T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/156
KARAR NO : 2024/594
DAVA : İtirazın İptali (Trafik Kazasından Kaynaklı )
DAVA TARİHİ : 09/02/2024
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Trafik Kazasından Kaynaklı ) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı araca 01.06.2023 tarihinde ... Sk. 2, ... Başakşehir İstanbul adresinde forklift çarptığını, forklift olması sebebiyle kaza tespit tutanağı tutulamadığını, çalışan ...'ün forklift ile araca çarpışması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucunda, müvekkilinin aracında 30.000,00-TL “değer kaybı" meydana geldiğini, araca çalışan ... sebebiyet verdiğinden bu hususta ... ve ... olarak sorumluluğunun bulunduğunu, zararın karşılanması için Küçükçekmece İcra dairesinde ... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını ve süresinde davalılar tarafından ayrı ayrı itiraz edilerek takibin durduğunu, itirazın iptali dava şartı olan arabuluculuk yoluna gidildiğini ve zararın karşılanmaması sebebiyle anlaşmama tutanağı imzalandığını, 06.07.2023 tarihinde her iki davalıya da ihtarname gönderildiğini, ...'ün fotrklif kulllanabilmek için İş Makinası Operatörlüğü Belgesi olup olmadığının yapılan ihtara rağmen taraflarına sunulmadığını, müvekkilinin maddi hasarlı kazadan kaynaklı zararının mevcut olduğunu, zararın tazmini için icra akabinde arabuluculuk yoluna gidildiğini ve olumlu sonuç alınamadığını, zararın devam etmesi sebebiyle işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu beyan ederek itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; işbu itirazın iptali davası haksız ve hukuka aykırı olup davanın hem usulden hem de esastan reddi gerektiğini, dava da görev itirazımız olup davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, İşin niteliği ve tarafların bazılarının tacir olmaması ve yerleşik yargı kararları değer kaybı davalarının Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, şöyle ki; davacı haksız ve hukuka aykırı olarak Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi ikame ettirmiş olup yine haksız ve hukuka aykırı olarak itirazın iptalini talep ettiğini, davalıların ilgili olayda hiçbir kusuru söz konusu olmadığını, 01.06.2023 tarihinde forklift ile çalışma sahası içerisinde yükleri taşıyan davalı müvekkil ... idaresindeki araca tüm uyarı işaret ve levhalarına rağmen uymayarak aracını zorla park etmeye çalışan ... plakalı araç sürücüsü kazaya sebebiyet verdiğini, diğer davalı şirket adına kayıtlı olan forklift çalışma alanı kamera kaydından da görüleceği üzere yerde sarı çizgilerle sınırlandırılmış ve aynı zamanda forklift çalışma alanı şeklinde uyarı levhası da bulunmakta iken ... plakalı araç sürücüsü gelip aracını park ettiğini, tüm dikkat ve özene rağmen ... idaresindeki iş makinası ile ... plakalı araç çarpıştığını, aslında gelip çarpan ve hatalı park eden ... araç sürücüsü olduğunu, İş makinasının çalışmasını görmesine rağmen ısrarla gelip aracın çalışma alanına park etmeye çalıştığını, araç henüz park pozisyonu almadan hadise gerçekleştiğini, tam kusurlu taraf olan davacı ve araç sürücüsü kaza esnasında da ikrarda bulunarak tutanak tutulmasına gerek olmadığını, hasarı ... plakalı araç sürücüsünün karşılayacağını bildirdiğini, akabinde davalı müvekkillerin haksız ve hukuka aykırı icra takibi ve dava ile karşı karşıya kaldıklarını, Davalılardan ...'ün ehliyeti olmadığı iddiası tamamen abesle iştigal olup davalı müvekkilin ehliyeti mevcut olduğunu, davalıların ilgili kazada kusursuz olup uyarı ve levhalara dikkat etmeyen hatalı park eden ... plakalı araç sürücüsü ve davacı %100 kusurlu olduğunu, Davayı ve talepleri kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkillerinin kusurlu olduğu kanaatinin hasıl olması durumunda araçta meydana gelen hasarın 30.000,00TL olamayacağı davaya sunulan raporun esas alınamayacağı, doğru verilerin kullanılmadığı, görsellerden görüleceği üzere hasarın tampon yani plastik parça olduğu, plastik parçaların değer kaybına konu edilemeyeceğini, tüm bu izah edilen sebepler ve mahkemece resen dikkate alınacak sebeplerle %100 kusurlu olanın davacı ve ... plakalı araç sürücüsü olduğu aşikar olduğundan davanın reddine ve İcra takinin talikine, aksi kanaatte olunması halinde kabul anlamına gelmemekle birlikte aracın önceki kazaları sebebi ile değer kaybının oluşmadığı veya talep edilen miktardan daha az değer kaybı olması sebebi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla gönderme kararı vermiş, dosya mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememizce Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... borçlusunun ... ile ... olduğu, 30.550,00TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Dava, İİK 67. Madde uyarınca açılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu 01-06-2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacı aracında değer kaybı olup olmadığı, davalıların kusur ve sorumluluğunun olup olmadığı, mahkememizin görevli olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
HMK Madde 2’ye göre, “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk mahkemesidir.”
Davacı ve davalı ...'ün tacir sıfatının araştırılması için ilgili kurumlara yazılan müzekkerelere verilen cevapta; tacir olmadıkları görülmüştür. Söz konusu aracın da hususi nitelikte bir araç olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık mutlak ve nisbi ticari nitelikte olmadığından işbu dava açısından Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahsedilemeyecektir. Bu durumda HMK'nın 2.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde genel görevli mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla; davanın görev şartı yokluğundan reddi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2- Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.