T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/139 Esas
KARAR NO : 2025/20
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/02/2024
KARAR TARİHİ : 07/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;19.08.2023 tarihinde müvekkilinin şirketine ait ...... plakalı araca, İstanbul ili ..... ilçesi .... Otoparkında park halinde bulunduğu esnada, davalı ..... sevk ve idaresinde bulunan davalı ..... Turizm Servis ve Tic.Ltd.Şti.ne ait ..... plakalı araç çarpmak suretiyle maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini , kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere, davalı ..... "bir anda dengemi kaybedip araca çarptım" beyanıyla park halinde bulunan müvekkil şirkete ait araca çarptığını doğruladığını, ayrıca, kusur oranlarından da görüldüğü üzere kazada %100 kusur karşı tarafa verildiğini, müvekkilinin şirketi tarafından söz konusu değer kaybı ve araç mahrumiyetinden doğan zararların tazmini maksadıyla her ne kadar karşı taraf aracın sigortacısı olan ..... Sigortaya ...... hasar dosya numarası ve ...... değer kaybı dosya numaralarıyla başvurulsa da; "ZMMS limiti yetersiz olması sebebi ile taleplerimizin reddedildiği" taraflarına bildirildiğini , bu kapsamda, müvekkilinin şirketinin ve karşı taraf şirketin tacir olması gözetilerek zorunlu arabuluculuk kapsamında, Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ...... dosya numaralı başvurularından da herhangi bir sonuç alamadıklarını Sayın Mahkeme'ye bildirmek istediklerini, tüm bu sebeplerle, kazadan müteselsil sorumlu olan davalılara araç değer kaybı ve araç mahrumiyetinden doğan zararların tazmini kapsamında işbu huzurdaki davayı açma zaruretinin doğduğunu, müvekkilinin firması, aracın tamiratını kendi kaskosundan yaptırdığını , müvekkiline ait aracın kazadan dolayı 20'den fazla parçası değişmiş muhtelif parçalarının da boyanmış olduğunu , araç kaza tarihi itibariyle 2018 modelde ve trafiğe çıkışı ise 2019 yılında olduğunu, araçta hasar kaydı mevcut olmadığını, ancak davaya konu kaza nedeniyle araçta meydana gelen hasar her ne kadar tamir ile giderilmiş olsa da müvekkilinin aracının kayıtlarda ağır hasarlı gözükeceğini, hasar kaydı nedeniyle müvekkile ait araçta hasarsız muadili olan araçlara göre ileriye dönük değer kaybı meydana geleceğini ,müvekkilimiz aracı satmak istemesi halinde araç kazalı olarak nitelendirileceği ve bu şekilde satılabileceği . müvekkilinin firması peyzaj uygulama hizmeti verdiğini, dolayısıyla müvekkil firmanın işlerini yürütebilmesi için araç olmazsa olmazı durumunda olduğunu, davaya konu kaza nedeniyle, müvekkilinin aracını kaza tarihi olan 19.08.2023 tarihinden, aracını servisten teslim aldığı 11.11.2023 tarihine kadar kullanamadığını, müvekkilinin aracını kullanamamış olması müvekkili aleyhine maddi anlamda zarara neden olduğunu, müvekkili daha fazla zarara uğramamak maksadıyla yüksek faizden kredi kullanmak suretiyle yeni araç almak durumunda kaldığını, işbu sebeple, müvekkilinin yaklaşık 80 günden fazla süreyle aracını kullanamamış olması sebebiyle araç mahrumiyetinden doğan zararının giderilmesini de davalılardan isteme zarureti doğduğunu , yukarıda anlatılan sebeplerle, meydana gelen kaza nedeni ile müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı ve aracın tamirde kaldığı süre boyunca kullanılamaması nedeni ile araç mahrumiyetinden kaynaklanan zararların ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde her ne kadar müvekkilinin şirket aracının sürücüsünün %100 kusurlu olduğu iddia edilmişse de bu iddiasına itirazılarını sunmak gerektiğini , davacı, aracı ile duraklama yapılmaması gereken yerde duraklama yapıp yapmadığı, trafik güvenliğin, tehlikeye atacak bir hızda araç kullanıp kullanmadığını, kazada meydana gelen hasarı ve zararı ağırlaştıracak bir ihlal veya hareketinin olup olmadığının, yol kusuru olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacı öncelikle kusur iddiasını ispat yükü altında olduğunu ve incelemenin Adli Tıp Kurumu nezdinde yapılmasını talep etmek gerektiğini, davacı tarafından söz konusu hasarın ve bunun sonucunda meydana gelen değer ve mahrumiyet bedeli kaybının iddia etmiş olduğu gibi tek başına işbu dava konusu kazada gerçekleşip gerçekleşmediğinin bilinmediğini, söz konusu hasarın iddia edildiği gibi tek başına dava konusu kazada gerçekleşip gerçekleşmediği, onarım ve süresinin hasara uygun olup olmadığı, bir servis kusuru olup olmadığı ve sair hususların araştırılması ve dikkate alınması gerektiğini, davacı yanın aracında iddia edildiği gibi bir mahrum kalmanın meydana gelip edilmediğini de somut delillerle ispatla mükellef olduğunu, aracın hasarına dair, hangi tarihte hangi serviste onarıldığına dair, onarımın ne kadar sürdüğü ve hangi tarihte aracın iade alındığına dair son olarak ise uğranılan mahrumiyet kaybına dair somut deliller sunulması gerektiğini, bu noktada davacının veyahut servisin bir kusuru olup olmadığı da tespit edilmediği, davacı tarafından aracın kaskosu olduğu da belirtilmiş olup kasko tarafından ikame araç verilip verilmediği ve sair hususlarda hiçbir delil bulunmadığını , bu hususun da araştırılması gerektiğini, davacı tarafından her ne kadar poliçe limiti dahilinde değer kaybının karşılandığı üstü için talepte bulunulduğu belirtilmişse de yine bu hususa dair gerek müvekkil sigortacısının gerekse davacının kasko sigortacısının ödeme yapıp yapmadığı, bu ödemeler yapılırken bir ibralaşma olup olmadığı, sulh olundu ise yine bu hususa dair bilgi ve belgelerin celbi gerektiği ,her halükarda ise sigorta poliçe limitinin tamamının tahsil edilmemiş olması ihtimaline binaen sigorta şirketinin kusur sorumluları içindeki sorumluluğu devam etmekte olduğunu , ayrıca bu şirketin yaptığı ödeme detayları alınarak yapılacak hesapta faiz geliri ile birlikte nazara alınması gerektiğini , yine davacı tarafından her ne kadar işbu dava belirsiz alacak davası olarak açılmışsa da miktar bakımından da fahiş bir talepte bulunduğu hususunda itiraz etmek gerektiği, aracın yaşı, daha önce hasar alıp almadığı, nereden ne miktarda hasar aldığı, iddia edildiği gibi ağır hasar kaydı olup olmadığı, kilomet, model, marka bilgileri ve sair tüm hususlar tüm delillerin de celbi ile araştırılmakla ancak değer kaybı olup olmadığının ortaya çıkağını , bu sebeple de itirazlarını sunduklarını, davacı tarafından talep edilmiş olan faize de itiraz ettiklerini, faiz talebinin hukuken korunabilir olmadığını izah edilen nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan araçta oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
19/08/2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle kusur durumu araçtaki değer kaybında kimin hangi oranda sorumlu olduğu, araç mahrumiyet zararının bulunup bulunmadığı, varsa davalıların ödemesi gereken bedelin ne kadar olduğu noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Gerçekleşen trafik kazası nedeniyle kusur durumunun incelenmesinde; bu kazanın oluşumunda; ..... plakalı araç sürücüsü ......'ün , otoparkta park halinde bulunan ...... plakalı araca, sağ araka yandan çarpıp , aracı kaldırıma çıkartıp 2 metre sürüklenmesine sebep olduğu için , 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84 /I maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, ..... plakalı aracın, otoparkta, kendisine ayrılan yerde park halinde olduğu için kusurunun olmadığı değerlendirilmiştir.
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda; kaza tarihi itibariyle değer kaybı 187.067,00 TL, araç mahrumiyet zararı ise 10.098,00 TL olarak tespit edilmiştir. Davacı tarafça bu bedeller üzerinden bedel artırım dilekçesi sunulmuştur.
...... Sigorta AŞ'den hasar dosyası istenmiş olup müzekkere cevabında hasar dosyasının bulunmadığı belirtilmiştir. Davacı tarafça sunulan yazışmalardan da poliçe limitinin tüketilmiş olması nedeniyle hasar dosyasının olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; kusur ve zarar iddiası dosyada mevcut deliller ve hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre ispatlanmış olup davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 187.067,00TL değer kaybı ve 10.098,00TL araç mahrumiyet zararı olmak üzere toplam 197.165,00TL'nin olay tarihi olan 19/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 13.468,34TL ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın ve 6.800,00TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 6.240,74TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.800,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00TL bilirkişi ücreti, 860,50TL posta masrafı, 427,60TL başvuru harcı, 427,60TL peşin harç olmak üzere 6.800,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 12.515,70TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 31.546,40TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/01/2025
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır