T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/13
KARAR NO : 2024/362
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/06/2016
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 09/06/2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2013 yılından itibaren ticari ilişkileri mevcut olduğunu, davalı şirket müvekkil şirkete ait reçel ve kremalı ürünlerin tedarikçisi olduğunu, müvekkil şirket davalı şirket ile çalışmalarında devam edebilmek için teminat olarak dava konusu 30.000,00USD bedelli çeki davalı şirkete verdiğini, davalı şirketin daha sonra iflas ettiğini, davalı şirkete verilen çekin 8.684USD kadarının karşılığı kadar ürün davalı şirketten tedarik edildiğini belirterek ..... Bankası A.ş. ..... Şubesinde ait ..... çek nolu 10.06.2016 vade tarihli 30.000,00USD bedelli çekin 21.224,00USD'lık kısmından borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çek davacının elinden rızası dahilinde çıktığını, çek hakkında ödeme yasağının kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin şirketin devam eden iflas erteleme davası bulunduğunu, iflas ertelenmesi nedeniyle müvekkili ekonomik olarak sıkışık olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin ..... Esas ...... Karar sayılı dosyasında yargılama yapılmış mahkememizin " Dava menfi tespit davası olması nedeniyle taraf defterleri arasındaki ticari ilişkinin tespiti ve çekin ödenip ödenmediği yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ...... alışveriş merkezi A.Ş nin defterlerinin incelenmesinde cari hesap ekstresinde çek çıkışı işlemi açıklaması ile 30.000 USD TL karşılığı nın 90.321 TL olarak belirtildiği 16.02.2016 da satın alma faturası ile 8.648 USD karşılığı 25.566,57 TL nın belirlenerek bakiye alacağın 64,754,43 TL, daha sonra ise 31.12.2016 tarihinde kur değerlemesi ile 10.260,84Tl borç kalemi gösterilerek döviz bakiyesi 21.316 USD karşılığı olarak bakiyenin 75.015,27 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Böylelikle davacı ...... Alışveriş Merkezleri İnşaaat Gıda Turizm...A.Ş nin 31.12.2016 tarihi itibariyle 21.316 USD alacaklı olduğu -75.015,27 TL başka bir deyişle 30.000 USD çekten dolayı 21.316 USD kadar borçlu bulunmadığı görülmüştür. Davacı tarafın da belirttiği gibi söz konusu verilen çekten yalnızca 8.648 USD bedelinde ürün gönderildiği anlaşıldığından açılan davanın kabulü davacı tarafın ...... Bankası A.ş. ...... Şubesinde ait ...... çek nolu 10.06.2016 vade tarihli 30.000,00USD bedelli (alacaklısı davalı şirket olan) çekin 21.224,00USD'lık kısmından borçlu bulunmadığının tespitine,(ödendiği bildirilen çek nedeniyle 75.015.27 TL karşılığı 21.224 USD nun ödeme tarihindeki yabancı para birimi karşılığında işletilen döviz cinsinden para birimine uygulanan faizi ile birlikte istirdadının gerekeceği) Dair aşağıdaki hüküm kurulmuş fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, " şeklindeki gerekçesi ile hüküm kurulmuş, iş bu karar istinaf edilmekle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin ..... Esas, ..... Karar sayılı ilamıyla "Eldeki dosyada kurulan hükmün HMK 297. maddesine uygun şekilde, yeterli incelemeye ve gerekçeye dayalı olduğunu, yine tüm taleplerle ilgili açık ve teredütsüz , eksiksiz hüküm kurulduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır. Zira dava konusu çekin bedelsiz kaldığı ileri sürülen bölümü yönünden istirdat davasına dönüştüğü ve bu bedelin tahsili talep edildiği halde bu konuda hüküm kurulmadığı, gerekçe kısmında parantez içerisinde çekin bedelsiz kalan bölümünün istirdadının gerekeceği belirtilerek menfi tespit şeklinde hüküm kurulduğu, bu haliyle gerekçe ve hüküm kısmının çelişki oluşturduğu, ayrıca çekin tedavül gördüğü, ciro yoluyla ihbar olunanın hamil olduğu ve çeki ibraz ederek davalının kredi borcuna mahsup edilmek üzere tahsil ettiği, bu duruma göre TTK 686-687. maddeleri uyarınca bir değerlendirme yapılmadan, ihbar olunanın meşru hamil olup olmadığı, çeki tahsile hakkının olup olmadığı, diğer taraftan keşideci ile lehtar arasındaki şahsi defi olan bedelsizlik iddiasına göre tedavül gören çek nedeniyle keşidecinin hukuki durumunun temel ilişki ve kambiyo ilişkisi yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi ve kambiyo hukuku çerçevesinde çeki elinde bulunduranın keşideciye başvurması halinde çek nedeniyle borçlu olup olmadığı ve davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı (temel ilişki sebebiyle) davalı şirkete borçlu olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, hasıl olacak sonuca göre, menfi tespit talebi haklı ise davalı hakkında menfi tespit ile birlikte alacağın tahsili niteliğindeki istirdat istemi hakkında eda hükmü kurulması gerektiği halde eksik inceleme ve yasal olmayan gerekçeyle usule aykırı hüküm oluşturulmuştur. İhbar olunanın istinaf talebine gelince; yargılama sonunda hüküm davanın tarafları hakkında kurulur. İhbar oluna davanın taraflarına göre 3. Kişi konumundadır ve hakkında hüküm kurulmaz. Bir mahkeme hükmünü istinaf etme hakkı da davanın taraflarına ait olduğundan dava ihbar olunan kişinin istinaf hakkı bulunmamaktadır. Eldeki dosyada ...... bankasının ihbar olunan sıfatı dışında başkaca bir sıfatı bulunmayıp, aleyhine hüküm de oluşturulmadığı ve bu nedenle hükmü istinaf etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla istinaf hakkı bulunmayan ihbar olunanın istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği , mahkemece bu konuda işlem yapılmadığı" gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
İstinaf ilamında da belirtildiği üzere dava konusu çekin ihbar olunan ..... Bankası tarafından tahsil edildiği anlaşıldığından davanın davalı şirkete karşı (genel hükümlere tabi sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacağın tahsili istemli) istirdat davasına dönüştüğü görülmektedir.
Mahkememizin ..... Esas ...... Karar sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporuna göre; davacı defter ve belgeleri üzerinden yerinde inceleme yapıldığı, davacı tarafının resmi defter kayıtlarını zamanında, genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine uygun, düzenli olarak tuttuğu kanaatine varıldığı, davalı tarafın defter sunmadığı, davacı tarafının kayıtlarına göre; Davacı ..... Merkezleri İnşaat Gıda Turz. Yatırımcılık San. ve Tic. AŞ.'e davalı ..... Gıda Paz.San. ve Tic.Ltd.Şti.'den 31.12.2016 tarihi itibariyle 21.316-USD( yirmibirbin üçyüzonaltı Amerikan doları) ve 31.12.2016 kur değerine göre 75.015.27-TL ( yetmişbeşbinonbeş türklirası yirmiyedi kuruş) alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Mevcut olayımızda davalı tarafın kendisine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının davalıdan 21.316-USD alacaklı olduğunun tespit edildiği, mahkememizce davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı değerlendirilerek, davanın istirdat davasına dönüştüğü göz önüne alınarak davanın kabulü ile 21.224,00USD 'nin fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası USD döviz efektif kuru üzerinden TL karşılığının tahsili kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile 21.224,00USD 'nin fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası USD döviz efektif kuru üzerinden TL karşılığının tahsili kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 4.208,80TL ilam harcından peşin alınan 1.052,21TL harcın mahsubu ile bakiye 3.156,59TL'nin davalıdan alınarak HAZİNE'YE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından sarf edilen 500,00TL bilirkişi ücreti, 320,55TL posta masrafı, 29,20TL başvuru harcı, 1.052,21TL peşin harç olmak üzere toplam 1.901,96TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/03/2024
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.