T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/923 Esas
KARAR NO : 2024/598
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/09/2023
KARAR TARİHİ : 03/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra dosyası ile müvekkiller hakkında icra takibi yapıldığını, ödeme emri Tebligat kanununa aykırı bir şekilde tebliğ edildiğini, icra dosyasının kesinleştiğini, müvekkiller davalıdan 2010 yılı içinde ürün aldığını, ürünü alırken davalı yana Bono verdiklerini, aldıkları ürün bedelini kısım kısım ödeyerek tamamen bitirdiklerini, bono'yu davalı yandan teslim almadıklarını, bono müvekkillerce teslim alınmadığından davalı tarafından 3 yıl gibi bir süre sonrasında icra konusu edildiğini, belirterek; Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı icra dosyasına konu olan bono ile ilgili olmak üzere davacı müvekkilin borçlu olmadığının tespıtıne, takibin ve bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bono üzerinde herhangi bir tahribat yer almadığını, icra takibine dayanak senet davacılar tarafından düzenlendiğini, davacılar senede karşı borçlu olmadıklarını senet ile ispat etmeleri gerektiklerini müvekkilin iyi niyetli lehtarı olduğunu, müvekkil haklı alacağına kavuşabilmek adına gerekli girişimlerde bulunduğunu, dosyada verilen ihtiyati tedbir kararının ortadan kaldırılmasına aksi kanaatte teminat oranının yükseltilmesine, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava İİK. 72. Madde uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.
Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için 29/01/2024 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca davalı şirketin inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı görülmüştür.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay .... Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer.
Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; mahkememizce tarafların ticari defterleri incelenmesi yönünde ara karar kurulduğu tarafların defter ve belgelerini sunmadığı, yerinde inceleme taleplerinin bulunmadığı ve mazeret bildirmedikleri anlaşılmıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; dava konusu iddianın davacı tarafça ispatı gerekmekle davacının borçlu olmadığı yönündeki iddiaları ispat edilemediğinden davacı tarafça açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca 02/10/2023 tarihli tensip ara kararı ile İİK 72/3 maddesi uyarınca teminat karşılığında icra veznesine yatacak paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesine karar verildiği ve teminat yatırılmakla 03/10/2023 tarihinde icra dairesine tedbirin infazı için müzekkere yazıldığı anlaşıldığından davacı taraf aleyhine İİK 72/4 maddesi uyarınca tazminata hükmetmek gerekmiş, neticeten aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İspatlanamayan davanın REDDİNE,
2- İİK 72/4. Maddesi uyarınca dava değeri olan 17.710,00 TL'nin %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 302,45-TL harcın mahsubu ile bakiye 125,15-TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.710,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.03/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.