T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1001
KARAR NO : 2025/228
DAVA : İtirazın İptali ( Simsarlık Sözleşmesinden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 21/10/2024
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/03/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından Tüketici Mahkemesi'ne hitaben sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 26/03/2023 tarihinde taşınmazların satılması/kiralanması hakkında gayrimenkul danışmanlık yetkilendirme sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşme uyarınca müvekkilinin, bahse konu taşınmazın devren kiralanmasına aracılık etmeye taahhüt ettiğini, davalının ise sözleşme süresi boyunca gerek kendisi gerekse başka kişi ve kuruluşların aracılığı ile kiralama işleminde bulunmamayı, müvekkilinin bulunduğu kiracı adayı ile kiralama işlemi gerçekleştirmeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, müvekkilinin sözleşme imzalanır imzalanmaz, bahse konu taşınmazı kiraya vermek adına gerekli çalışmalara başladığını, taşınmazın iç ve dış fotoğraflarını çekerek, ilan portallarına ilanı girdiğini, taşınmazın cephelerine fiziki ilanlar astığını, gerekli yerlere haber göndermek suretiyle taşınmazı pazarladığını, davalı tarafından 26.03.2023 tarihli sözleşmeye aykırı davranılarak, sözleşme süresi dolmadan, müvekkilinin astığı ilanlar indirilerek, müvekkilinin safdışı bırakılarak, kendi bulduğu müşteriye iddiasına göre 1.000.000,00 TL karşılığında bahse konu taşınmazı devren kiraladığını, 26/03/2024 tarihli sözleşme süresinin 6 ay olduğunu ve davalı ile 10/08/2024 tarihinde yapılan .... görüşmesinde "ben sattım orayı" demek suretiyle, sözleşme yükümlülüğüne aykırı davranarak, sözleşme süresi dolmadan taşınmaza ilişkin devir işlemini tamamladığının açıkça belirtildiğini, müvekkili tarafından 10/08/2024 tarihli konuşmadan hemen sonra taşınmaza gidildiğini, davalıya ait iş yerinin cam giydirmelerinin değiştirildiğini, davalıya ait ... giydirmesinin, ... OTOMOTİV olarak değiştirildiğini ve telefon numarasının davalıya ait olarak da .... yazıldığının görüldüğünü, cama yazılan telefon numarasının davalıya ait olmadığını, davalının sözleşme süresi dolmadan, müvekkiline ait ilanları indirip, kendi bulduğu müşteriye, kendi iddiasına göre 1.000.000,00 TL karşılığında taşınmazı devretmesinin, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkiline hakkı olan hizmet bedelini ödememek için tabiri caizse müvekkilini saf dışı bıraktığını kanıtlamakta olduğunu, davalının imzalamış olduğu sözleşmenin süresinin, taraflarca imzalandığı tarihten itibaren 6 ay olduğunu, iş bu sözleşmede, sözleşme süresi içerisinde taraflardan birinin 15 gün önceden yazılı bildirimde bulunmaması halinde yetki belgesi süresi kadar uzayacağının kararlaştırıldığını, davalı tarafından sözleşmeye aykırı davranıldığı bu denli açıkken, icra takibine itiraz edilmesinin tamamen kötü niyetli olduğunu, taraflarınca huzurdaki davaya dayanak olarak başlatılan ilamsız icra takibinde 1 aylık kira bedeli (34.000,00 TL) + KDV, hizmet bedeli (120.000,00 TL), masraf alacağı (10.000,00 TL) ve işlemiş faiz talep edilmiştir. Talep edilen tüm kalemlerin sözleşmeye ve hayatın olağan akışına uygun olduğunu, 26.03.2023 tarihli sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart bedeli + KDV bedeli ile hizmet bedeli ve müvekkil tarafından yapılan ve sebepsiz kalan 10.000,00 TL masrafın, davalı tarafından müvekkile ödenmesi gerektiğini beyan ederek Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatın hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi ... esas ... karar 23/10/2024 tarihli kararı ile mahkemelerinin görevsizliğine karar vererek dosya mahkememize tevzi olmuştur.
Dava; simsarlık sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu taraflar arasında imzalanan Simsarlık sözleşmesi uyarınca davalının söz konusu edimlerini yerine getirmediği iddiasına karşın davacının davalıdan cezai şart ve hizmet bedeli alacağının olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.
Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazısına göre davalının gerçek kişi ticari sicil kaydının olmadığı, Beylikdüzü Vergi Dairesinin cevabi yazısına göre de davalının vergi beyannamesinde bulunmadığı, gerçek usulde işletme hesabına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır.
İBAM ... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamında; " Somut olayda, davacı, taraflar arasındaki simsarlık sözleşmesi gereğince davalıdan alacağın tahsili talebiyle başlatılan takibe itirazın iptali talebinde bulunmuş olup Asliye Ticaret Mahkemesince, ticaret sicil müdürlüğü ve vergi dairesinden yapılan araştırmaya göre, davacının tacir sıfatının bulunmadığı, faaliyetinin esnaf boyutunda olduğu, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmakla davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." denmektedir.
İBAM .... Hukuk Dairesi'nin .... esas, ... karar sayılı ilamında;" Taraflar arasındaki simsarlık işinin ticari nitelikte olması da iş bu davayı ticari dava haline getirmeyeceğinden ve görevli mahkemenin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davalının istinaf itirazının bu aşamada esasa girilmeksizin usulen kabulü ile verilen kararın HMK m.353/1-a.3 gereğince kaldırılarak davanın görev nedeni ile reddine, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur." denmektedir.
Yukarıdaki İlamlar dikkate alınarak; iş bu davanın mutlak ticari dava olmadığı, davalının tacir kaydının olmadığı, dolayısıyla iş bu davanın nispi ticari dava sayılamayacağı, davacının davasına konu alacağının tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmadığı ve uyuşmazlığın da TTK'nın 4/2. maddesinin “a-f” bentlerindeki hususlara ilişkin olmadığı anlaşılmış olup, taraflar arasındaki simsarlık işinin ticari nitelikte olması da iş bu davayı ticari dava haline getirmeyeceğinden 6102 sayılı TTK’nın 6335 sayılı Kanunla değişik 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlemesine istinaden görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2- Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır