T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/341 Esas
KARAR NO : 2025/184
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 15/04/2024
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket tarafından .... nolu trafik poliçesi ile sigorta edilen davalının maliki olduğu .... plakalı araç 02.10.2021 tarihinde olay yerini terk eden sürücü sevk ve idaresinde iken ...plakalı araç ile yapmış olduğu kaza nedeniyle .... plakalı araç sürücüsü ...‘nin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, dava konusu kaza ve yaralanma nedeniyle tutulan ölümlü yaralama trafik kazası tespit tutanağı ve Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma numaralı dosyasına ve alınan ifadelerine göre dava konusu kazada ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu ve sürücüsünün olay yerini terk ettiği sabit olduğu, söz konusu kaza sebebiyle yaralanan ... arabuluculuk daire Başkanlığı ... numaralı dosyası ile müvekkili şirkete karşı arabuluculuk yoluna başvurulması sonucu sağlanan anlaşma ile müvekkili şirket tarafından ...‘ye 30.10.2022 tarihinde 367.800,00 TL bedeni zarar tazminatı ödendiğini, trafik sigorta poliçesi genel şartları B 4F hükmüne göre kazanın bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortanın veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı alkol raporu ve benzeri kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğü aykırı davranması halinde sigortacının sigorta ettirene rücu edebileceği kabul edildiği, müvekkili şirkete sigortalı ve davanın maliki olduğu aracın söz konusu olduğu kazada olay yerini terk etmiş olduğundan müvekkili şirketin trafik sigortası genel şartları B4-f ye göre sigortalıya rücu hakkı bulunduğunu, müvekkilinin şirket Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün .... dosyasıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalı borçlu tarafından yapılan icra takibine itiraz etmesini ve takip durduğunu, icra takibinde durması sebebiyle dava konusu olayla ilgili olarak arabuluculuk anlaşması çözüm yoluna başvurulduğu, davalının haksız ve itirazın iptali ile takibin devamı davalının kötü niyetli itirazı sebebi aleyhine icra inkar tazminatını hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;02/10/2022 tarihinde gerçekleşmiş olan trafik kazasında müvekkili şirkete ait olan ... plaka sayılı aracın sürücüsünün davacı sigorta şirketi ile müvekkili şirket arasında olan Trafik Sigorta Poliçesi şartlarına aykırı şekilde, olay yerini terk ettiğine ilişkin beyan ve iddiaları haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı sigorta şirketinin beyan ve iddialarını asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkili şirkete ait olan kazalı ... plaka sayılı araç sürücüsü olay yerini terk etmesi, salt tek başına sigorta şirketine rücu imkanı vermediğini, davacı sigorta şirketinin bu yönde ki beyan ve iddialarının kabulü mümkün olmadığını, davacı sigorta şirketinin beyan ve iddialarını asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç sürücüsünün kusurunu ispat yükü davacı sigorta şirketinde olduğunu, Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 21.02.2019 tarihli, ... E.-.... K. sayılı kararında; "Somut olayda rücu hakkının dayanağı olarak zararı oluşturan olay tamamen sigortalının kusuru nedeniyle oluşmuştur, davacı …, sigortalının olay yerini terk etmesi nedeniyle, sigortalının yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürmüş ise de, dosya içeriğine göre davalının olay sonrasında kolluk güçlerine ifade verdiği ve kaza tutanağına uyan beyanı ile de kusurun tamamının kendisinde olduğunu belirttiğini, salt olay yerinde bulunmamak sigortacının kendi sigortalısına rücu hakkını vermez.” şeklinde ifade edildiğini, görüleceği üzere olay yerinde bulunmamanın sebepleri incelenmeli, salt olay yerinde bulunmama durumu, sigortacının rücu hakkına sahip olduğu şeklinde değerlendirilmemesi gerektiği, davacı sigorta şirketinin beyan ve iddialarını asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla; salt olay yerini terk sigorta şirketine rücu imkanı vermemekte olup, ayrıca bu hususta kusurlu bir davranışı nedeniyle poliçe kapsamı dışında kaldığını ispat yükü davacı sigorta şirketinde olduğunu, davacı sigorta şirketi sigorta poliçesi kapsamında sayılan hallerden birinin somut olayda gerçekleşmediği hususu ispatlanması gerektiği, davacı sigorta şirketinin işbu huzurdaki davaya sunmuş olduğu beyan ve iddialarını asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla; huzurdaki dosyada mübrez ..... Polis Merkezi Amirliği'nin ... evrak numaralı 02/10/2021 tarihli şüpheli ifade tutanağı ile sabit olduğu üzere; müvekkili şirkete ait olan kazalı aracın sürücüsü ... yaralı ... ile birlikte ... Hastanesi'ne gittiğini, burada olay yerini terk nedeni sağlık kuruluşuna gitmek olup, can güvenliği nedeniyle uzaklaştığını, sigorta şirketinin bu husus bakımından da davacı sigorta şirketinin taleplerinin reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, olay yerini terk sebebine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sigorta Genel Şartlarında; Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı " B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Sigorta hukukunda asıl olan, sigorta poliçesi kapsamında kalan rizikonun gerçekleşmesi halinde zararın sigortacı tarafından karşılanmasıdır. Ancak bazı durumlara ilişkin kanuna veya poliçe genel şartlarına hükümler konularak, zarar teminat dışına çıkarılabilmektedir. ZMMS genel şartlarının B.4 maddesinde de teminat harici olan hususlar düzenlenmiş olup, bunlardan bir tanesi de kazadan sonra olay yerinin terk edilmesidir.
Buna göre, "bedeni hasar"a neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigorta şirketinin zarar gören 3. kişilere ödediği tazminatı sigortalısına rücu hakkı bulunmaktadır.
Bedeni hasara neden olan bir trafik kazası sonucu sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse olay yerini terk sebebinin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu bir hal sebebine dayanması gerektiği aşikardır.
ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında sigorta şirketinin sigortalısına rücu hakkının doğumu için iki sebebin bir arada bulunması gerekmektedir.
a)- Bunlardan ilki meydana gelen trafik kaza sonucunda "bedeni hasar"ın doğmasıdır. Poliçe genel şartlarında maddenin kapsamı "bedeni hasar ile" sınırlandırılmış olup, düzenleyici, yalnızca maddi hasar meydana gelen kazaları özellikle rücu kapsamına almamıştır. Kural, riskin gerçekleşmesi halinde zararın karşılanması olduğundan ve teminat dışı olan durumlar istisna olduğundan, maddi hasarlı trafik kazalarında, sigortalı sürücüsü tarafından olay yerinin terkinin genişletici yorumla rücu kapsamına alınması mümkün değildir.
Somut olayda ise bedeni hasar meydana gelmiştir. Kaza tarihinde tutulan Ölümlü / Yaralamalı Trafik Kaza Tespit Tutanağı incelendiğinde dava dışı motorsiklet sürücüsünün yaralandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla rücu için aranılan birinci sebep gerçekleşmiştir.
b)-Rücu için gerekli olan ikinci sebep ise, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden birine dayanması gerekmektedir.
Somut olayda; sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı toplana delil ve belgelerden anlaşılmıştır. Hattı zatında bu amaçlarla terk edildiği de davalı tarafça ileri sürülmemiştir. Bu halde B.4.f maddesi gereği rücu imkanı olduğu açıktır.
Mahkememizce yapılan incelemede; yukarıda belirtilen Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı " B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş f bendindeki "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," şartın gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde davalı tarafa ait araç sürücüsünün dava konusu kazada kusurlu olduğu , bu konuda ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafa ait araç sürücüsünün hastaneye gidip gitmediği, hastaneye gitmiş ise tedavi ve yardım amaçlı gidip gitmediği, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma yönünden dosya kapsamında tespit bulunmadığı , davalının bu hususa ilişkin ispat külfetini yerine getirmediği değerlendirilmiştir. ZMSS Genel Şartları B-4.a Maddesinde belirtilen tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, ve B-4.f Maddesinde belirtilen bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde şartlarının oluştuğuna hükmetmesi halinde davacı sigorta şirketinin ödediği tazminatı rücuen talep edebileceği mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirtilmiştir. Buna göre; açıklanan nedenlerle davacının rücu talebinde bulunabileceği kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 367.800,00TL asıl alacak ve 42.261,73TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 410.061,73TL üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-İcra inkar tazminat talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 28.011,30TL ilam harcından peşin alınan 5.120,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.890,66TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 427,60TL Başvuru Harcı, 5.120,65TL Peşin Harç olmak üzere toplam 5.548,25TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.481,80TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 118,19TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00TL bilirkişi ücreti, 253,00TL posta masrafı, olmak üzere toplam 4.253,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 4.113,36TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 65.509,25TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 13.920,27TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır