T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/9 Esas
KARAR NO : 2024/1016
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/01/2023
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 17.07.2021 tarihinde .... şase numaralı .... marka arabayı satın aldığını, otomobile 16.06.2020 tarihinde motor arızasından dolayı sandık motor takıldığını, müvekkilinin 68.000 km'de almış olduğu aracın 83.203 km'de .... tarafından, 412.000,00 TL'ye tamir edildiğini, öncesinde de yine .... bağlı .... bayide 57.423 km'de sandık motor takıldığını, bundan önce de sıfır motor yapıldığı göz önüne alındığında araçta fabrika çıkışı bir hata olduğunun ortada olduğunu, garanti kapsamında olması km içinde 2 defa motoru yapıldığını, bu hususun davalı tarafa belirtildiği halde herhangi bir şekilde ücretsiz bakım yapmadıklarını, müvekkilinin aracının şirket aracı olmasından dolayı aracı yaptırarak iş bu davayı açmaya zorunda bırakıldığını, motoru sıfırdan yapılan bir aracın ancak 15.000 km yol yaptıktan sonra tekrardan motor arızası vermesinin hayatın olağan akışına aykırı bir durum olmakla birlikte bunun mali yükümlülüğüne müvekkilinin katlanmasının hakka ve hukuka aykırı bir duruma yol açacağını, 57.423 km'de motoru yapılan bir aracın düzenli olarak bakımlarının yapıldığı halde 25.780 km'de motorunun değişmesinin anormal bir durum olduğunu belirterek davanın kabulüne, şimdilik 1000 TL ile sınırlı olmak üzere hizmet kusurundan kaynaklanan onarım zararının tazmini talebinin kabulüne, araçta meydana gelen değer kaybı talebinin şimdilik 1000 TL ile sınırlı olmak üzere kabulüne, yargılama giderleriyle birlikte ücreti vekaletin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu aracın 2017 yılında satın ve teslim alındığını ancak huzurdaki davanın iki yıllık zaman aşımı süresinin dolmasının ardından 4 yıl geçtikten sonra ikame edildiğini, davacı tarafın, yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını ve bu nedenle de dava hakkının ortadan kalktığını, davacı tarafın delilerinin taraflarına tebliğ edilmediğini ve davacının tarafın sunmuş olduğu delilleri kabul etmediklerini, esasa ilişkin olarak ise dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasına veya müşteri memnuniyetsizliğine dayanmadığını, dava konusu aracın üretimi ile alıcıya satışı esnasında niteliğini doğrudan veya dolaylı olarak azaltan ve araçtan beklediği faydalara zeval getiren herhangi bir durum olmadığını, 2 yıllık süre boyunca sorunsuz çalışması ve davacı tarafa tam verimle fayda sağlandığı gözetildiğinde aracın üretimden kaynaklı bir ayıba sahip olmadığı sonucuna ulaşılacağını, müşterinin beyan ettiği her türlü şikayet ve beyanın iş emrine aynen geçirildiğini, aracın davacı tarafından yetkili servise getirildiğini ve üzerinde gerekli incelemeler yapılarak aracın onarıldığını, aracın hangi şartlar altında ve ne şekilde kullanıldığının belirsiz olduğunu, araçta herhangi bir değer kaybının meydana gelmediğini, aracın uğramış olduğu arızanın tamir bedelinin 80.000 TL olduğunu ve değer kaybına uğramayacağını belirterek zamanaşımı süresinin geçtiğini ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, esas yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına Makine Mühendisi bilirkişi ...'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 09/11/2023 tarihli raporunda özetle; '' Dava konusu ... plakalı .... marka, .... tipi 2017 model şase nosu ... olan aracın İlk tescil tarihi 04.10.2017 dir. Aracın tüm periyodik kontrolleri ve bakımları düzenli olarak davalı “ ... Tic.A.Ş.”'firmaya ait serviste yapıldığını, Yukarıda bölüm 4. 1'de satış sonrası araca yapılan periyodik ve bakımları sırasıyla sunulmuştur. Buna rağmen araç 57.423 km'de iken motorda oluşan arıza nedeniyle motor davalı tarafından komple yenisi ile “Sandık motor” değiştirilmiş olup, garanti kapsamında herhangi bir ücret talep edilmemiştir. Motor değişimden sonra 13.07.2021 tarihinde 68.800 km'den ve 07.10.2021 tarihinde 74.386 km'de aracın bakımları yapılmıştır.74.386 km bakımından ise sarı motor ikazı yanıyor, kontrol edildi. Sensörleri kontrol edilmiş, arıza hali giderildi denilmektedir. Akabinde 23.08.2022,sarı ışık ikaz yanması ile araç çekici ile Davalıya ait servise getirilmiştir. Km'si 83.203 olduğu, Servis elemanları tarafından yapılan kontrollerde aracın silindir içleri videoskopi ile kontrol edildi. ve 3 silindir derin, 2 ve 4 silindirlerde kılcal çizikler görüldü.Üst turboda yağ ve boşluk görüldü nitekim arızaların tespitinde motorun rektefiye edilmesi genel olarak alınacak parçalar ve yoğun işçilik nedeni ile pahalıya mal oluyor.yetkili servis aracın motorunu komple, “Sandık motor * ile değiştirilmiştir. Yukarıda belirtilen tüm hususlar dikkate alındığında, aracın arızası kullanımdan kaynaklı bir durum olmadığını ve sürücü kaynaklı olduğunu aracı onaran teknik elemanlar bu durumu belirtmemişlerdir, zaten aracın ilk sahibi ve .... plaka değişikliği yapan Davacı sürücüsü de aracın periyodiklerini aksatmamışlar. Aracı düzgün kullandıkları anlaşılmıştır. Aracın genel periyodik kontrolleri ve onarım yapan davalı .... Tic.A.Ş.'ninde hizmet kusuru bulunmamaktadır. Çünkü aracın motorunu rektefiye etmemişler, yerine komple yeni sandık motor olarak tabir edilen yeni motor takmışlardır. Motor parça bazında onarılmadığı için hizmet kusuru bulunmamaktadır. Motorun içine partiküller vs. görülmüş, ancak partikül ( metal ) parçaları tespit edilmemiştir. Kanaatimce dava konusu araçta meydana gelen arıza kullanım hatasından ve hizmet hatasından kaynaklanmayan üretim ( imalat ) hatasından kaynaklı gizli ayıplı olduğunu; Aracın komple motor değişmesi yedek parça Garanti kapsamında değerlendirildiğinde, komple motor değişimi de 60.000 km doldurmadığı için Garanti kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bahse konu otomobilde değer kaybı bulunmamaktadır. Dolaysı ile aracın motor arızası öncesi 2. El değeri ile araca sıfır motor takılması sonrası 2. El rayiç değeri arasında bir değer kaybı söz konusu değildir. Dolayısıyla ödenen 412.000,00 TL Davalı tarafın yasal faizleri ile birlikte geri ödemesi gerekir. Tespit ve kanaatim olarak sayın mahkemenin takdirine saygı ile arz ederim.'' şeklinde belirtilmiştir.
Mahkememiz dosyasına Makine Mühendisi bilirkişi ..., mahkememize sunmuş olduğu 13/06/2024 tarihli raporda özetle; ''Dava konusu ... plakalı .... marka 2017 model .... tipi otomobil 04.07.2017 tarihinde fatura karşılığı satın alınmıştır. Dava konusu aracın periyodik kontrolleri vaktinde yapılmasına rağmen aracın orijinal motoru kample sandık motoru ile 16.06.2020 tarihinde 57.423 km'de değiştirilmiştir. Bu motorlar enaz 300.000 ile 400,000 km yaparlar. Orijinal motorun değişim nedeni rapor edilmemiştir. Değişmesinin nedeni hararet yaptırılmış mı, yağsız bırakılmış mı, bu konuda rapor yok, buna karşın kompresyon testi daha sonra yapılmış ise de değişim ile ilgili bilgi bulunmamaktadır. Bu motor değişimi ile aracın sadece motor arızası ile ilgili 60.000 km'de tekrar garanti süresi verilmiştir. Dolayısıyla 18.06.2022 tarihinde tekrar arıza yapmıştır. Bu sefer ... tarafından motorun arızası ile ilgili kısa bir rapor tanzim edilmiştir. Bu rapora göre, kompresyon testi yapılmış olup ( 1. Silindir 8 bar.2.silindir 13 bar,3.silindir 10,5 bar,4.silindir 12 bar olarak ölçülmüştür.) Silindirler arasındaki uyumsuzluk görülmemektedir. Yani 57.564 km'de daha sonra 83.203 km'de yapılan motor değişmlerinde motorun arıza yapması,aracın çalışma koşulları belirtilmemiş. Ancak araç şehir içinde çalışmış araç hararet yapmamış,eksik yağ nedeniyle kullanılmamış, çünkü sürekli serviste bakımı yapılmıştır.Hararet yaptırılmış ise, Motor yağsız bırakılmiş ise, gerekçeleri rapor edilmemiştir. Aracın hep aynı arızayı yapması, sürekli aynı koşullarda çalıştırılmış ise de, motorda beklenen bir arıza değildir üretiminden kaynaklı arıza olacağını ve yetkili servis bu konuda üretici firmadan teknik eleman ( Uzman ) talep etmiş ise, rapor tazmin edilmesi gerekirdi. Araç onarılmamış, arızalı motor ilk 57.423 km'de yenisi ile sandık motor ile değiştirilmiş 83.203 km'de tekrar arıza yapmış bu motorda yenisi ile değiştirilmiştir. Motorun yaptığı kım'ler 0 km alınan araç 57.423 km de motor arızası nedeniyle yeni sandık motor ile değiştirilmiştir.2.sandık motor ise 83.203 km'de değiştirilmiş ve yapılan tespitte silindirler arasında çok düzensiz bir çalışma olduğunu tespit etmişlerdir. İkinci sandık motor “orjinal motor 57.000 km de sandık motor 25.000 km de değiştirilmiştir. iki motor toplamda 83.00 km de kullanılamaz duruma gelmiş motorlarla ilgili üretici firma her hangi bir araştırma yapmamıştır.Hatta ikinci motor 25.000 kım de sonra kullanılamaz durumuna gelmesi garanti verilen 60.000 km'yi geçmemesi kanaatimce yukarıda belirtildiği gibi her iki motorun kullanılamaz duruma gelmesi kullanıcı hatasından ve hizmet hatasından kaynaklanan bir durum olmadığının kanaatine varılmıştır. Davalı taraf bu durumu rapor halinde üretici firmaya sunmamıştır, Sönuş olarak; Tarafların iddiası ve savunması dosyadaki bilgiler ile araç üzerinde e yapılan incelemede aracın kullanmadan kaynaklı bir arıza olmadığı gibi davalı tarafırı hizmetinden kaynaklı bir durumda bulunmamaktadır. İlk arıza ile ilgili bir rapor davalı tarafında tanzim edilmemiştir. 83.000 km'de ise kompresyon testinde silindirler arasında farklılık görülüyor, Nedeni araştırılmamış, motor sandık motor ile değiştirilmiştir. Henüz 29.780 km'de iken değişmesi bu motor için verilen garanti süresi km olarak henüz doldurmadığı için garanti kapsamında değertendirilmesi gerektiğinin kanaatindeyim. Motorundan kaynaklı aracın değer kaybı söz konusu değildir. Bilakis aracın motoru yenilenmiş ve araç motor bazında sıfırlanmış değer kazanmıştır. Davacı tarafından davalıya ödenen onarım veya motor değişim ücretinin garanti kapsamında değerlendirilmesi halinde iade edilmesi gerektiğini, tespit ve kanaatim olarak sayın mahkemenin takdirlerine arz ederim.'' kanaati olarak belirtmişlerdir.
Davacı vekilince 22.11.2023 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesi sunmuş olup bu kapsamda değerlendirme yapılmıştır.
Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklı tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafından davacıya ait davaya konu aracının ayıplı olarak motor tamirinin yapılıp yapılmadığı, ayıbın üretim hatasından kaynaklı olup olmadığı, davacının onarım zararını ve araçta oluşan değer kaybı bedelini davalıdan talep edip edemeyeceği, davalının kusurunun ve sorumluluğunun olup olmadığı, davanın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, davacının usule uygun ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraf aracının motor arızası sebebiyle davalıdan servis hizmeti aldığını, arızanın tekrar etmesi sebebiyle davalının hizmet kusuruna dayanarak maddi zararını ve araçta oluşan değer kaybını davalıdan talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın genel periyodik kontrolleri ve onarım yapan davalı ... Tic.A.ş.’nin aracın motorunu rektefiye etmediği, yerine
komple yeni sandık motor olarak tabir edilen yeni motor taktıklarını, motor parça bazında
onarılmadığı için hizmet kusuru bulunmadığını, kanaatine göre dava konusu araçta meydana gelen arıza kullanım hatasından ve hizmet
hatasından kaynaklanmayan üretim ( imalat ) hatasından kaynaklı gizli ayıplı olduğunu, aracın komple motor değişmesi yedek parça garanti kapsamında değerlendirildiğinde, komple motor değişimi de 60.000 km doldurmadığı için garanti kapsamında değerlendirilmesi
gerektiği, bahse konu otomobilde değer kaybı bulunmadığı, dolaysı ile aracın motor arızası öncesi
2. El değerı ile araca sıfır motor takılması sonrası 2. El rayiç değeri arasında bir değer kaybı
söz konusu olmadığının tespit edildiği, sonuç olarak araçta oluşan arızanın üretimden kaynaklı olduğu, hizmet kusurundan kaynaklı olmadığı bu sebeple davalının kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, yine aracın motorunun tamamen değişmiş olması sebebiyle değer kaybının oluşmadığı tespit edildiğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 179,90-TL harç ve 7.100,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.279,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.852,30-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 65.950,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/10/2024
Katip ...
e imzalıdır
Hakim ...
e imzalıdır