T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/813 Esas
KARAR NO : 2024/730
DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
DAVA TARİHİ : 23/08/2023
KARAR TARİHİ : 08/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., davalı kooperatifin aktif ev sahibi olup, aidat borçlarını düzenli olarak ödediğini, müvekkili, "Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu .... Kooperatifi"nde bulunan .... nolu üyelik hakkına isabet eden .... ada A10Blok 15 nolu daire için üye .... ile devire anlaşmış ve ödemeye ilişkin meblağı 50.000,00-TL elden nakit ve 20.000,00-TL elden dört taksit olacak şekilde ödediğini, devir aşamasında ise, mevcutta sahip olduğu borçların üyelik hakkına sirayet etmesinden çekinen müvekkil, o dönemki yönetimin de ona verdiği öneri ile, ... alacağı hissenin oğlu ... üzerine devrini gösterir bir evrak imzalamış ancak bunun işleme alınmamasını zaten halihazırda borçlarını ödeme halinde olduğunu bildirdiğini, kısa bir süre sonra ise tüm borçlarını ödeyerek, içinde bulunduğu korku halini bertaraf ettiğini, yönetim ile aralarında geçen 'imzalamış olduğu evraka ilişkin bildirdiği koşul sebebiyle işleme alınmadığının verdiği güvence' ile de; kendi adına gerçekleştirilmesini beklediği üyeliğinin kesintiye uğramadığını düşünerek üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş, aidatlarını düzenli ödemiş ve konutta ikametini sürdürdüğünü, davalı Kooperatif, 27/06/2014 tarihinde tanzim edilmiş evrak uyarınca usule ve hukuka aykırı olarak, tamamen kötü niyetli şekilde geriye dönük 0202/02/2024 tarihli 894 nolu karar ile, üzerine düşen araştırma yükümlülüğünü de yerine getirmeksizin üyelik devrini karar altına aldığını, yani davalı kooperatif önce devre yönelik kararı almış sonrasında da üyelik devir sözleşmesini ikame ettiğini, payın devralınmasıyla ortaklığın kazanılabilmesi için tıpkı kurulmuş bir kooperatife sonradan ortak oluyormuş gibi Koop. K m. 8 hükümlerinin takip edilmesi gerektiği, yönetim Kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorunda olduğu, buna göre devralan giriş isteminde bulunmalı; yönetim kurulu ise gerekli incelemeleri yapmalı, ortak olabilmek için gerekli şartların taşınması halinde kişiyi kooperatife kabul etmeli, aksi takdirde talebi reddedilmesi gerektiği, devralan .... 'ın; henüz 18 yaşında olduğu herhangi bir gelirinin olmadığı, yaşamını ailesi müvekkili babaya ait konutta geçirdiği ve gelirini de ailesi üzerinden sağladığı araştırılmaksızın; buna ilişkin belge tesisi sağlanmaksızın ve üstelik Koop. K m. 8 hükümleri uyarınca üye olma şartlarını sağlayıp sağlamadığı araştırılmaksızın davalı Kooperatifçe yapılan üyelik devri kanun uyarınca geçersiz niteliği haiz olduğu, izah olunan nedenlerle davanın kabulü ile, müvekkiline ait ... ada .... Blok 15 nolu dairenin üçüncü kişilere devrini önlemek amacıyla tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkili davalı kooperatifin üyesi olduğunu tespitine, halihazırda üye görünenin üyelikten terkinine, bu taleplerin kabul edilmemesi halinde müvekkilinin kooperatife ödemiş olduğu aksi halde ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili müvekkili kooperatifin ...' ın üyeliğe kabulüne karar verirken yeterli araştırmayı yapmadığını, ....' ın 18 yaşında her hangi bir geliri olmayan, davacı babası ve ailesinin desteği ile geçimini idame ettiğini müvekkilin buna ilişkin belge ihdas etmediğini iddia ettiği, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu' nun ikinci bölümünde düzenlenen "Ortaklık Sıfatının Kazanılması ve Kaybedilmesi" kısmının "Ortaklığa Girme Şartları ve Ortak Sayısı başlıklı 8. Maddesinde (Değişik: 6/10/1988 - 3476/2 md.) Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar. (Ek cümle:21/10/2021-7339/1 md.) Yönetim kurulu başvuruyu bir ay içinde sonuçlandırır ve başvuru sahibine kararı taahhütlü mektupla veya elden imza karşılığında tebliğ eder. Kooperatif, ortaklarına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyor ise ortak olmak isteği, bu yükümlerin yazılı olarak kabul edilmesi halinde değer taşır. Yönetim Kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır. Yapı kooperatiflerinde konut, işyeri ve ortak sayısı genel kurulca belirlenir. Yönetim Kurulu, genel kurulca kararlaştırılan sayının üzerinde ortak kaydedemez. (Ek dördüncü fıkra:21/10/2021-7339/1 md.) hükmünü düzenlendiği, söz konusu devir sözleşmesi gereğince müvekkili kooperatif tarafından devir eden ve devir alanın medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olup olmadığı araştırıldığı gibi ana sözleşmede gösterilen şartları taşıyıp taşımadıklarını da araştırmış ve taşıdıklarını tespit ettiğinden de söz konusu devri yaptığını, devir alan dava dilekçesinde de belirtildiği üzere reşit olup medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olduğu, bu nedenle de müvekkili kooperatifin devir eden ile devir alanın anlaştıkları satış meblağının ne kadar olduğu, ödenip ödenmediği, devir alanın devir bedelini ödeyecek maddi imkanının bulunup bulunmadığını araştırma gibi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi böyle bir yetkisi de bulunmadığını, taraflar devir konusunda ve devir bedelinin ödendiğine dair irade beyanlarını müvekkili kooperatife bildirdiklerini, bu nedenle davacı tarafın bu iddiaları da gerçeği yansıtmadığı gibi her hangi bir hukuki dayanağı da bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde dayanak yaptığı yargıtay kararlarının da dava konusu olay ile her hangi bir ilgisi bulunmadığını, zira davacı tarafın ikrarından da görüldüğü üzere söz konusu taşınmazda davacı taraf ikamet etmekte olup faturaların kendisi tarafından ödeneceği hayatın olağan akışının gereği olup, yine davacı tarafın iddialarının aksine kooperatifin aidatları davacı tarafından ödenmediğini, bu nedenlerle davacı tarafın dava dilekçesindeki iddiaların reddi ile fazlaya dair haklar ve karşı dava açma hakkı saklı kalmak kaydı ile hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava; davacının kooperatif üyesi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; davacı tarafın talebi üzerine uzlaşma için kesin süre verildiği ve uzlaşamadıklarının anlaşıldığı, davacının bilirkişi ücretini yatırmadığı ve bu hususta mazerette bildirmediği, davacının iddiasının başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1İspatlanamayan davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, tarafların Yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 08/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.