusu olay nedeniyle hava alanında yaşadığı zorlu süreç ve uçuşun iptaline yönelik haberdar edilmeme nedeniyle kalacak yer ve yeme-içme sorunları gibi sıkıntılara maruz kalma nedeniyle manevi zararın davalı ... yönünden oluştuğu değerlendirilmekle bu davacı yönünden manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı ... AŞ yönünden ise manevi zarar ispatlanamadığından bu davacı yönünden manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın maddi tazminat talebi yönünden KISMEN KABULÜ ile; davacı ... yönünden 754,45USD'nin dava tarihi olan 25/03/2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı .... San Tic A.Ş yönünden maddi tazminata yönelik açılan davanın reddine,
3-Manevi tazminat talebinin ... yönünden KABULÜ ile 10.000,00TL manevi tazminatın dava tarihi olan 25/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
4-Davacı ... San Tic A.Ş yönünden manevi tazminata yönelik açılan davanın reddine,
5-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 2.931,27TL ilam harcından peşin alınan 732,82TL harcın mahsubu ile bakiye 2.198,45TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.200,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 9.000,00TL bilirkişi ücreti, 293,25TL posta masrafı, 179,90TL başvuru harcı, 732,82TL peşin harç olmak üzere toplam 10.205,97TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
Manevi tazminat yönünden;
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır