T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/584 Esas
KARAR NO : 2024/375
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/09/2021
KARAR TARİHİ : 02/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacının davalıdan alacaklı olduğunu, ...... Marketler Zinciri’nin sahibi olan davalıya mal tedarik etmiş olan davacının ...... numaralı 20.12.2018 tarihli 117.780,00-TL bedelli e-faturadan bakiye 74.304,15-TL alacağı bulunduğunu, her iki tarafın da tacir olması sebebiyle asıl alacak ile birlikte fatura tarihini takip eden 30 günlük süresinin sonundan itibaren davalının reeskont faizinden de sorumlu olduğunu beyan ederek netice ve talep olarak; bakiye 74.304,15-TL alacağın işleyecek reeskont faizi, yargılama giderleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Taraflar arasında imzalanan 01.01.2018 tarihli Tedarikçi Sözleşmesi’nden de görüleceği üzere alım satım ilişkisi bulunduğunu, bu sözleşmenin uygulanmasından doğan karşılıklı olarak birçok fatura düzenlendiğini, bu ilişki kapsamında tarafların cari hesap üzerinden mahsuplaşarak alım satım ilişkisine devam edeceğinin kararlaştırıldığını, davacının bakiye alacak olarak iddia ettiği tutarın iade, aktivite bedelleri ve satış ciro primine ilişkin miktarları ifade ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre davacının, davalıya her yıl 80.000,00-TL+KDV tutarında aktivite bedeli ödeyecek olup yapılan aktivitelere karşılık bu tutarın 10 eşit taksitle satıcıya yansıtılacağını, taraflar arasındaki sözleşmenin IV. Ödeme başlıklı bölümünde ödemenin nasıl yapılacağının belirlendiğini, buna göre davacının da alacağından prim, aktivite bedeli gibi miktarların mahsup ilişkisi içerisinde kesilmesini kabul ettiğini, taraflar arasında cari hesap ilişkisi içerisinde mahsup işlemi yapılarak alacağın tahsilinin yapılacağının açıkça kabul edildiğini beyan ederek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; "... Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın tedarikçi sözleşmesi kapsamında davacının alacağının bulunup bulunmadığı noktasında olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor ev ek rapor alınmıştır.
Alınan bilirkişi raporuyla ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesabın bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında, 01.01.20218 tarihli Tedarikçi Anlaşması temelinde, cari hesap şeklinde yürütülen bir ticari ilişki bulunmaktadır.
Alınan bilirkişi raporunda; usul yönünden incelenen, davacı ve davalıya ait 2018-2019-2020-2021 dönemi defter-i kebir ve yevmiye defterleri, e-defter olarak tutulmuş, beratları, zamanında ve usulüne uygun alınmıştır. Fiziki tutulan envanter defterinin açılış noter tasdiki, zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmıştır.Hesap ve kayıt yönünden incelenen davacı yasal defterlerine göre; davalı, dava tarihinde (01.09.2021) 74.304,15.TL tutarında borçludur. Hesap ve kayıt yönünden incelenen davalı yasal defterlerine göre ise; davacı dava tarihinde (01.09.2021) 11.023,69.TL tutarında borçludur. Her iki taraf yasal defterlerinin birbiriyle mukayesesi neticesinde, 85.327,84.TL (74.304,15.TL+11.023,69.TL) tutarında fark hesaplanmıştır. Farkın (0,12.TL) tutarındaki kısmı küsuratlardan kaynaklanmaktadır. Diğer, 85.328,02.TL tutarındaki kısmı ise, davalı tarafından, davacıya düzenlenen 15.08.2019 tarihli KDV dahil toplam 85.328,02.TL tutarındaki (5) adet faturadan kaynaklanmaktadır. Söz konusu faturalar, davalı yasal defterlerine kaydedilmiştir, buna mukabil, davacı yasal defterlerine kaydedilmeyerek, yasal süre içerisinde itiraz edilmiştir. Davacı taraf, ..... no.lu 20.12.2018 tarih 117.780,00.TL bedelli faturadan bakiye kalan 74.304,15.TL tutarında, davalıdan alacaklı olduğunu belirtmiş olmakla birlikte, davacı yasal defterlerinde tespit edilen 74.305,15.TL tutarındaki alacağın, cari hesap bakiyesi alacağı olduğu anlaşılmıştır. İhtilafa konu, davalı tarafından davacıya düzenlenen 15.08.2019 tarihli KDV dahil toplam 85.328,02.TL tutarındaki (5) adet faturanın, esas kaynağının, 31.12.2018 tarih ...... no.lu, “Satış Primi” açıklamalı 48.748,02.TL tutarlı, 31.12.2018 tarih ..... no.lu, “Aktivite Bedeli-5500.00TRY-ARALIK” açıklamalı 6.490,00.TL, 01.04.2019 tarih ..... no.lu, “Aktivite Bedeli-8500.00TRY-ŞUBAT” açıklamalı 10.030,00.TL, 02.04.2019 tarih ..... no.lu, “Aktivite Bedeli-8500.00TRY-MART” açıklamalı 10.030,00.TL, 03.04.2019 tarih ..... no.lu, “Aktivite Bedeli-8500.00TRY-NİSAN” açıklamalı 10.030,00.TL tutarlı, KDV Dahil Toplam 85.328,02.TL tutarındaki (5) adet fatura olduğu anlaşılmıştır. İhtilafın esas kaynağını oluşturan faturalara ve bu faturalara binaen düzenlenen diğer faturalara, davacı tarafından çeşitli tarihlerde itiraz edilerek iade faturası düzenlenmiştir. İhtilafın esas kaynağını oluşturan faturaların açıklamalarından da anlaşıldığı üzere, satış primi ve aktivite bedeli faturaları olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. ve 4. maddeleri dikkate alındığında, davalının, bu hükümlere dayandırarak, davacıya düzenlemiş olduğu anlaşılmıştır.
Davalının, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. ve 4. maddelerine dayandırarak düzenlemiş olduğu, ihtilafa konu aktivite bedelleri ve satış primi faturalarının kabulü ve yine sözleşmenin 7.maddesinde; “Satıcı uyuşmazlık hallerinde alıcının defter ve kayıtlarının geçerli olacağını şimdiden kabul etmiştir." hükmü bulunmaktadır. Bu kapsamda davalının, davacıya herhangi bir borcunun olmadığı, davacı tarafça yemin deliline de başvurulmadığı anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda her iki taraf ticari defterleri de incelenmiş olup taraf ticari defterleri arasında farkın bulunduğu, bilirkişi tarafından da tespit edildiği üzere faturaların sözleşmenin 3. ve 4. maddelerine uygun olarak düzenlenmiş olduğu, davacı defterlerinin hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen bu karar İBAM ..... HD. ...... Esas ve ...... Karar sayılı ilamıyla;
"Mahkemece, davalının sözleşmenin 3.ve 4.maddelerine göre uygun olarak aktivite bedeli ile satış primi konulu faturalar düzenlediği, sözleşmenin 7.maddesi uyarınca uyuşmazlık halinde davalının defter ve kayıtlarının esas alınacağının hüküm altına alındığı, bu madde uyarınca davacının defterlerinin hükme esas alınamayacağı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı faturadan doğan alacağı olduğunu ileri sürerken davalı da sözleşme uyarınca aktivite bedeli ile satış priminden dolayı alacaklı olduğunu, bu kapsamda davacı adına 5 adet fatura düzenlediğini ve davacının alacağından bu fatura bedellerini mahsup ettiğini, bu nedenle borcu bulunmadığını savunmuş olup kök bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının bakiye alacaklı olduğunu iddia ettiği 20.12.2018 tarihli, 117.780,00 TL bedelli e-faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalının savunmasına dayanak olan ve davacı adına düzenlediği aktivite bedeli ile satış primine ilişkin 5 adet faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu faturalara davacı tarafça süresinde itiraz edilerek iade edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, alacağını kendi ve karşı tarafın ticari defterleri ile ispat etmiş olmaktadır. Bu noktada davalının savunmasına esas olan ve davacı tarafından iade edilen 5 adet fatura nedeniyle davacıdan alacaklı olup olmadığı ve davacı alacağından bu fatura bedellerini mahsup etme hakkı olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Ayrıca davacı tarafça, davalının satışı primi ve aktivite bedeli alacağının önceki yıla ait olduğu, daha önce ödendiği ve yeni bir alacağı olmadığı da belirtilmiştir. Ancak mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, davalının savunmalarına dayanak hususlar araştırılmaksızın, hatalı değerlendirme ile davacının alacağını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davalının alacaklı olduğunu ve mahsup hakkı bulunduğunu savunduğu '' aktivite bedeli ile satış primi'' konulu 5 adet fatura nedeniyle davacıdan gerçekten alacaklı olup olmadığı üzerinde durularak, bu konuda davalı delilleri ile taraflar arasındaki sözleşme hükümleri bir bütün olarak değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükü konusunda yanılgıya düşülerek sözleşmenin 7.maddesi de gerekçe gösterilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Öte yandan, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin ''Genel Hükümler'' başlıklı kısmında yer alan 7.maddesi uyarınca uyuşmazlık halinde alıcının defter kayıtlarının esas alınacağı kararlaştırılmış ise de bu husus usulüne uygun şekilde ileri sürülmüş diğer delillerin incelenmesine engel teşkil etmeyeceği gibi ispat hakkını kısıtlayan anlaşmalar da geçerli kabul edilemez. Kaldı ki HMK'nın 222.maddesi gereğince tarafların ticari defterleri karşılıklı olarak incelenecek olup usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." gerekçesiyle kaldırılmıştır.
Dava, taraflar arasındaki 01.01.2018 tarihli tedarikçi sözleşmesi uyarınca düzenlendiği iddia olunan faturadan doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, 20.12.2018 tarihli, 117.780,00 TL bedelli e-faturadan bakiye 74.304,15 TL alacağı bulunduğunu ileri sürerek alacağının tahsili için eldeki davayı açmış, davalı taraf ise, davacı ile aralarındaki sözleşme uyarınca aktivite bedeli ile satış priminden dolayı alacaklı olduğunu, bu kapsamda davacı adına 5 adet fatura düzenlediğini ve davacının alacağından bu fatura bedellerini mahsup ettiğini, ancak davalının bu faturaları itiraz ederek iade ettiğini, borcu bulunmadığını savunmuştur.
Taraflar arasında, 01.012018 tarihli tedarikçi anlaşması imzalandığı, davacının satıcı, davalının alıcı olarak sözleşmede yer aldığı, sözleşmeyle davacının davalıya mal satımı yaptığı görülmektedir.
Davalının ticari defterlerinin incelendiği 05.04.2022 tarihli mali müşavir kök raporunda, davalı defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği, davacının bakiye alacağı olduğunu iddia ettiği 20.12.2018 tarihli, 117.780,00 TL bedelli e-faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen 29.12.2022 tarihli mali müşavir bilirkişi ek raporunda ise; davacı ve davalıya ait 2018-2019-2020-2021 dönemi defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı yasal defterlerine göre davalının, dava tarihinde 74.304,15.TL tutarında borçlu olduğu, davalı yasal defterlerine göre ise davacının dava tarihinde 11.023,69.TL tutarında borçlu olduğu, her iki taraf yasal defterlerinin birbiriyle mukayesesi neticesinde, 85.327,84 TL (74.304,15.TL+11.023,69.TL) tutarında fark hesaplandığı, farkın (0,12 TL) tutarındaki kısmı küsuratlardan kaynaklandığı, diğer, 85.328,02.TL tutarındaki kısmının ise, davalı tarafından, davacıya düzenlenen 15.08.2019 tarihli KDV dahil toplam 85.328,02 TL tutarındaki (5) adet faturadan kaynaklandığı, söz konusu faturaların davalı yasal defterlerine kaydedildiği, buna mukabil, davacı yasal defterlerine kaydedilmeyerek, yasal süre içerisinde itiraz edildiği, davacı tarafın 20.12.2018 tarih ve 117.780,00 TL bedelli faturadan bakiye kalan 74.304,15 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, bu alacağın cari hesap bakiyesi alacağı olduğu, ihtilafın kaynağının, 31.12.2018 tarih, ..... nolu, ''Satış Prim'' açıklamalı 48.748,02.TL tutarlı, 31.12.2018 tarih ...... nolu,''Aktivite Bedeli-5500.00TRY-ARALI'' açıklamalı 6.490,00.TL, 01.04.2019 tarih ...... nolu, ''Aktivite Bedeli-8500.00TRY-ŞUBAT''açıklamalı 10.030,00.TL tutarlı, 02.04.2019 tarih, ..... nolu, ''Aktivite Bedeli-8500.00TRY-MART'' açıklamalı 10.030,00.TL tutarlı, 03.04.2019 tarihli, ..... nolu ''Aktivite Bedeli-8500.00TRY-NİSAN'' açıklamalı 10.030,00.TL tutarlı, KDV dahil toplam 85.328,02 TL tutarındaki (5) adet fatura olduğu, davalının bu faturaları sözleşmenin 3. ve 4. maddeleri uyarınca düzenlediği kanaati bildirilmiştir.
İBAM ...... HD. ..... Esas ve ...... Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Davalı ve davacı arasında düzenlenen sözleşmede ticari faaliyetler gereği 2018 yılında bir anlaşma yapılmış olup, 2018-658 sayılı sözleşme genel hükümleri harici dava konusu faturaların ana unsurları, tabloda belirtilmiş matbua hususların yanında kalem ile yazılmış, bazı bölümler çizilerek yok hükmünde olduğu ve taraflarca imza altına alınmış olduğu görülmektedir. Sözleşme tablosunda yer alan ‘’AYLIK PRİMLER’’ kısmında 11 dolu (toplamda 14) madde de sadece 1. Ciro Prim/Bütçe: %5(beş) ve 10. Ödül Kart Puan Prim/Bütçe: %1(bir) kısımları elle yazılarak dolu diğer maddeler boş olarak çizilmiştir. Davalı defterlerinde bu anlaşma neticesinde 2018 yılında Ocak -Aralık(dahil) arası her ay sonu bu sözleşme de yazılı anlaşılan oran üzerinden aylık ciro üzerinden davacı firmaya faturalanmış olarak görülmektedir. Bu konuda iki tarafta kabul edilmiş ve defterlere işlenmiştir. Ayrıca tablonun KOTA PRİMLERİ kısmında Koşullu Kota Primi yıllık olarak işaretlenip KDV Hariç Baz Ciro kısmında 6.000.000 +KDV üzeri %1(bir) olarak yazılıp kabul edilmiş taraflarca, "Aktivite Planlama Bilgileri" kısmında yer alan Aktivite Bütçesi alanında yer alan 80.000+KDV (10 eşit taksit-Şubat/Kasım) şeklinde yazılıp kabul edilmiş ve davalı defterinde; anlaşılan aylar neticesinde eşit olarak Aktivite Bedeli 8000+kdv 10 ay fatura edilmiş ve taraflarca kabul edilerek deftere işlenmiştir. Ayrıca tablonun bu kısmında Özel Dönem Planı kısmında Özel Dönem Ek Prim Oranı %2 yazılarak kabul edilmiş ve imzalanmıştır. "sadece Nisan-Mayıs-Haziran ayları için geçerlidir.’" şekli ile fatura edilmiş ve taraflarca kabul edilmiştir. Sözleşme tablosunda birçok alan (Aylık primler 11 maddede sadece ikisi doldurulmuş, diğerleri çizilmiş-Yıl dönümü Planı çizilmiş-Aktivite Primi Planı e Bütçesi adı altında katalog/teşhir stand vb. kısımlar çizilerek yok hükmünde kapatılmış olduğu görülmekte) çizilmiş ve kabul edilen hususlar/oranlar kalem ile yazılmış, imzalanmıştır. Sözleşme tablosunda belirtilen, anlaşılan ve imzalanan tüm kısım ve oranlar neticesinde davalı tarafça kesilen faturalar iki tarafça defterlere işlenmiştir. Bu sözleşmede tabloda yer alan, anlaşılan oranlarda hak ediş karşılığında oluşan tutarlar sonucu kesilen faturalar 2018 yılı içinde karşılıklı olarak kabul edilmiş ve işlenmiştir. Bunların haricinde davalı tarafça kesilen 5 adet faturadan 31.12.2018 tarihli Satış Primi %8 açıklaması ile 48.748,02 TL ve 31.12.2018 tarihli Aktivite bedeli açıklaması ile 6.490 TL tutarındaki faturaların anlaşılan sözleşme tablosuna göre bir dayanağı olmadığı görülmüştür. Ayrıca 2019 yılında davalı tarafından Aktivite Bedeli açıklaması ile kesilen 8.500 TL+KDV =10.030 TL 01-02-03 Nisan 2019 tarihleri olmak üzere 3 adet ayrı ayrı faturanın da bu sözleşme tablosuna göre bir dayanağı olmadığı görülmüştür. 2018 yılı içinde anlaşılan 80.000 TL+ KDV 10 eşit taksitte aktivite bütçesi tamamı aynı yıl içinde faturalanmış ve taraflarca defterlerine işlenmiştir. Sözleşmenin matbu kısmında yazan Genel hükümler 4. Maddesine göre de anlaşma dahilinde kullanılmayan, kalan faturalanmayan aktivite bütçesi 2018 yılından kalmadığı hesaplanmış ve kesilen faturalar sonucu işlenen defterlerden görülmüştür. Ayrıca dosya içinde görülen davalı tarafından 2019 yılı katalog reklamı yaparak aktivite olarak davacı ürünleri görselde kullanılsa da yapılan sözleşmede bu aktivite yok hükmünde çizilmiş olup, 2018 yılında da bu aktivite karşılığı da bir faturalama da yapılmamış olduğu defterlerden görülmüştür. Ticaretin olağan akışında, anlaşılan sözleşmeler de pazarlık usulü ve /veya satın alma şartları sonucu imzalanan kurallar gereği hak ediş sonucu faturalama ile sonuçlanır. Pazarlama yönünden; taraflarca imzalanan sözleşmede yer alan yazarak doldurulan tablo gereği 2018 yılı içinde kesilen faturalar taraflarca kabul edilmiş ve işlenmiştir. Davalı tarafından kesilen bu faturalardan 31.12.2023 tarihli %8 Satış Primi açıklamalı 48.348,02TL tutarlı fatura, 31.12.2018 tarihli aktivite bedeli açıklamalı 6.490 TL tutarlı fatura ve davalı tarafından aktivite bedeli açıklaması ile kesilen 8.500.TL+KDV =10.030 TL 01-02-03 Nisan 2019 tarihleri olmak üzere 3 adet ayrı ayrı faturanın toplamda dava konusu alacak rakamına sirayet eden 5 adet faturanın sözleşme tablosuna göre dayanağı olmadığı alınan bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir. Bu kapsamda davacının hükme ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılan işbu rapor doğrultusunda davasını ispat ettiği değerlendirilmekle davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 74.304,15TL alacağın dava tarihi olan 01/09/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 5.075,71TL ilam harcından peşin alınan 1.268,93TL harcın mahsubu ile bakiye 3.806,78TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00TL bilirkişi ücreti, 49,50TL posta masrafı, 59,30TL başvuru harcı, 1.268,93TL peşin harç olmak üzere toplam 5.377,73TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2024
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır