T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/757 Esas
KARAR NO : 2024/1190
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/08/2023
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket .... Gümrük Müdürlüğü denetimi altında geçici depolama hizmeti veren bir şirkettir. Bu doğrultuda; müvekkil şirket davalı şirkete ait emtiaların antrepoda saklanması ve korunmasına yönelik hizmet vermiş olup, verdiği bu hizmet karşılığında ekte yer alan 8 adet toplam 348.000,00 TL bedelli ödenmeyen faturalar için Çatalca İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 08/11/2022 tarihinde icra takibi başlatmış, ancak davalı şirket, icra takibine itiraz etmiştir. Akabinde davalı şirket 12/12/2022 tarihinde 115.000,00 TL, 26/12/2022 tarihinde 65.000,00 TL ve 26/12/2022 tarihinde 135.000,00 TL olmak üzere toplam 315.000 TL ödemiştir. Müvekkil şirket tarafından davalı şirkete ait emtiaların antrepoda muhafaza edildiği, davalı şirketin emtiaların sahibi olduğu, emtiaların antrepoya teslim tarihinden davalı tarafından teslim alınana kadar geçen süreden doğan antrepo ücretinden davalının sorumlu olduğu, buna ilişkin doğan toplam 348.000,00 TL ardiye ücretinin davalı tarafından bir kısmının ödendiği ancak geriye kalan asıl alacak, faiz, masraf ve vekalet ücretine ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı bu nedenle davalı şirketin geriye kalan bedelden ve masraflardan sorumlu olduğu sorumlu olduğu izahtan vareste olup, davanın kabulüne kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının icra takibine konu ettiği faturaların toplamda 348.000,00-TL tutarında olduğunu, bu faturalara karşı müvekkilce ödenen meblağlar; toplamda 315.000,00-TL olduğunu, ilgili takip; 08.11.2022 tarihinde açılmış olup; 27.12.2022 tarihinde usulsüz tebligat gerçekleştiğini, taraflar arasında 31.12.2022 tarhinde mutabakat mektubu imzalandığını, anlaşmaya varıldığını, müvekkilin herhangi bir borcu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Çatalca İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 354.048,00-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 01/04/2024 tarihli raporda özetle;''Davacı .... Lojistik Ltd. Şti.’ ne ait ticari defterlerin elektronik defter olarak tutulduğu, elektronik defter beratlarının yasal süresinde Elektronik Defter Genel Tebliğine (Sıra No: 1) göre usulüne uygun oluşturulduğu, Davacı ... Lojistik Ltd. Şti.’ nin ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi olan 08/11/2022 itibari ile davalı .... Gıda Orman Ürünleri Tarım .... İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’ nden 348.000,00-TL alacaklı olduğu, Takip tarihinden sonra, Davacı ..... Lojistik Ltd. Şti. tarafından davalı adına Düzenlenen 12/12/2022 tarihli 28.000-TL tutarındaki fatura ile birlikte bakiye alacağın 376.000,00-TL olduğu, Yine takip tarihinden sonra, davalı tarafından, davacı adına düzenlenen 26/12/2022 tarihli 61.000,00-TL tutarlı iade faturası ile davalı tarafından yapılan, 12/12/2022 tarihinde 115.000TL, 26/12/2022 tarihinde 135.000-TL ve 26/12/2022 tarihinde 65.000-TL ödeme sonrasında ise bakiyenin kapandığı ve borç alacak kalmadığı,...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 02/07/2024 tarihli raporda özetle;''Davacının ,davalı adına düzenlediği 11 adet toplam 436.000,00 TL. bedelli faturaların tamamının davalı kayıtlarına veresiye borç /davacı alacaklı olarak kayıt edildiği görülmüştür. Davalının davacı adına düzenlediği 2 adet 91.000.00 TL. bedelli iade faturası davalı kayıtlarına davacı borçlu veresiye alacak olarak kayıt edildiği görülmüştür. Davalı kayıtlarında, dava konusu faturalardan dolayı davalının Davacıya345.000,00 TL. ödeme yaptığı ve 91.000.00 TL. tutarında da mal iade ettiği dolaysıyla 436.000,00 TL. tutarıdavacıya ödemiş olduğu, davacıya borçlu olmadığı, davalının 31.12.2022 tarihi itibariyle yevmiye defterinin kapanış maddesinin kaydı yapılmadığı için kapanış maddesine göre davacıya borçlu olup olmadığı, davalının2022 yılı yevmiye defterininTTK’nun64 ve 65 maddesine uygun olaraknoterden açılış tasdikinin yapıldığı ancak kapanış tasdikinin yapılmadığı, dolayısıyla sahibi lehine delil olmadığı...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, tarafların birbirlerinden borç ve alacak ilişkinin kalmadığı her iki tarafın defterlerinde de doğrulanmıştır. Ayrıca mutabakat metniyle alacak bakiyesinin sıfırlandığı konusunda anlaşma sağlanmıştır. Davacının iddiasının başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine karar verilmiştir. Reddedilen bu kısım yönünden davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE,
2-Yasal koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından sarf edilen 3.000,00-TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
8-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair,tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 02/12/2024
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.