T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/145 Esas
KARAR NO : 2025/21
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 13/02/2024
KARAR TARİHİ : 07/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili 04/03/2015 tarihinden bu yana ...’nin ortağı olduğunu, müvekkili ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığı gibi kar dağıtımı yapılmadığı, şirket bilançoları gösterilmediği, ayrıca şirketin sicilde kayıtlı gösterilen adreslerde faaliyette olmadığını tespit edildiği, bu nedenle müvekkili T.T.K. gereğince haklı sebeplerle şirketin ortaklığından ayrılmak istediğini, davalı şirketin, faaliyet konusundan uzaklaşmış, sürekli zarar etmiş, malvarlığı israf edilmiş, işlevsel olarak faaliyetlerini de durdurduğunu, bu durumun müvekkilinin diğer işlerini de aksatacak duruma getirdiğini, ayrıca; limited şirket faaliyeti tamamen durmuş, şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde olmadığının tespit edildiği, limited şirketin ortaklık mevcudu kalmamış, şirket otaklığından ayrılmak isteyen müvekkilinin diğer ortağına da bir türlü ulaşamadığını, ortaklar arasındaki güven ilişkisi sona ermiş ve sürekli güvensizlik ortamı oluşmuş, diğer ortak kendi kusurundan kaynaklı şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana geldiğini, şirket devamlı olarak zarar etmiş ve kar sağlayamamakta, şirket yönetiminde yolsuzluklar yapıldığı kanaati güçlenmiş, şirket müdürü olan diğer ortak şirketi iyi idare edemediğini, “TTK’nın 638’inci maddesinin ikinci fıkrasında “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.” ” Şeklindedir. TTK m. 245’te, “bir ortağın şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması” veya “bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi” ve bunlara benzer haller haklı sebep olarak nitelendirildiğini belirterek Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, haklı sebeple ortaklıktan çıkma istemine ilişkindir.
TTK'nın 638.maddesinde, "1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.
(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.
" düzenlemesi yer almaktadır.
Mahkememizce tanık listesi sunmak üzere davacı tarafa kesin süre verilmiş ancak tanık listesi sunulmamıştır.
Haklı sebeple ortaklıktan çıkmada haklı sebep bulunup bulunmadığının ispat yükü davacı tarafa ait olup dosyada buna ilişkin yeterli delil bulunmamaktadır.
HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Somut olayda, haklı sebep unsurunun ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40TL ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/01/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır