T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/755 Esas
KARAR NO : 2025/280
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/08/2023
KARAR TARİHİ : 10/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirketin yapmış oldukları (KALSİT) alışverişi neticesi 01.01.2021 - 31.12.2023 tarihleri arası cari hesap ekstresine göre davalının toplam 159.759,64 TL borcu biriktiğini ve gönderilen ekstreye rağmen bu borcu ödemekten imtina ettikleri için Gemlik İcra- Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Davalı/borçlu icra takibine karşı yetki itirazında bulunduğunu bunun üzerine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile yeniden yetkili icra dairesinden ödeme emri tebliğ edildiğini, Davalı/borçlu borcun tamamına itiraz ederek takip durdurulduğunu, izah olunan sebeplerle, davanın kabulünü davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini ve icra takibinin devamını, kötü niyetli olarak borca itiraz eden davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf müvekkiline malları eksiksiz ve ayıpsız teslim etmesi gerekirken etmediğini, dava ve takip konusu fatura ve içeriği mallar müvekkile teslim edilmediğini, müvekkili, mallar kendisine zamanında teslim edilmeyince 3 kişilere karşı edimini yerine getiremediğini ve davacı yüzünden büyük zarara uğradığını, bu durum tanıkların anlatımı ile de sabit olacağını, dolayısıyla müvekkilinin bu faturalar nedeniyle davacı tarafa borcu olmadığını, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan ve şartları oluşmayan davanın reddini, davacının haksız ve kötü niyetli icra takibi ve dava açması ve müvekkilinin borcunun olmadığını bilerek dava açması nedeniyle %20'tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, haksız ve fahiş olarak talep edilen faiz ve faiz oranını, fer'i nitelikli talepler müvekkilinden hukuken istenemeyeceğinden, temerrüde de düşürmediğinden kabulü mümkün olmadığından bu taleplerin reddini, davacının şartları oluşmayan %20 oranında icra inkar tazminatı talebinin alacağın likit belirlenebilir olmaması ve yargılamayı gerektirdiğinden ve şartları oluşmadığından reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Büyükçekemce ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 161.273,84 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır..
Davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için 18/12/2023 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca davalı şirketin inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Davacının İncelenen Ticari Defterleri, 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği gereği Ticari Defterlerini E-Defter olarak kayıt altına alındığı. 2 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel tebliği 3. Maddesi gereği ise Yevmiye ve Kebir defteri beratlarını süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine yüklediği Davacının incelen kayıtlarına göre: Davacının davalıya 1.255.345,95TL tutarında fatura düzenlediği, davacının davalıdan 1.095.586,31TL tutarında tahsilat kaydının göründüğü, davacının davalıdan 159.759,64TL tutarında Alacaklı göründüğü Davacının 15.05.2023 tarihinde Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... ESAS Sayılı Dosyası ile 159.759,64TL Asıl al: 1.514,20TL faiz olmak üzere toplam 161.273,84TL Alacak istemi ile takip başlattığı, Davacının davalıdan 159.759,64TL Alacaklı olduğu TBK.m.117 uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ihtar ile temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Dosya içerisinde davacı tarafından davalının temerrüde düştüğünü gösteren bilgi ve belge tespit edilememiştir. Ancak Mahkememiz tarafından TTK 1530 maddesine göre davacının faiz talebinin kabulü durumunda; 4.064,50- TL ticari temerrüt faizi hesaplanabileceği şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine ek rapor tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle; 5.01.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 523 No.lu VUK Tebliği kapsamında, elektronik olarak düzenlenen belgeler 2021 Temmuz ayından itibaren BA-BS form bildirimlerine dahil edilmeyeceği, Tebliğin yürürlük tarihinin 01.07.2021 olduğu, Bu sebeple BA ve BS formlarında tarafların beyanı olmadığı, karşılıklı düzenlenen faturalar E- FATURA olduğun E Belge olarak görüntülenmekte olduğu, incelenen Formlarda sadece 2021 yılı 11 adet 98.430,00 TL tutarında fatura E- Beyanname olarak görünmekte olduğu, Bunun tarafların kendi beyanı olduğu Formda görünen diğer işlemlerin E Belge olarak görüntülendiğini ve bunların sistem tarafından otomatik oluşturduğu şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari d,avalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Dosya kapsamında her iki tarafın BA-BS beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan ek ve kök bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Tarafların BA-BS formları da birbiriyle örtüşmektedir. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 159.759,64 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Reddedilen bu kısım yönünden davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Büyükçekmece ..... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 159.759,64 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-159.759,64 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 10.913,19TL ilam harcından peşin alınan 2.754,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.159,02TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 269,85 TL Başvuru Harcı ve 2.754,16 TL Peşin Harç olmak üzere toplam 3.024,01 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.090,71TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 29,30TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
8-Davacı tarafından sarf edilen 3.500,00TL bilirkişi ücreti, 537,50TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.037,50TL den kabul red oranına göre hesaplanan 3.999,60TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.514,20TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2025
Katip ....
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır