T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/544
KARAR NO : 2024/477
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/03/2017
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;Sürücüsü ...... ve araç maliki ...... 'a ait ..... plakalı arcın 16/01/2015 tarihinde Esenler, 0-3 karayolu, mahmutbey istikamet, Esenler-Atışalanı ayrımında meydana gelen trafik kazasında oto korkuluklara hasar vererek maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğunu, ..... Poliçe Nolu sigorta poliçesi ile sigortalayan ...... SİGORTA A.Ş. Genel Müdürlüğüne söz konusu hasar bedeli 863,00.-TL'nin ödenmesi hususunda gerekli görüşmelerin yapıldığını buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, 863,00.-TL hasar bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...... Sigorta vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ...... plakalı araç müvekkil şirket tarafından 21/11/2014-15 vadeli ..... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalanmıştır. Yapılacak yargılamada araçların kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, meblağ sigortası olmadığından, poliçede üst limit olarak belirlenen tutarın her olayda otomatik olarak ödenmesi mümkün olmadığını, Mütevekkil şirket, ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde zarardan sorumlu tutulabiliceğini, bunun için öncelikle kazada araçların kusur durumunun tespiti gerekmekte olduğunu, Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 27.11.2012 tarih ..... E. ...... K. Sayılı ilamında, sigorta şirketinin ancak sigortalı araç kusuru oranında zarardan sorumlu olacağı açıkça ifade edilmiştir. Sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmamakta olduğunu, ve bu sebeple başvurucu tarafa hasar aşamasında herhangi bir ödeme yapılmadığını, Dava konusu olayda kusur dağılımı tespit edildikten sonra, maddi tazminat taleplerinin netleştirilebilmesi için bilirkişiden hasar raporu alınmasını talep ettiklerini, hasar raporu için, davacı taraftan yaptığı masrafları ispatlayıcı belge sunmasını talep ettiklerini, kusur ve hasara yönelik itirazlarımızın kabulü ile kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından huzurdaki davanın reddini, Aksi halde, Kusura ilişkin ve hasara ilişkin itirazlarımızın kabulü ile kusur konusunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi nezdinde kusur incelemesi yapılmasını, Dava açılmasına müvekkil şirketçe sebebiyet verilmemiş olduğundan yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden aleyhlerine hüküm kurulmamasına; karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ...... tarafından cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Bakırköy ...... Asliye Hukuk Mahkemesi ...... Esas, ..... Karar sayılı ilamıyla görevsizliğine kararı vermiş, dosya mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememiz dosyasına Kusur bilirkişisi ...... ve Sigorta Uzmanı bilirkişi ...... 'dan rapor aldırılmış, bilirkişilerin sunmuş olduğu 29/03/2024 tarihli raporunda özetle; "Bu kazanın oluşumunda; Plakası tespit edilemeyen kamyonet sürücüsünün arkadan çarparak kazaya sebebiyet verdiğinden; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen sürücülere ait Asli kusurlardan ( 84/d Arkadan çarpma,) maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, Bu kazanın oluşumunda; Davalıya ait ....... Plakalı araç sürücüsünün K.T.Y. 157 nci maddesine istinaden kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu Madde 85 –Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Şeklinde düzenlendiğini, Dosya kapsamına göre dava konusu ...... Plakalı aracın işleteni davalı ...... olup diğer davalı ..... Sigorta Şirketi nezdinde ...... numaralı ZMSS ile 21.11.2014-21.11.2015 vade aralığında ZMSS ile sigortalı olduğunu, ZMSS Genel Şartlarında Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Şeklinde düzenlendiğini, Dava konusu 16.11.2015 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacı kuruma ait karayolu korkuluklarında oluşan hasar tazminatını davalıya ait ....... plakalı araç sürücüsünün kusuru olmadığı değerlendirilerek Karayolları Trafik Kanunu ve ZMSS Genel şartları gereği davalılar araç işleteni ve ZMSS Sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacağı kanaatine varıldığını" belirtmişlerdir.
Dava; haksız fiil sebebiyle açılan tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 16/01/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacı belediyeye ait oto korkuluklarının zarar görüp görmediği, gördüyse davalıların kusur ve sorumluluğunun olup olmadığı, davacının hasar bedelini davalılardan talep edip edemeyeceği konularında olduğu anlaşılmıştır.
TBK'nın 49'uncu maddesine göre haksız fiil sorumluluğu için davalının kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması gerekir. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; a-fiil, b-hukuka aykırılık, c-illiyet bağı ve d-zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yani davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, zarar ile zararlı sonucu doğuran olayın gösterdiği özellikler tazminat hukuku kurallarına uygun biçimde değerlendirilmeli, davalıların varsa kusuru tazminat hukuku ilkelerine göre zarar belirlenmelidir.
Mevcut olayımızda ise davaların tazminatla sorumlu tutulabilmesi için meydana gelen haksız eylemde kusurlu olması gerektiğinin açık olduğu, detaylı bir tespit sonucu bilirkişi heyetince tanzim edilen raporun yeterli ve isabetli olduğu kanaatine varıldığı, rapora göre davaya konu kazada davalıya ait ....... plakalı araç sürücüsünün kusuru olmadığı değerlendirilerek Karayolları Trafik Kanunu ve ZMSS Genel şartları gereği davalılar araç işleteni ve ZMSS Sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacağı kanaatine varıldığı belirlenmiş olup davalıların kusurunun olmaması sebebiyle davacı tarafın tazminat talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Somut olayda davacının davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi imkansız değil ise kendisinden beklenemez. Zira talep edilen tazminatın miktarı dosyaya tarafların sunacağı deliller sonrasında mahkemece yaptırılması muhtemel bir bilirkişi incelemesi sonucunda teknik bir hesaplama sonrası ortaya çıkabilecektir. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu, böyle bir durumda tazminat miktarı belirlenmeden dava dilekçesinde gösterilen miktar yönünden davanın reddine karar verildiğinde başlangıçta gösterilen miktar baz alınarak istinaf dilekçesi kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmemelidir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesinin 28.09.2017 tarih 2017/909 Esas 2017/1358 Karar sayılı ilamı bu yöndedir. ) Bu nedenle istinaf kanun yolu açık olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 50,96TL harcın mahsubu ile bakiye 376,64TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.984,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren işbu davalıya verilmesine,
5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/05/2024
Katip ........
¸e-imzalıdır
Hakim .......
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.