T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/32
KARAR NO : 2024/364
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/02/2022
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin araç alım - satım işi yaptığını işi nedeniyle davalı ile oto araç satış ofisi olarak kullanmak amacıyla kira sözleşmesi ve bono ikame edildiğini, davalı ve müvekkili arasında 01.01.2021 tarihinde ..... Mah. ..... Sk. 203/5 Sefaköy-Küçükçekmece/İstanbul adresini konu edinen 2 yıllık bir kira sözleşmesi imzalandığını, davalı aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü ..... Esas nolu icra takibi başlatıldığını, kira sözleşmesine dayanan Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü ..... Esas nolu icra takibi hakkında Küçükçekmece ..... Sulh Hukuk Mahkemesinde ...... Esas nolu menfi tespit davası açıldığını, bu dosyada ihtiyati tedbir kararı verildiğini, söz konusu icra takibiyle ilgili olarak Küçükçekmece ...... İcra Hukuk Mahkemesinde .... Esas nolu dosyada tahliye istendiğini, bu davanın da reddine karar verildiğini, yine davalı tarafından aynı kira sözleşmesine ilişkin olarak Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü ..... Esas nolu dosyası ikame edildiğini, borca itiraz edildiğini, Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü .... Esas Sayılı dosyası aynı "alacaklı" dayanarak Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek, Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosyasının teminatsız veya mahkemece belirlenecek teminat oranında tedbiren durdurulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise iik m.72/3 uyarınca küçükçekmece ...... icra müdürlüğü ..... esas sayılı dosyasının öncelikle teminatsız veya sayın mahkemenizce belirlenecek teminat oranında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının Küçükçekmece ...... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosya ile de aynı mahiyette farklı icra dosyasındaki alacak yönünden de menfi tespit davası açmış olup bu davaya yasal süre içinde cevap verilmiş olduğunu, İşbu dava konusu icra takibi kambiyo senetlerine mahsus yolla açılmış bir takip olduğunu, davacının iddia etiği gibi kira sözleşmesinin teminatı olan bir senet olmadığını, tarafların kira akdi kurulmadan önce de birbirlerini tanıyan kişiler olduğunu, davacının araç alım satım işi ile uğraştığından müvekkilinden bu işe girmesini talep etmiş müvekkilinin de davacıya güvenerek davacının işine para yatırmış ve geri ödemesi olarak da bu senetleri aldığını, senetlerin altındaki hukuki sebebin bu olduğunu, kira alacağına teminat olarak alınmış senetler olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Küçükçekmece ...... Sulh Hukuk Mahkemesi ..... EK sayılı ilamıyla görevsizlik kararı vermiş, dosya mahkememize tevzi edilmiştir.
Mahkememizin ..... esas ...... karar sayılı dosyasında yargılama yapılmış mahkememizin " 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
İstanbul ...... Hukuk Dairesi'nin .... esas, ..... karar sayılı ilamında " Dosya kapsamından, menfi tespit davasına konu İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasının, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılmış bir takip olduğu ve takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfına haiz olduğu, senet üzerinde açıkça teminat senedi olduğuna dair ibare bulunmadığı, ancak dosya içerisinde yer alan belgelere göre davacı vakıf ve davalı ..... Film Yapım Organizasyon Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 25/05/2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığı, daha sonra 28/12/2014 tarihli Ek Protokol imzalanarak kira sözleşmesinin iptaline ve yeniden düzenlenmesine karar verildiği ve 01/03/2015 başlangıç tarihli ikinci bir kira sözleşmesi imzalandığı, bu imzalanan kira sözleşmesinin üçünce sayfasında kiracı tarafından yapılan tadilat ve masrafların fatura tarihi ve numarası ile kira sözleşmesine yazıldığı ve bu tabloda yer alan masraflar için teminat senedi düzenleneceğinin belirlendiği, takibe konu senetlerinde kira sözleşmesinde miktarları belirtilen teminat senetleri olduğu, bu nedenle takip dayanağı senetlerin taraflar arasındaki kira sözleşmesi uyarınca düzenlendiği, ek protokol ve ikinci imzalanan kira sözleşmelerinin geçerli olup olmadığının davanın esasını oluşturduğu anlaşılmış olmakla, uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." denmektedir.
Yine İstanbul ...... Hukuk Dairesi'nin ..... esas, ..... karar sayılı ilamında "Davacı şirketin davalı ile yapmış oldukları 02/11/2019 tarihli iskele kiralama sözleşmesinin 3/m maddesi uyarınca teminat senedi olarak verildiğini iddia ettiği bono nedeniyle açılan menfi tespit davasında, temel ilişkinin taraflar arasındaki taşınır kira sözleşmesine dayalı olduğu iddiası nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu, mahkemece verilen görevsizlik kararının doğru olup, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır." denmektedir.
Mevcut olayımızda, dosyanın yapılan incelemesinde taraflar arasında kira alacağı haricinde bonoların verilme sebebini oluşturacak başkaca bir ticari ilişkinin olmadığı, takibin dayanağı olan bonoların kira alacağının teminatı olarak verildiği anlaşılmıştır. Yukarıdaki ilamlar ve kanun maddesine göre iş bu davaya bakmaya görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu kanaatine varılarak görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olup, davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiğinden HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Küçükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş," şeklindeki gerekçesine göre karşı görevsizlik kararı verilmiş iş bu karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...7. Hukuk Dairesinin ..... Esas, .... Karar sayılı ilamıyla "davacı taraf, bononun teminat olarak kira sözleşmesi gereği verildiği ancak davalının maliki bulunmadığı yeri kiraladığının anlaşılması sonrasında geçersiz kira ilişkisine istinaden verilen bononun bedelsiz kaldığını iddia ederek işbu davayı açtığı, davalının ise bononun kira ilişkisi gereği değil, davacının işine para yatırdığından dolayı alındığı, kira ilişkisinin teminatının olmadığı savunulmuştur. Senedin verilme sebebinin inkar edildiğine ve takibe konu bono, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda unsurları ile birlikte düzenlendiğine göre, senedin teminat olarak verilip verilmediği, karşılıksız olup olmadığı meselesinin aynı Kanunun 4/1-a maddesi hükmü uyarınca asliye ticaret mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğini" belirterek mahkememizin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Dava İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi uyarınca menfi tespit davasıdır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır.
Menfi tespit davasında borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Bono ödeme vaadinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir, sebepten mücerrettir.
Öte yandan takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir (HGK'nun 06.03.2013 tarih ve 2012/12-768 E., 2013/312 K. sayılı ve yine HGK'nun 20.06.2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararları).
Mevcut olayımızda davacı taraf davaya konu senedin teminat senedi olduğunu ileri sürmüştür. Yukarıda anlatılanlar ışığında ispat yükü davacıda olup senedin teminat senedi olduğunu ispat etmeliydi, ancak cevap dilekçesinde davalı taraf davacıya işi ile ilgili para yatırdığını bu sebeple davaya konu senedin verildiğini iddia ettiği için ispat yükünü üzerine almıştır. Mahkememizin 28/03/2024 tarihli celsesinde davalı vekilince ödemeye ilişkin belge sunamayacağını ödemenin elden verildiğini beyan etmesi üzerine davalı tarafça da ispat yükü yerine getirilememiştir. Yine kira sözleşmesi ve senet düzenleme tarihlerinin de birbiri ile uyumlu olduğu göz önüne alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile; Davacının Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasına konu bonolar yönünden davalıya 50.915,10TL yönünden borçlu olmadığının tespitine,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 3.478,01TL ilam harcından peşin alınan 869,78TL harcın mahsubu ile bakiye 2.608,23TL'nin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNE'YE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından sarf edilen 325,50TL posta masrafı, 37,00TL başvuru harcı, 869,78TL peşin harç olmak üzere toplam 1.232,28TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/03/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.