T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/709 Esas
KARAR NO : 2024/334
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 21/07/2023
KARAR TARİHİ : 22/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı ...'a ait ... plakalı araç, .... poliçe numaralı ve 14/04/2021 - 14/04/2022 vade tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile müvekkil .... Sigorta A.Ş tarafından teminat altına alındığını, .... plakalı sigortalı aracın karışmış olduğu trafik kazası sebebiyle ... plakalı aracın hasarına ilişkin ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili amacıyla İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile yapılan genel haciz yolu ile takibe davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı ...'a ait ... plakalı araç, ... poliçe numaralı ve 14/04/2021 - 14/04/2022 vade tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile müvekkil .... Sigorta A.Ş tarafından teminat altına alındığını, .... plakalı sigortalı aracın karışmış olduğu trafik kazası sebebiyle .... plakalı aracın değer kaybına ilişkin ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili amacıyla İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davaya konu trafik kazası sebebiyle zarar gören ... plakalı aracın hasar onarım bedeline ilişkin ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. Sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, işbu davayla birlikte ise aynı araç için ödenen değer kaybı bedelinin rücuen tahsili talep edildiğini, işbu dava dosyasının Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, .... plakalı sigortalı araç sürücüsü, kazanın oluşumunda asli ve %100 oranında kusurlu olduğunu, kaza sebebiyle hasar gören ... plakalı araç için 2.645,63 tl değer kaybı ödemesi yapıldığını, dava dışı ..., maliki olduğu .... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı zararının tazminine yönelik müvekkil şirkete başvuru yaptığını, müvekkil şirket nezdinde .... numaralı dosya oluşturulduğunu, yapılan ekspertiz çalışmaları sonucunda, .... plakalı aracın değerinde yaşanan azalmanın 2.645,63 TL olacağı tespit edilmiş olup; belirlenen işbu tutar 09.05.2022 tarihinde ...'a ödenerek zarar tazmin edildiğini, davalı ...'un araç maliki olması sebebiyle kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, beyanla dosyanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulüne, davalı/ borçlunun haksız tüm itirazlarının iptaline, İstanbul Anadolu .... icra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı takibinin 2.645,63-TL asıl alacak ve 57,41-TL işlemiş faiz üzerinden devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Birleşen davada davalı tarafın cevap dilekçesin sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, sigorta poliçesi gereği dava dışı üçüncü bir kişiye yapılan ödemenin davalı sigortalıdan olay yerini terk sebebi nedeniyle rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Söz konusu dava taraflar arasında bir tüketici işlemi olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Kazaya karışan aracın da ticari nitelikte olmadığı tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki ilişki sözleşmeye dayalı olup, davalı tarafın soru işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
6502 Sayılı Tüketicisinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 Sayılı yasanın 73. Maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkelemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukukî işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında sigorta sözleşmesi akdedilmekle ilgili işlemin tüketici işlemi olduğu, davalının ticari işletme kaydı olmadığı, mükellefiyetinin de 21/04/2006 tarihi itibariyle son bulduğu, araç kiraladığını iddia etse de tacir sıfatının bulunmadığı, kaza sonucu davacının sigortalıya aralarındaki sigorta poliçesi kapsamında olay yerini terk nedeniyle rücu ettiği ve takip başlattığı, davacının buna karşı işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. İBAM .... HD. ... Esas ve .... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; uyuşmazlığa ilişkin yargılamanın görevli Tüketici Mahkemesi tarafından yapılması gerektiği anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/1-c ve 115/2. Maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve Birleşen dava yönünden davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine,
2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
4-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,
Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır