T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/756 Esas
KARAR NO : 2024/603
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/08/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yeni yapılan otelin inşaat sonrası iç temizliği ile ilgili 230.000,00-TL + KDV ye 20.01.2023te başlanmak üzere anlaşma sağlanmış, bu kapsamda temizlik işine başladığını, fakat firma istenilen şekilde özende işi yürütmemiş işi tamamlamadan işi yarım bırakmış, müvekkili iyiniyetli olarak ödemenin tamamını yaptığını, davalı firma sahibi sözleşme bedelini şahsi hesabına yollanması gerektiğini, şirket hesapları ile ilgili bankalarda problem olacağını işe başladıktan sonra müvekkile söylemiş ve müvekkili davalı firma sahibinin şahsi hesabına daha sonra muhasebeleştirilmek üzere ödemeleri yaptığını, müvekkili şirket yetkilisi .... 'in ... Bankası A.Ş hesabından davalı şirket müdürü ve ortağı .... hesabına 13.03.2023 tarihinde .... TR.... hesabına 50.000,00 - TL 24.03.2023 tarihinde ... TR.... hesabına 50.000,00 - TL 27.03.2023 tarihinde ...... TR ... hesabına 40.000,00 - TL 04.03.2023 tarihinde ...... TR ... hesabına 50.000,00 - TL His temizlik adına malzeme alımı için de 23.05.2023 tarihinde kredi kartından 46.000,00-TL olmak üzere ... Alüminyum Aksesuarları Şirketine toplam 236.000,00-TL ödeme yapıldığını, dekontlarda borç ödeme olarak yazılmış olup davalı şirkete borca karşılık olduğu şirket yetkilisine gönderilirken yazıldığını, tüm ödemeler yapılmasına karşılık davalı şirket müvekkil aleyhine icra takibi başlatmış müvekkili şirket muhasebesinin yeni olması nedeni ile UETS ile gönderilen tebligat görülmemiş ve sözleşmeye konu ödemeyi hiç tahsil etmemiş gibi müvekkilin banka hesaplarına ve gayrımenkulüne haciz işlemi yapıldığını, müvekkili şirket uluslararası otel zinciri markası olan ... Otel'in .... Otel ... olarak Arnavutköy'de faaliyete 12.07.2023 tarihinde başlamış olup işlerini eksik yapan tamamlama sözü vererek işlerini halen teslim etmeyen davalı şirketçe de mağdur edildiğini, sözleşme konusu işin teslimi kabulü bitirildiğine dair herhangi bir tutanak iş teslim formu bulunmamakla birlikte davalı şirket işin teslimini de yapmadığını, sözleşmeye konu borç ödendiği ve temizlik işi tamamlanmadığı için de müvekkili şirketin borcu değil alacağı bulunmadığını, 236.000,00-TL ödeme yapmasına karşılık müvekkili şirket tam eksiksiz hizmet alamamış ve iş teslimi yapılmadan ve müvekkile temerrüde düşürülmeden takip işlemi başlatıldığını, ayrıca borcun ve faizin varlığı asla kabul anlamına gelememekle birlikte davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında işletmiş olduğu temerrüt faizi olan %45 ilişkin herhangi bir anlaşma bulunmadığını, kaldı ki ticari işlerde işlemesi gereken faiz de ticari faiz oranı olan %16,75 olduğu, bu hususlarla birlikte alacaklının takibe konu ettiği borcun tamamının, işlemiş ve işleyecek faizin, her türlü ferilerin tarafımızca hiçbir şekilde kabulü mümkün olmadığını, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi 'nin 7.1.maddesi; "İşbu sözleşme hükümlerinden doğacak ihtilaflarda otelin kanuni defter ve kayıtları kesin delil olacaktır. İşbu madde 6100 Sayılı HMK, madde 193 uyarınca Delil Sözleşmesi hükmündedir." şeklinde olduğunu, buna göre müvekkilin defter ve kayıtları kesin delil olacağından davalının da usulüne uygun kesilmiş faturaları bulunmadığından sözleşmenin ifası noktasında ihtilaf bulunmakta olup ihtilaf ortadan kalktıktan sonra müvekkilin borçlu olmadığının anlaşılacağı, müvekkil şirket iki defa ödeme yapma durumunda kalmış olup davalı şirket yetkili hakkında da nitelikli dolandırıcılık suçundan da suç duyurusunda bulunulacağı, davalı şirket yetkilisi banka hesabına yapılan ödemelerin şirket yetkilisinin faaliyetlerinin şirket adına yapıldığı teamülü göz önüne alınarak ve başkaca cari işlem olmadığından müvekkili şirketin Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyaya konu alacaktan dolayı borçlu olmadığının tespitine, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosyanın tedbiren durdurulması ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesine, müvekkile sözleşme bedelinin tamamını ödediği için mahkemenizce tedbir talebimiz doğrultusunda teminata hükmedilmesi halinde hükmedilecek teminat bedelinin müvekkilin yapmış olduğu ödemenin dikkate alınarak hakkaniyete uygun olarak teminatsız olarak tedbire hükmedilmesi aksi takdirde daha düşük bir teminat bedelinin belirlenmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedelinin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, sözleşme konusu işlerin teslimi olmadığından yapılmayan iş bedelinin değerleme yapılarak bedel indirilmesine, fazla yapılan ödemenin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili ile davacı arasında hizmet sözleşmesi imzalanmış; müvekkil üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirerek, 30.06.2023 tarih 234.140 TL bedelli faturayı düzenleyip davacıya tebliğ ettiğini, davacı ise faturaya itiraz etmediğini, dava dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki kabul edilerek; borcun ödediği, müvekkilin de işi yarım bıraktığı iddia edildiğini, iddialar gerçek dışı olduğunu, huzurdaki dava açılmadan önce, müvekkilinin işi yarım bıraktığına dair müvekkile ihtarname çekilmemiş, sözleşme feshedilmediğini, zaten müvekkilinin işi yarım bıraktığı iddia edilmesine karşın, tüm borcun ödendiğinin beyan edilmesi de kendi içinde çelişkili olduğu, su hizmeti almadan, işi yarım bırakan bir firmaya tüm borcu ödediğini iddia etmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin işi yarım bıraktığı iddiasını ileri süren davacı taraf, dosyaya bu yönde bir delil sunamadığını, bu hususta ispat yükü davacıda olduğunu, dava konusu fatura ve sözleşmeye ilişkin olarak müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, huzurdaki davanın tarafları ... Otelcilik ve ..... duğu, oysaki dosyaya sunulan dekontlarda, dava dışı ...., dava dışı ......'a 04.04.2023 tarihinde 50.000 TL, 27.03.2023 tarihinde 40.000 TL, 24.03.2023 tarihinde 50.000 TL, 13.03.2023 tarihinde 50.000 TL ödeme yaptığını, ödemelerin açıklama kısmında borç ibaresi yer almakta olup, davacı ya da davalı firmanın ismi ya da borcun neye ilişkin olduğu ibaresi yer almadığı, söz konusu ödemeler, ......'un , .... 'e elden borç olarak verdiği paraların geri ödenmesinden ibaret olduğunu, bu husus dava dışı taraflar arasında olup, aralarındaki hukuki ilişki müvekkili bağlamadığını, Yargıtay ... Hukuk Dairesi .... E. ... K. 03.11.2014 Tarihli ilamda, "Somut olayda, davalı taraf, alacağa konu faturaları ticari defterlerine kaydedip, alacağı kabul etmiş olup, davacı şirket alacağının varlığını kanıtlamıştır. "Davalı, ödeme savunmasında bulunduğuna göre, davacı tarafça ödemeler kabul edilip, başka bir ilişki sebebiyle yapıldığının ileri sürülmesinden dolayı ispat yükünün davacı tarafa geçtiğine" dair gerekçe ve varılan sonucun doğru olmadığını, davacı, davalının davaya konu faturalara dair ödeme yapmadığını, davalının savunduğu ödemenin, onun ... ile olan hizmet sözleşmesi kapsamında şahsi hesabına yapılan ödeme olduğunu belirterek, ödeme savunmasını, inkâr etmiş olup, ikrar etmediği, davacı, alacağını kanıtlamış olup, davalının ödemelerinin davacı ve davalı arasındaki başka bir hukuki ilişki sebebiyle yapıldığı ileri sürülmediği, ödeme vakıası ikrar edilmemiş ve benimsenmediği, davacının bu açıklaması, ikrarın hiçbir türüne girmemekte, davalının ödemeyi kanıt yükü devam etmekte olup, davalı davacı ile olan hukuki ilişkisi kapsamında doğan ve kanıtlanan borcunun ödendiğini kanıtlayamadığını, dilekçede, .... Alüminyum firmasına 23.05.2023 tarihinde 46.000 TL ödeme yapıldığı iddia edilmiş olup, söz konusu ödemenin müvekkil firma ile bir ilgisi bulunmadığını, bu nedenle söz konusu ödemeyi ve malzeme alımı için ödendiği iddiasını kabul etmediğini, açıklanan nedenlerle, davacı tarafından müvekkile yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığından ve davanın reddi gerektiğinden, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında davacının borçlu olup olmadığı, işin yarım bırakılıp bırakılmadığı, davacı tarafından fazladan yapılan bir ödeme olup olmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmış olup "...tarafların 2023 yılına ait ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapılmış olup tasdik açısından sahibi lehine delil kabiliyetleri vardır. Davacı taraf 09.07.2023 tarihinde davalı tarafa .... numaralı 271.400,00 TL tutarında iade faturası düzenlemiştir. Faturanın dipnotu olarak “İş bu fatura 30.06.2023 tarihli ... numaralı faturaya istinaden iade faturası kesilmiştir.” ibaresi bulunmaktadır. E-fatura GİB üzerinden alıcıya iletildikten sonra 8 günlük süre içinde alıcı “KABUL” ya da “RED” yanıtını sistem üzerinden uygulama yanıtı olarak göndererek süreci işletebilir. Sistemsel olarak 8 günden sonra sistem üzerinden yanıt dönülmesi mümkün değildir. Yasal sürelerde iptal ve itirazı olmayan fatura ise alıcısı tarafından kabul edilmiş sayılır. Alıcı e-faturaya yasal süreler içinde red yanıtı döndüğünde, harici kanallardan bir iptal /itiraz süreci başlatılmasına gerek kalmaz. Red yanıtının faturanın tüm içeriğine itiraz edilmesi anlamına geldiği, reddedilen bir faturanın ise alıcısı tarafından muhasebe kayıtlarına alınmasına gerek bulunmamaktadır. Böyle bir durumda da reddedilen bir fatura için iade faturası düzenlenmesi durumuna gerek kalmaz. Faturanın içeriğindeki mal/hizmetin hepsine ya da belli bir bölümüne itiraz/geri gönderim talebi varsa ve fatura muhasebe kayıtlarına alınmışsa İade faturası ile süreç ilerletilmelidir. İade sürecinde ise İade fatura türüne göre e-fatura düzenlenmeli ve iadeye konu olan fatura bilgileri (numara ve tarihi) İade faturasının referans verilen belge bölümünde yer almalıdır. Ticari fatura senaryosuna göre gelmiş bir e-faturaya yönelik düzenlenecek iade faturası senaryosu, iadeye konu faturanın senaryosundan bağımsız olarak temel ya da ticari olarak belirlenebilir. İade faturasında, gelen faturaya ait taraf yani gönderici-alıcı bilgileri yer değiştirmiş şekilde yer alır. Davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği toplam 190.000,00 TL tutarındaki 4 adet banka havalesi dava dışı iki gerçek kişi arasındaki bir para alış verişi şeklinde gerçekleşmiştir. Muhasebe tekniği açısından davacı tarafın davalıya yapmış olduğu bir ödeme şeklinde değerlendirilmemesi gerekir. Bu para alışverişi parayı gönderen gerçek kişi ile parayı alan hesap sahibi gerçek kişi arasındaki ayrı bir hukuki uyuşmazlık konusu olması gerekeceği kanısındayım. Davacı taraf açısından tüzel kişi şirketin gerçek kişi şirket ortağına borçlanması ortaya çıkmaktadır." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Havale, hukuksal nitelikçe (tıpkı onun özel biçimlerinden biri niteliğindeki çek gibi) bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (HGK. 9.6.2004 tarih, 2004/4–362 E. 2004/347 K.).
Somut olayda, bu yasal karine karşısında davacı taraf, davalı tarafa yapılan dava konusu havalenin, bir borcun ödenmesinden başka bir amaca yönelik bulunduğunu kanıtlama yükümlülüğü altında olacaktır. Ancak davalı taraf davacı tarafça yapılan ödemenin elden verilen borç nedeniyle yapıldığını iddia etmekle bu konuda ispat yükünü üzerine almıştır. Ayrıca, şahsi hesaba yapılan ödeme tutarlarının birbiriyle örtüştüğü, davacı tarafça ödeme yapıldığının kabulü gerektiği, aksinin kabulü halinde hakkın kötüye kullanılmasının söz konusu olacağı, 46.000,00 TL'lik malzeme alışverişine ilişkin kredi kartı ekstresinin de iddiayı destekler nitelikte olduğu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak hareket ettiği kanaatine varılmakla davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, menfi tespit talebinin kabulü üzerine fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasına konu alacak nedeniyle borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Takip bedelinin %20'si olan 46.828,00TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 15.994,10TL ilam harcından peşin alınan 3.998,53TL harcın mahsubu ile bakiye 11.995,57TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 3.500,00TL bilirkişi ücreti, 133,75TL posta masrafı, 269,85TL başvuru harcı, 3.998,53TL peşin harç olmak üzere toplam 7.902,13TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 37.121,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır