T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/195 Esas
KARAR NO : 2024/689
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 06/10/2010
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 27/06/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle: Davalının bir çok ülkede yüksek faiz garantisi ve paraların her istendiği an geri çekileceği sözü verilerek, bir banka gibi vatandaşlardan mevduat toplayan bir şirket olduğunu, davacının da bu şirkete para yatırdığını, yatırdığı para karşılığında makbuzlar verildiğini, ancak daha sonra bu makbuzlar geri alınarak, yerine ortaklık durum belgesi adı altında bir belge verildiğini, yatırılan para geri alınmak istendiğinde şirketin ödeme yapmadığını, bunun üzerine 28/07/20096 tarihide noter aracılığı ile davalı şirkete ihtarname gönderilerek tahsil edilen paraların engeç bir hafta içerisinde iadesinin istendiğini, ancak davalının ödemede bulunmadığını belirterek; yüksek faiz garantisi verilerek tahsil edilen 50.080 DM karşılığı 45,100,00TL nin en yüksek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, davalılardan .......'ın davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, bu tür davalarda yönetim kuruluna husumet yöneltilemeyeceğini, bir ortağın elinde bulundurduğu hisse senedine dayanılarak , ortağı bulunduğu şirkete alacak davası açmasının yasal dayanağı olmadığını, davacının , ..... A.Ş de pay sahibi olması nedeniyle TTK nun 329 maddesi gereğince davalı şirketler tarafından geri alınması veya TTK 405 maddesi uyarınca hisse bedellerinin davacıya iadesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi kurulu vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi kurulu dosyaya sunduğu 03/06/2008 tarihli ayrıntılı raporunda, davacının davalıya ödünç para verdiğini kanıtlayan , kanıt sunamadığını, davalı şirketin ise davacının vermiş olduğu paralara karşılık davacının şirketin hissedarı sıfatını kazandığına dair pay sahipleri defteri ibraz ettiğini, bu sebeple davacı ile davalı şirket arasında bir hissedarlık ilişkisinin kurulduğunu, TTK nun 405/2 maddesine göre sermayenin iadesi yasak olduğundan davalı şirketin davacıya sermayesini iade etmesinin mümkün olmadığını, esas sermayenin azaltılması yoluna gidilmeden, TTK nun 329. Maddesindeki şirketin kendi hisselerini iktisap etmesi koşulununda dava konusu olayda mümkün olmadığını, davalılardan ..... ile davacı arasında bir akdi veya haksız fiil ilişkisinin tespit edilemediğini, bu nedenle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini beyan etmişlerdir.
Davacı vekili şirketin defterlerinin usulsüz tutulduğunu belirterek, yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiş, davalılar vekili ise bilirkişi raporunun davalıların aleyhine olan kısımlarını kabul etmediklerini ancak esas itibariyle savunma ve iddialarını doğrular mahiyette olduğunu beyan etmiştir
İstanbul ...... Aslye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davalı şirketin muamele merkezinin dava tarihi itibariyle Güneşli-Bakırköyde bulunması nedeniyle HUMK nun 17/2 maddesi gereğince yetkisizlik kararı verimiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 21/06/2010 tarihli kararı ile, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin yerinde çıkartılarak yerine "Dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine devrine, karar kesinleştiğinde resen devir edilen Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermiş ve dosya mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememizce taraflarca sunulan deliller toplanmış, davalı şirkete ait ticaret sicil kaydı celp edilmiş, ayrıca davalı şirketin ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması hususunda Konya Nöbetçi asliye ticaret mahkemesine talimat yazılmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak toplanan deliller doğrultusunda davacı davasının reddine dair verilen ..... esas ....... karar sayılı 17.03.2011 tarihli kararı yargıtay 11 hukuk dairesi başkanlığının ..... esas ..... karar sayılı ve 07/05/2013 tarihli ilamlarıyla bozulmuştur. Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan yargıtay bozma ilamına uyulmuş ve bozma doğrultusunda eksiklikler giderilmiştir.
Bozma doğrultusunda davalı şirketin ticari defter kayıt ve belgeleri incelemesi yaptırılmak üzere Konya nöbetçi asliye ticraet mahkemesine talimat yazılmış, talimatla davalı şirketin ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmış ve bilirkişi kurulundan 17/11/2014 tarihli rapor alınmıştır.
Yapılan yargılama, davacı iddiası, davalı savunmaları, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, davalı şirketin ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporu, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ortaklık belgesi ile hisse takip formu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın davasının her an geri alabilecekleri ve karşılığında yüksek oranda faiz geliri garantisi ile davalıdan tahsil edilen 50.080,00DM karşılığı 45.100,00TL nin en yüksek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsili talebine ilişkin olup davanın ileri sürülüş biçimi nazara alındığında haksız fiilden kaynaklanan istirdat davası niteliğinde olduğu davacıdan dosya kapsamında bulunan 26.02.2000 tarihli ortaklık ve hisse senedi takip formu ile taraf beyanları ve Beyoğlu ...... Noterliğinin 28.07.2006 tarih ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi dikkate alındığında davacının 50.800,00DM karşılığı 45.100,00TL nin davalı şirketçe tahsil edildiği tahsil edilen bu paranın davalı şirket ortaklık payı olarak alınıp alınmadığı yani alınan para ile davacının davalı ..... AŞ ye ortak yapılmak amacıyla alınıp alınmadığı hususlarında olduğu her ne kadar toplanan deliller ve bilirkişi raporuyla bu bedelin alındığı sabit ise de dosyada toplanan delilerle davacının davalı şirket ortaklarından olup olmadığı tespit edilememiştir.
Yargıtay ...... hukuk dairesinin ...... esas ...... karar sayılı ilamı ve benzer ilamlarda da belirtildiği gibi davacı tarafın davalı kombessan holding aş gerçek ortağı olmaması sebebiyle davalıların davacıdan tahsil ettiği paranın yürürlükte bulunan 4389 sayılı bankalar kanunun 10 maddesinde belirtildiği üzere davalılar eyleminin izinsiz mevduat toplama eylemi olup amacının kombessan holding aş mevduat ve sermaye temini için yapıldığı davacıdan alınan bu paranın bu şekilde vasıflandırılması da dikkate alındığında davacının talebinin zaman aşımının ödememe olgusunun ortaya çıktığı tarihten itibaren dikkate alınması gerektiği dosya kapsamına göre Beyoğlu ..... noterliğinin 28.07.2006 tarih ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıdan 48.500,00TL nin talep edildiği bu ihtarname dikkate alındığında talebin zaman aşımına uğramadığı davacıdan izinsiz mevduat toplama suretiyle elde edilen paranın talep tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 50.080-DM karşılığı 45.100TL'nin tahsiline karar verilmiş, iş bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ..... HD ...... esas ..... karar sayılı ilamıyla davalı tarafından dosyaya sunulan 26/02/2000 tarihli "......." başlıklı belge ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuş, bilahare mahkememizce 7194 Sayılı Yasanın 41.maddesi gereğince davacı tarafından açılan davada karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, iş bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ..... HD ..... esas ...... karar sayılı ilamıyla 7194 Sayılı Kanunun 41.maddesinin AYM tarafından 18/05/2023 tarih ..... esas ..... karar sayılı ilamıyla iptal edilmiş olması nedeniyle bu kapsamda değerlendirme yapılmak üzere yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Her ne kadar davalı taraf dava konusu alacakla ilgili zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de; iş bu itiraz mahkememizin ..... esas ..... karar sayılı ilamında reddedildiği, iş bu karara yönelik temyiz sonucunda Yargıtay ..... HD .... esas 2018/7305 karar sayılı ilamıyla davalı vekilinin bu yöndeki temyizi reddedilmiş olduğundan, davalı tarafın zaman aşımına yönelik itirazı davacı yönünden Yargıtay ilamı kapsamında usulü kazanılmış hak teşkil ettiğinden, davalı tarafın zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizce verilen ..... esas ..... karar sayılı ilamında davacı tarafın alacağının 50.080-DM karşılığı 45.100-TL olduğu kabul edilmiş, iş bu karara yönelik temyiz sonucunda Yargıtay ..... HD ..... esas ..... karar sayılı bozma ilamında 26/02/2021 tarihli "..... " başlıklı belgenin de değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiş, bu bağlamda dosyaya sunulan iş bu belge kapsamında davacı tarafa 4.695DM ödeme yapıldığı, karar verilen 50.080-DM'dan 4.695-DM'ın mahsubundan sonra davacı tarafın talep edebileceği alacak miktarının 45.385-DM olduğu, hüküm altına alınan TL karşılığının da 40.871-TL olduğu ve bu miktar üzerinden davacının davasının kabulüne karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 45.385-DM karşılığı olan 40.871-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 2.791,89-TL ilam harcından peşin alınan 608,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.182,99-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davalıya yükletildiği halde davacı tarafından davanın açıldığı tarihte peşin olarak yatırılan 608,90-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 3.412,70-TL (Bozmadan önce; 3.260,50TL, bozmadan sonra; 152-TL") yargılama giderinden, kabul-ret oranına göre 3.071-TL nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı vekili için AAÜT'ne göre belirlenen 17.900-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı ..... AŞ vekili için AAÜT'ne göre belirlenen 4.229-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/06/2024
Başkan .....
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Üye ....
¸e-imzalıdır
Katip .....
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.