T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/117 Esas
KARAR NO : 2024/374
DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 06/02/2024
KARAR TARİHİ : 02/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 28.02.2002 tarihinde kurulduğunu, şirketin kurucularının anne ve davalı babası ..... olduğunu ve kuruluşunda davalı ...... ’nın 5 yıl süreyle şirket müdürü olarak görevlendirildiğini, kurucuların 25.11.2008 tarihinde ortaklıktan ayrılarak paylarının ....... ve ......’a devrettiğini, sonrasında ......’un payını ......’a devrettiğini, 17.01.2014'te hissenin davacıya devredildiğini ve müdür atandığını, o günden bu yana şirketin tek ortağı ve müdürü olarak şirketi bugünlere getirdiğini, davacının gençlik yıllarından beri çok ve titizlikle çalışarak şirketi geliştirdiğini, 2014 yılında üniversiteden mezun olmasıyla şirkete resmen müdür olarak atandığını, şirketin büyümesi için büyük çaba göstererek çocuğu büyütür gibi bugünlere getirdiğini ve davalı babasının 31.10.2022 yılında zorla hisseleri alana kadar durumun devam ettiğini, davacının evlenene kadar babasıyla ilişkisinin kuvvetli bir bağa dayandığını, eşinin Irak vatandaşı yabancı biri olmasına ve yabancı biriyle evlenmesine davalı babasının karşı çıktığını, kendisini tehdit ettiğini, anne ve kardeşini görmesi için eve girmesine engel olduğunu, eşinin malvarlığı için evlendiğini söylemesiyle ilişkinin çekilmez bir hal aldığını, davalının adım adım davacının malvarlığına el attığını, planlayarak varlıklarını elinden aldığını, davacının hayatını iyice zorlaştırdığını, senelerdir kendi emeği ve ticaretiyle oluşturduğu şirketi davalının zorla elinden almak istediğini, davalının davranışlarından tedirgin olduğu için önce kabul etmek istemediğini, davalı ısrarlarında devam edince bir bedel ödemenin karşılığında şirket paylarını devralacağını söylediğini, 20.06.2022 tarihinde kendi çalıştığı noterde davacının bilgisi olmaksızın davalının pay devir sözleşmesi hazırlattığını, acil olarak notere gelmesi istendiğinde olayın paniğiyle notere giden davacının ne olduğunu anlamadan kendisine sözleşme sunulduğunu, sözleşmenin bir nüshasının dahi verilmediğini, bunu okuyamadan zorla imzalamasının istendiğini ve imzasını alıp noterden gönderdiğini, şirket paylarının 24.06.2022 tarihli ticaret sicil ilanı ile resmen davalıya devredilmiş olarak gözüktüğünü, imzada davacının iradesinin fesada uğratıldığını, özgüre düşünerek ayırt etmesinin önüne geçildiğini, imza anındaki iradenin kısıtlandığına dair haklarını şimdilik saklı tuttuklarını, artık şirket ortağı ve müdürü olmadığından şirkete gelmemesi söylendiğini, şirketle fiili bağlantısının kesildiğini, davalının her seferinde pay devri karşılığında ödeme yapacağını ilettiğini ancak herhangi bir ödeme yapmadığını, imzaladığı sözleşme sonrası kendisine ödeme yapılmadığından maddi manevi anlamda zor duruma düştüğünü, ticari hayatta etkin ve alacakları borçları olan bir iş insanı olduğunu, şirketin müşterileri-borçluları-alacaklılarının kendisini aramaya devam ettiğini, şirkete ilişkin bazı işlemlerde kendisinin şahsi kefaleti ve sorumluluğunun bulunduğunu, çok zor durumda kaldığını, davalının borçlu olduklarından mallarını kaçırdığını, kendisini parasız ortada bıraktığını, borçlu olduğu insanlara karşı şirketinin ve gelirinin elinden gitmesi nedeniyle ödeme yapamadığını, iradesi fesada uğratılarak imzalatılan sözleşme gereğince devredilen payların bedeli ödenmeyince davalıdan ya payın bedelinin ödenmesini ya da hisselerin iadesini istediğini, karşılıklı olarak işlerin büyümemesi için anlaşma yapmak ve hesaplaşarak şirketin değerini konuşmak için 30.12.2022 günü fabrika adresine çağrıldığını, görüşmeye fabrika müdürü ...... , kardeşi ......, şirketin bazı çalışanlarının şahit olduğunu, davalıdan ödeme veya payların iadesini istediğinde sinirlendiğini, hakaret ve küfürle üzerine yürüdüğünü, silahını gösterdiğini, zorla darp ederek silah zoruyla 10 adet her bir yaprağı 1 milyon USD değerinde senet imzalattığını, zorla müvekkilinin çantasındaki eşi üzerine kayıtlı telefonu, şahsi USBsi, bilgisayarı, arabasındaki bütün defterleri zapt ettiğini, tehdit ve zorla taşınırlarına el konulduğunu, bununla yetinmeyip depoya zorla bağlamak istediğini, davalının zorla senet imzalatma suçu ile evlendikten sonra soyadı değişmesine rağmen eski adresi ile kızlık soyadının senetlere yazdırılarak eski evrak görüntüsü verdirilmeye çalışılarak evrakta sahtecilik yapıldığını, şirket hattını davalıya vererek telefonunu geri almayı teklif ettiğini, hiçbir şekilde geri alamadığını, yaşanan bu kötü durum sonrası olayın şokunu atlattığı ilk an 06.01.2023 tarihinde Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ...... Soruşturma No’lu savcılık şikayetinde bulunduğunu, 06.01.2023 tarihli Adli Tıp Raporu ile darp edildiğinin anlaşıldığını, 14.02.2023 tarihinde tekrardan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ...... Soruşturma No’lu savcılık şikayetiyle zorla imzalatılan senetler yönünden şikayette bulunduğunu, bu şikayetler sonrası tedirgin olan davalının 27.01.2023 tarihinde anlaşma bahanesiyle kendisini bir hukuk bürosuna çağırttığını, şirketin resmi defterlerinden birinde notere resmi kapama dahi yapılmayıp son sayfalarına el yazısıyla şirketini babasına vermek üzere emaneten aldığını yazmasını istediklerini, karşı çıkıp görüntü almak istediğinde davalı panik halinde kendisini ve eşini ofisten kovduklarını, tüm bu baskılar yetmezmiş gibi tüm aile bireyleriyle görüşmesini yasakladıklarını, halen şirketini geri almak ve korumak istediğini, devri yapılan payların gerçek değerinin ödenmesi, zorla imzalattırılan senetlerin ve kişisel eşyalarının iade edilmesi ihtarnameyle talep edildiği, herhangi bir ödeme yapılmadığı, payların devredildiği tarihte şirketin paylarının çok değerli olduğunu, ihtarnamede bahsedilen bedel olarak kaydi değeri değil gerçek değerinin kastedildiğini belirterek, mahkemece görevlendirilecek bilirkişilerle şirketin paylarının değerinin tespit edilmesini, davalının yönetiminde bulunduğu sürece şirketin zarar görme ihtimali olduğundan devirden önce şirketin müteahhidi olan dairelere satılmaması yönünden davalıdır şerhi konulmasını, yine davalı şirket adına kayıtlı araca satılmaması yönünden davalıdır şerhi konulmasını, şirket hisselerinin devrini engellemek için paylar üzerine ihtiyati tedbir kararı konulmasını, payların devir tarihindeki gerçek değerinin tespitini, tespit edilen payların gerçek değerinin şimdilik ticari avans faiziyle birlikte 400.000-TL.nin ödenmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;davalı müvekkil ...... 'nın çocukluk yaşlarından beri ticarette olup, 1996 yılından itibaren de pek çok şirket sahipliği mevcut olduğunu, davacının kendisi henüz 12 yaşındayken kurulan davalı şirketi çok çalışarak bugünlere getirdiği iddiaları samimi olmadığını, davalı müvekkili ....... çocukluk yaşlarından bu yana ticaretin içinde olup, pek çok ticarette bulunmuş, 1996 yılından bu yana pek çok şirketler kurmuş ve davalı ....... İnşaat Sanayi Ticaret Ltd.Şti.’ni 2002 yılında kurduğunu, şu an için 52 yaşında olan müvekkil tüm hayatını, ticari birikimini iş bu ticarete adadığını, dolayısıyla davacının ; uzun yıllar şirkete emek verip yönettiği, çok büyük sıkıntılar çekerek şirketi büyütüp bugünlere getirdiği, uzun zamandır kendisinden bütün payların alınmak istendiğine dair iddialar son derece komik ve gerçek dışı olduğunu, zira bir an için davacının ; uzun yıllar şirkete emek verdiğini ve büyüttüğünü düşünsek dahi, davacı müvekkilin kızı olup 1990 doğumlu olduğunu, zira bahse konu davalı şirketin ; davacı daha 12 yaşındayken kurulması, çok büyük sıkıntılar çekerek şirket idare etmesi mümkün olmadığını, kurucusu olduğu ve tüm aile fertlerine bakan, geçimini sağlayan davalı müvekkilin ; dişiyle tırnağıyla bu zamanlara getirdiği şirketleri tamamen iyi niyetle kızının bir meslek sahibi olması, mezun olunca yetişmesi için şirkete getirmek istemesi, tamamen yaşlılığında kurduğu bu düzeni devam ettirmek gayesiyle planlandığını, tüm malvarlığı, arsa, maddi kaynaklar esasen davalı babasının olup ; onun emeğiyle sağlanmış, davacı taraf kurulu düzene ve hazır kaynaklara gelmiştir, o nedenledir ki bugünlere getirme iddialarının samimi ve inandırıcı olmadığını, davalı müvekkilin kendisinin kurduğu şirketin hisselerini kızından almak istediği iddiaları, esasen davacının gerçekleri gizleme gayesinde olduğunu, davacı taraf, noter marifetiyle hisselerini devrettiğini, resmi evrak ve kesin delil olan noter evrakına ilişkin irade fesadı iddiaları nazara alınamadığını, kaldı ki ; hisse devri sonrasındaki genel kurul kararına ilişkin iptal davası açmayan davacının hayal ürünü iddialarıyla hukuki kılıf yaratmaya çalıştığı, bilindiği üzere limited şirkette hisse devrine ilişkin hususlar TTK 595. Maddesinde düzenlendiğini, TTK 595. Maddesi “(1) Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur.” şeklinde olduğunu, davalı taraf davacıdan hisselerini Büyükçekmece ..... Noterliği’nin 20.06.2022 tarih ve ..... yevmiye no.lu limited şirket pay devir sözleşmesiyle noter huzurunda satın aldığını, davacı taraf nakden ve tamamen bedeli aldığını noter huzurunda beyan ettiğini, her nasılsa dava dilekçesinde bir nüshasının dahi olmadığı iddia edilen sözleşme, davacının 21.02.2024 tarihli dilekçesiyle fotoğraf olarak sunulduğu kurgusuyla mağduriyet algısına devam edilmek istendiğini, oysa ki ; davacı tarafça sunulan evrak incelendiğinde görüleceği üzere, 16.02.2023 tarihinde iş bu sözleşme noterden tasdik ettirildiğini, tarafların hür iradesiyle gerçekleşen devir işlemi sonrasında, Büyükçekmece ...... Noterliğinin 21.06.2022 tarih ...... yevmiye numarasıyla onaylanan genel kurul kararıyla da pay devrinin pay defterine işlenmesine karar verildiğini, haliyle olayda davacının asılsız ve hayal ürünü iddialarının aksine ; hisse devri tarafların hür iradeleriyle gerçekleşmiş, TTK 595 md.si gereği hisse devri noterden yazılı olarak yapılmış, genel kurul kararıyla onaylanmış, ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmiş olup davacının noter huzurunda tamamen ve nakden hisse bedelini aldığına dair beyanı mevcut olduğunu, davacı tarafın; ticari teamüllere ve hayatın olağan akışına aykırı iddialarının kabul edilmesi mümkün olmadığından ; davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla ; usulüne uygun şekilde ve tarafların serbest iradesiyle devir gerçekleşmesi, davacının soyut ve gabin sebebi olarak yaratmaya çalıştığı iddialarının asılsız olduğuna ilişkin savcılık kararları, müvekkilin davacı tarafa herhangi bir borcu olmayıp, müvekkili aleyhinde açılan kötü niyetli, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, limited şirket ortaklığı pay devri nedeniyle devredilen payların devir tarihindeki gerçek değerin tespiti ve ödenmesi istemine ilişkindir.
TTK 595. Maddesine göre; “(1) Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur.
Devreden ...... ile ile devralan ....... arasında yapılan 20/06/2022 tarihli, Büyükçekmece ...... Noterliği'nin ..... yevmiye numaralı işlemi ile yapılan ..... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ndeki pay devri sözleşmesinin noter huzurunda yapıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 595/1. Maddesine göre pay devri sözleşmesinin yazılı olarak yapılıp notere onaylatılmasının gerekli ve yeterli görüldüğü, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayının da bulunduğu, buna göre pay devir sözleşmesinin geçerli olduğu anlaşılmıştır.
Büyükçekmece ...... Noterliği'nin ...... yevmiye numaralı pay devri sözleşmesinde davacının devir bedeli olan 10.000.000,00 TL'yi davalıdan nakden ve tamamen aldığını beyan ettiği, bu noter evrakının aksinin ancak kesin delille ispat edilebileceği, sözleşmenin iptaline değil belirlenen bedelin ödenmediğine yönelik bir iddia bulunmakla birlikte hile ve tehdit iddiaları yönünden somut ve kesin bir delil bulunmadığı, resmi belgeye karşı kesin delil olarak yemin deliline başvurulmuşsa da HMK'nun 226/1-c maddesi gereğince bu delilin somut olaya uygulanamayacağı, davacının yazılı ve imzalı beyanına rağmen hisse devir bedelini almadığına yönelik iddiasının yerinde olmadığı, hile ve tehdit iddiası yönünden öğrenme tarihinin tam olarak tespit edilememesi ve davanın sözleşmenin iptaline ilişkin olmaması nedeniyle hak düşürücü sürenin dolmadığı değerlendirilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği hususların kesin delille ispatı gerektiği, yapılan pay devri sözleşmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, sözleşmede pay devir bedelinin ödendiğinin tarafların yazılı ve imzalı beyanlarıyla onaylandığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Davanın sözleşmenin tarafları arasında görülmesi gerektiği anlaşılmakla ..... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın da pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın ...... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
2-Davanın ....... yönünden esastan REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 6.831,00TL harcın mahsubu ile bakiye 6.403,40TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3800 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 62.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ......
¸e-imzalıdır