T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/350
KARAR NO : 2025/135
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/04/2024
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/02/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil, çizgi altı/üstü çalışmaları, dijital pazarlama ve kampanya marka çalışmaları hizmeti veren bir reklam ajansı firması olduğunu, davacı müvekkili ve davalı firma arasında akdedilen 03.02.2023 tarihli hizmet sözleşmesi uyarınca, taraflar aylık net 26.315 TL + KDV karşılığında birtakım hizmetlerin Davalı firmaya verileceği hususunda ve talep edilen ek hizmetlerin yine sözleşmede belirtilen şartlarda faturalandırılarak verileceği hususunda anlaşmış olduklarını, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca müvekkili şirketin, verdiği hizmetler kapsamında; 07/02/2023 tarihli ... numaralı 29.630,69 TL tutarlı Fatura, 15/02/2023 tarihli ... numaralı 43.914,00 TL tutarlı Fatura , 01/03/2023-... numaralı 29.630,69 TL tutarlı Fatura 04/04/2023-... numaralı 29.630,69 TL tutarlı Fatura, 27/04/2023-.... numaralı 2.360,00 TL tutarlı Fatura, 02/05/2023-.... numaralı 41.829,02 TL tutarlı Fatura, 31/05/2023-... numaralı 826,00 TL tutarlı Fatura, 01/06/2023-... numaralı 41.829,02 TL tutarlı Fatura, 06/07/2023-.... numaralı 49.871,87 TL tutarlı Fatura, 01/08/2023-... numaralı 50.491,95 TL tutarlı Fatura,08/09/2023 numaralı 20.492,85TL tutarlı Fatura 08/09/2023-.... numaralı 29.999,10 TL tutarlı Faturaları keserek davalı şirkete ibraz etmiş olduğunu, kesilen faturalara mutabık davalı şirket 03/03/2023 tarihinde .... EFT numarasıyla 73.544,69 TL, 28/04/2023 tarihinde .... EFT numarası ile 59.261,38 TL, 28/07/2023 tarihinde 45.015,02 TL ve 04/08/2023 tarihinde ... EFT numarası ile 45.015,02 TL ödeme yapmış olduğunu, davalı şirketin, toplam 370.505,88 TL olan borcunun 222.836,11 TL'sini ödemiş, bakiye 147.669,77 TL tutarında borcunu ise ödememiş olduğunu, bu kapsamda davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı şirketin vekili ise 27.10.2023 tarihinde borcun tamamına, avukatlık ücretine, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz etmiş olduğunu, taraflarınca borcun tahsiline ilişkin arabuluculuk başvurusu yapılmış ve arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanmış olduğunu, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı/alacaklı görünen tarafça müvekkili şirketin onayı olmadan fatura düzenlemiş olduğunu, müvekkili şirketin satın almadığı ve teslim almadığı bir hizmet ile alakalı olarak davacı tarafın fatura düzenleyip müvekkili davalı tarafı borçlu olarak göstermesinin açıkça kötü niyetini göstermekte olduğunu, bununla birlikte kabul anlamına gelmemekle beraber ödeme emrine konu borcun varlığı bir anlığına kabul edilse dahi davacı şirket tarafından müvekkili şirkete ihtarname çekilmeden icra takibi başlatılıp akabinde itirazın iptali davası açılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın icra takibinin dayanağı olan faturaların teslim alındığını ve itirazda bulunulmadığını iddia ederek, içerik ve tutarların kabulü anlamına geldiğini iddia etmişse de yukarıda açıklandığı üzere müvekkili şirketin ticari ilişkiden doğan hak ve yükümlülüklerini yerin getirmiş, haksız ve mesnetsiz olarak icra takibi başlatıldığında da itiraz etmiş olduğunu, borç paranın ödenmesi ile ilgili hukuki işlemlerin, borçlu ile alacaklı arasında yazılı bir ödeme vadesi belirlenmemişse ihtarname ile başlatılması gerektiğini, borç paranın iadesi ihtarnamesi ile borçluya altı hafta süre verilmeli, bu sürenin sonunda borç ödenmemişse icra takibi başlatılmalıdır. İhtarname gönderilmeden başlatılan icra takibine itiraz edilmişse açılacak itirazın iptali davası usule açıkça aykırı olduğundan usulden reddedilmelidir. Davacı taraf arabuluculuk görüşmeleri ile alakalı olarak açıkça gizlilik yükümlülüğünü ihlal etmektedir. Kaldı ki; arabuluculuk görüşmelerinde iddia edildiği gibi herhangi bir beyanlarının olmadığını, tüm bu nedenlerle; Davalı müvekkil aleyhine haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yetki itirazımızın kabulüne, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasının iptaline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ...ı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... LİMİTED ŞİRKETİ borçlusunun .... SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ olduğu, 147.669,77-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM ..., Prof. Dr. ...'den rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 05/11/2024 tarihli raporunda özetle; " Dava dosyası incelendiğinde taraflar arasında 01.02.2023 - 30.01.2024 tarihler arasını karşılayan bir hizmet sözleşmesi mevcut olduğu, mevcut sözleşme kapsamında davalının talep ettiği hizmetlerin mevcut olduğu, bu hizmetler kapsamında 01.02.2023 tarihinden başlamak üzere Davalının aylık 26.315,00 TL yıllık toplam 315.780,00 TL ödeme yapması konusunda anlaşma sağlandığı tespit edilmiştir. Davacı ... ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olduğu ve sahibi İehine delil olma özelliğine haiz olduğu değerlendirilmiştir. Davalı tarafından herhangi bir defter ve kayıt sunulmamıştır. Davacı ... kayıtlarına göre davalı adına 2023 yılında toplam 12 adet fatura keşide edilmiş, B formlarında hem davacı hem de davalı tarafından bu faturalar beyan edilmiştir. Yine B formlarına göre davalının davacıya iade fatura keşide etmediği, faturalara itirazda bulunmadığı görülmektedir. Davacının davalıdan olan alacak bakiyesi takip tarihi olan 19.10.2023 tarihinde 147.669,77.-TL olup; takip tarihinden itibaren faz talep edebileceğinin anlaşıldığını" belirtmiştir.
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına konu faturalar, cari hesap nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa ne kadar olduğu, davacı tarafından davaya konu hizmetin davalıya verilip verilmediği, mahkememizin yetkili olup olmadğı konularında olduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Mevcut olayımızda davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, usulüne uygun olarak tutulduğunun belirtildiği, davacı taraf defterlerine göre davacının davalıdan 147.669,77-TL alacağının olduğunun ve tarafların BA BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğunun, davacı ve davalı tarafın toplam 12 adet faturayı bildirdiğinin, yine BA formlarına göre davalının davacıya iade fatura keşide etmediği, faturalara itirazda bulunmadığının hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, mahkememizce davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı değerlendirilerek, davalının faturaları BA olarak bildirmesi sebebiyle davacı tarafından faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiği kabul edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 147.669,77-TL üzerinden aynı koşullarla devamına,
2- 147.669,77-TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 10.087,32-TL ilam harcından peşin alınan 1.783,49-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.303,83-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 55,00-TL posta masrafı, 427,60-TL başvuru harcı, 1.783,49-TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 9.266,09-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/02/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır