T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/257 Esas
KARAR NO : 2024/663
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/09/2021
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Müvekkili şirket bilişim sektöründe faaliyet göstermekte olup 22.05.2021 tarihinde ..... tarafından kiralanan işyerinde yapılan tadilat işlemleri esnasında kiralanan işyerinin içerisinde su bulunan fancoil borularından bina içerisine su sızması meydana geldiğini, kiralanan işyerinin altında bulunan deposundaki bir çok ürünün hasar gördüğünü, durum davalılardan yönetimle birlikte 22.05.2021 tarihinde tutanak altına alındığını, yine müvekkili şirket tarafından hem olayın oluş şeklini belirten tutanak hemde hasara uğrayan ve kullanılamaz duruma gelen ürünlere ait zarar hesaplama tablosu, ürünlere ait seri numaralarını gösteren belge ve zarar gören ürünlere ait 10 adet fatura ekli halde yine davalılardan yönetimle beraber yine 22.05.2021 tarihinde imza altına alındığını, davalılardan yönetim tarafından müvekkil şirkete gönderilen mail ve müvekkil şirket tarafından davalılara gönderilen mailler ve bu maillere karşılık cevabi olarak müvekkil şirkete gönderilen maillerde de olayın gerçekleşmesinde müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığı noktasında her iki davalının mutabık olduğunu fakat davalılardan hangisinin ne kadar kusurlu olduğu hususunda anlaşamadıklarını, Bakırköy ...... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...... D.İş dosyasıyla yapılan ve talep edenin davalılardan yönetim olan tespite ilişkin raporda da olayın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkili şirket tüm bu yaşananlar üzerine her iki davalıyada zararının karşılanması hususunda Kartal ...... Noterliğinin 03.09.2021 tarihli ve ...... yevmiye nosuna kayıtlı ihtarname gönderdiğini, ihtarname neticesinde her iki davalıda müvekkil şirkete cevabi ihtarname gönderdiğini, yine bu ihtarnamede de iki davalıda birbirlerini suçladıklarını, bu sebeple müvekkilinin mağdur edildiğini, ürünleri kullanılamaz hale geldiğini, bu ürünlerini satamamış olmasından dolayı kar da elde edemediğini beyanla 17.289 USD ile şimdilik mahrum olduğu kar olan 2.500 USD olmak üze”e toplam 19.789 USD'nin olay tarihinden itibaren kamu bankalarının USD ile açmış oldukları bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği faiz baz alınarak fiilen ödeneceği tarihe kadar hesaplanacak faizi ile birlikte filen ödeneceği tarihteki kur üzerinden hesaplanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...... Lojistik Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; Davadaki hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ..... Maden Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, kira sözleşmelerinden kaynaklı uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Dava, maddi tazminat istemine ilişkin olup TTK'nun 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğa tabidir.
Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında ve yapılan değişiklik sonucu menfi tespit ve istirdat davaları yönünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
Davacı tarafından davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı tespit edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davanın niteliği gereği zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, TTK’nın 5/A ve 6325 SK'nun 18/A maddesi 2.bendi son cümlesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılamayacağı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 2.869,02TL harcın mahsubu ile bakiye 2.441,42TL harcın davacı tarafa iadesine,
3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır