T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/746 Esas
KARAR NO: 2023/1091
DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 02/08/2023
KARAR TARİHİ: 11/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.04.2023 tarihinde davalı ile müvekkil arasında nakliye anlaşması yapıldığını, 4 araç için yükleme ve termin detayları ile birlikte müvekkil şirket tarafından detay e-postası iletildiğini, müvekkil şirket tarafından 5 aracın 4 tanesi, telefonda sözlü ve e-posta da yazılı olarak talep edilen T.C. plaka olmaması sebebiyle iptal edildiğini, tek aracın 12.04.2023 tarihinde yüklendiğini, müvekkil şirketin tüm ısrar ve uyarılarına rağmen müvekkil şirketin müşterileri olan ... ve ... firmalarına ait ürünler ... tarihinde teslim edilmesi gerekirken ... tarihinde saat ...‘te teslim edildiğini, bu durum hem CMR Belgesinde hem de e-posta yazışmalarında davalı tarafından kabul edildiğini, bu gecikmeden dolayı müvekkil şirketin müşterisi ... tarafından 10.05.2023 Tarihli ... numaralı 1.800,00 Euro Bedelli ve ... tarafından da ... numaralı 1.800,00 Euro Bedelli gecikmelerden kaynaklı zarar faturası düzenlendiğini, müvekkilin navlun ücretinden mahsup edildiğini, müvekkil şirkette aynı şekilde kendisine tanzim edilen hasar faturasını alt nakliyecisi olan davalı firmaya ... numaralı 3.600,00 Euro bedelli hasar faturası ile yansıtmış ve bakiye 1.800,00 Euro borcunu mahsup ettikten sonra 1.800,00 Euro alacaklı duruma geçtiğini, bunun üzerine alacağın tazmini için Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında takip yapıldığı, yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin yeni bir anlaşma ile taşımayı yapmış ve ürünleri hasarsız olarak teslim ettiğini, ürünlerin 23/25 Nisan aralığında düzenlenen fuarda kullanılacak ürünler olup daha fuarın başlamasına 2 gün kala 21.04.2023 tarihinde teslim edildiğini, davacının, müvekkilden talep ettiği bedel müşterisinin kendisine kestiği faturadan kaynaklı hasar faturası olduğunu, davacı ile müşterisi olan üçüncü kişi arasındaki hukuki ve sözleşmesel ilişki tarafımızdan bilinmemekte olup davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 1.800-Euro cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
TBK’nın “Ülke parası ile” başlıklı 99. maddesinde “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının bu alacağını aynen, vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği kabul edilmiştir.
Ancak, İİK’nın 58/3. maddesi uyarınca, alacaklı tarafından yapılan icra takibinde alacağın yabancı para olması hâlinde, alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve Türk Lirası karşılığı yada harca esas Türk Lirası karşılığı takip talebinde gösterilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 3. HD. 11/11/2021 tarih 2021/761 Esas 2021/11255 Karar, Yargıtay 12. HD. 30/10/2015 tarih 2015/19396 Esas 2015/29887 Karar, Yargıtay 19. HD. 06/10/2011 tarih 2011/1648 Esas 2011/12074 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) Bu husus HGK’nun 12/05/1999 tarih 99/12-271 E, 99/301 K. sayılı kararında, "İİK’nun 58. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, aynı zorunluluk İİK’nun 41. maddesi delaletiyle ilamlı takiplerde çıkartılacak olan icra emri için de geçerlidir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır" şeklinde ifade edilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/8111 esas, 2021/13025 esas sayılı ilamında; " 6098 sayılı TBK’nın 99. maddesi (818 sayılı BK’nın 83. maddesi) uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin üçüncü fıkrasında ise; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12/05/1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K.sayılı kararı). " denmektedir.
Somut olayda, takip talebi ve ödeme emrinde, yabancı para alacağının hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve TL karşılığı gösterilmediği gibi yabancı para alacağının harca esas Türk Lirası karşılığı da yazılmamıştır. Anılan yasa hükümlerinin emredici nitelikte olduğu, takip talebinde emredici yasa hükümlerine uyulmadığı, bu itibarla takibin usulüne uygun olmadığı bu durumun davanın her aşamasında resen gözetilebileceğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85-TL ilam harcından peşin alınan 811,22-TL harcın mahsubu ile bakiye 541,37-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.