T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/148
KARAR NO : 2024/593
DAVA : İstirdat (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/02/2024
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, keşidecisi .... Su Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan ... Bankası .... Şubesi'nin, .... çek seri numaralı, 30/12/2023 vade tarihli, 1.000.000,00 TL'lik çeki ....'den, alacağına istinaden aldığını, işbu çek, müvekkilinin rızası ve bilgisi dışında elinden çıkarak kaybolduğunu, müvekkili tarafından çekin vade tarihi gelmeden durumun farkına varılmış olup herhangi bir mağduriyet oluşmaması için taraflarınca Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas numaralı dosyası üzerinden hasımsız olarak söz konusu çek hakkında ödeme yasağı konulması ve akabinde kıymetli evrak iptali talepli.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas numaralı dosyasına sunulan 15/01/2024 tarihli dilekçe ile söz konusu çekin ... tarafından ..'e cirolandığı, ardından ....'nın maliki olduğu skoda marka aracın ticareti karşılığında .. tarafından ciro edilerek davalı ...'ya teslim edildiğinin ileri sürülmesi sonucunda işbu davanın açılması ve ilgililer hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulunulması zorunluluğu hasıl olduğunu, Dava konusu keşidecisi ... Su Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, ... Bankası ... Şubesi'nin ... çek seri numaralı, 30/12/2023 vade tarihli, 1.000.000,00 TL'lik çekin müvekkiline iadesine ve müvekkilinin haklı hamil olduğunun tespitine karar verilmesini, Keşidecisi ... Su Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, ... Bankası ... Şubesi'nin ... çek seri numaralı, 30/12/2023 vade tarihli, 1.000.000,00 TL'lik çekin davalıdan istirdatına ve müvekkilinin haklı hamil olduğunun tespiti ile çekin müvekkiline iadesine, dava konusu çeke ilişkin icra takibi başlatılması ve bu kişi tarafından çek bedelinin tahsili durumunda telafisi mümkün olmayan zararlar doğacağından dava süresince ödeme yasağı kararının devamına ve her türlü icra takibinin durdurulmasını, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkilinin zilyedi ve yetkili hamili olduğu çek hakkında Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinde çek iptal davası açılmış, Mahkemece çek hakkında ödeme yasağı kararı alındığını, Taraflarınca söz konusu davaya asli müdahale olarak katılınıldığını, Müvekkil ..., Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. esas numaralı dosyasına konu olan ... sicil numaralı ... Su Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adına yetkili müdür ... tarafından ... Bankasının ... şubesi ... IBAN numaralı hesabı üzerinden keşide edilen .... Seri numaralı 1.000.000TL tutarındaki çekin zilyedi ve yetkili hamili olduğunu, söz konusu çek aslı Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunulmuş olup dilekçemizde de belirttiğimiz üzere Müvekkili iş bu çeki ciro silsilesine uygun şekilde zilyetliğine almış ve yetkili hamil durumuna geldiğini, Müvekkil ... ve ... SGK hizmet dökümünden de anlaşılacağı üzere; ...'nın sigortalı çalışanları olduğunu, müvekkillerinin işvereni ... ikinci el araç alım ve satım işi yaptığını, Üsküdar .... Noterliği'nin 09.08.2023 tarihlii ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile müvekkili ...'ya vekaleten ... tic. Ltd. Şirketinden Skoda marka bir araç satın aldığını, daha sonra bu araç vekaleten ... tarafından Fatsa .... Noterliği'nin 07.09.2023 tarihli, ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile ...e satılmış ve karşılığında 1.000.000 TL bedelli çek ciro edilerek, zilyetliği müvekkil ....'ya devredildiğini, Müvekkili bu şekilde dava konusu çekin yetkili hamili haline geldiğini, araç ticareti karşılığında söz konusu çek müvekkile ciro edildiğini, Müvekkilinin TTK'nın 790. Maddesine göre ciro silsilesinde uygun bir şekilde çekin zilyetliğini kazanmış ve yetkili hamil haline geldiğini, müvekkilinin yetkili hamili ve zilyedi olduğu çek hakkında alınan ödemeden yasağı kararı müvekkilinin alacağına kavuşmasını haksız olarak engellemekte ve ivedilikle kaldırılması gerektiğini, davacının iddiaları ise dayanaktan ve yazılı bir delil ile ispattan yoksun olduğunu, bu sebeple iş bu davanın reddedilerek çek hakkındaki ödeme yasağı kararının kaldırılması ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava İİK'nun 72. Maddesine göre istirdat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davaya konu ... seri nolu, 30/12/2023 vade tarihli, 1.000.000,00TL bedelli çekin davacının rızası dışında elinden çıkması sebebiyle davacının davalıya borcu olup olmadığı, davalının iyi niyetli hamil olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.
Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını menfi tespit ve istirdat davası ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer.
Kambiyo senetlerinden olan çek, Türk Ticaret Kanunu’ nda tanımlanmamıştır. TTK 780. Maddede belirtilen çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, kanunun öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna., E/ Göç Gürbüz, D: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s:268).
Çek bir kıymetli evraktır. Her kıymetli evrak gibi çekte bir hak içerir ve bu hak çeklerde bir alacak hakkıdır. Çeke bağlanmış olan alacak hakkının istenebilmesi için çekin ibrazı şarttır. Başka bir kişiye devri de ancak çekin devri yoluyla sağlanabilir.
Düzgün bir ciro silsilesi ile hamil görünen kimseye meşru hamil denir ve bu kişi çekten doğan hakları kullanabilir.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
Çekten dolayı kendisine başvurulan kişi hamile karşı bir takım def'ileri ileri sürebilir. Bunlar çekten kaynaklı (çekte kendisine ait imzanın sahteliği, çekte tahrifat gibi) mutlak defiler ile TTK 687/1 maddesinde belirtilen şahsi (bedelsizlik iddiası gibi) defilerdir. Mutlak def'iler herkese karşı ileri sürülebilirken, şahsi def'iler ise ancak ilişkide bulunulan kişiye, kötü niyetli olması halinde hamile karşı ileri sürülebilirler. (TTK 687)
Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Yine 6102 sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken 758 ve devamı maddeleri uyarınca; yapılan yargılama sırasında çek hamilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmelidir. İlgili kanun maddesine göre çek istirdat davası çeki elinde bulunduran son hamile karşı açılmalıdır.
Dava konusu olayda, davacı/borçlu, çekte yer alan imzasını inkâr etmiş değildir. Hırsızlık sonuçu çeklerin kaybolduğunu iddia etmektedir. Ancak dava dilekçesinde buna ilişkin herhangi bir soruşturma veya ceza dosyasına dayanılmamıştır. Çek sebepten mücerrettir. Davacı tarafın çek görüntüsünde yapılan incelemede isminin bulunmadığı, davalı tarafça çekin ibraz edildiğinin bildirildiği bu sebeple ticari defter incelemesinin dosyaya katkı sağlamayacağı değerlendirilerek ticari defterler inceletilmemiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dosyada mevcut delillerin incelenmesinde; kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı kuralının mevcut olduğu, kambiyo senetlerinin temelindeki borç ilişkisinden bağımsız olarak mücerret borç ikrarını içerdiği özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, somut olayda senede karşı senetle ispat zorunluluğu söz konusu olduğu ve imza da inkar edilmediğinden, davacının senedin bedelsizliğini ancak yazılı delille ispatının mümkün olacağı, yine ciro silsilesinde kopukluğun olmadığı da göz önüne alınarak dosya kapsamına göre davacının davasını ispat edemediği kanatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Çeke konulan ödeme yasağı tedbirinin karar kesinleştiğinde kaldırılmasına,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 17.077,50TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.649,90TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 140.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine
Dair, davacı ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.