T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/354
KARAR NO : 2025/267
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/10/2018
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememizin 10/12/2020 tarih ..... esas ..... sayılı dosyasında;
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ..... 06/02/2018 tarihinde manevra e park yasağı olan alanda geri gelerek manevra yaparak müvekkiline çarptığını, davalının tam kusurlu eylemi ile müvekkilini yaralamış sol kalça kemiklerinin kırılmasına sebebiyet verdiğini belirterek müvekkilinin geçici iş göremezlik zararı nedeniyle şimdilik 1.000,00TL, müvekkilde oluşan kalıcı hasar ve sürekli iş göremezlik nedeniyle şimdilik 1.000,00TL, müvekkilinin bakıcı masrafı için şimdilik 500,00TL, müvekkilinin hastaneye gidiş gelişlerinde oluşan yol masrafları hastahane giderleri için şimdilik 200,00TL olmak üzere toplam 2.700,00TL 'nin kaza tarihi itibariyle işletilecek olan ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin maddi tazminat açısından poliçedeki sorumluluk oranında olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 60.000,00TL manevi tazminatın davalı ..... ve ..... 'den kaza tarihi itibariyle işletilecek olan ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerden .....'ün aracı kullanan şoför olduğunu, diğer müvekkilin aracın sahibi olduğunu, davacının taleplerinin tamamen haksız olduğunu, davacının kemik kırığının kaza sebebiyle meydana gelmediğini, müvekkillerin kaza anından itibaren davacının tedavisi devam ederken de davacı ile ilgilendiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigorta poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 10/12/2020 tarih ..... esas ..... sayılı kararında;
" Davacı taraf düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah etmiş ve ıslah harcını da yatırmış olması nedeniyle ıslah talebi kapsamında değerlendirme yapılmıştır.
Dava cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin açılmıştır.
Haksız fiil sorumluluğuna dayandığı için öncelikle tarafların kusur durumları araştırılmış olup davalılardan .....'ın %100 kusurlu bulunduğu davacı tarafa yüklenecek kusuru bulunmadığnıdan,
Kaza nedeniyle cismani zararın tespiti için adli tıp incelemesi yaptırılmıştır.
Yapılan incelemede mağdur ..... 'ın vücut fonksiyon kaybı %5 ve 9 aya kadar maluliyetin uzayabileceği anlaşıldığından ,
Söz konusu maluliyet hesabı için aktüer zlem ......'a dosya tevdii ile maddi tazminat yönünden inceleme yaptırılmıştır.
Buna göre fonksiyon kaybı nedeniyle toplam( istirahat dönem zararı bilinen dönem zarar pasif dönem zarar) ile 18.265 ,50 Tl iyileşme sürecine dair tazminat toplamı olan 68.613,53 Tl maddi tazminat davasının kabulu davalı asiller ayhan ve muzaffer yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ,davalı sigorta şirketi yönünden ise ,
50.148,03TL maddi tazminatın poliçedeki sorumluluk oranı kapsamında dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile alınarak davacıya ödenmesine,
Olayın oluş şekli, davalı sürücünün tam asli kusurlu oluşu,mağdura yüklenecek hiçbir kusurun bulunmadığı, tarafların kaza sonrasındaki tutum ve davranış,yaşanan elem ,keder,mağduriyetler,sosyal ekonomik durumlar ,manevi tazminat davasının zenginleştirme amacından ziyade elem kederin bir nebze de giderilmesine yönelik takdir edileceği dikkate alınarak adalet duygusunun zedelenmemesi maksadı ile hak ve nesafet kaideleri de gözetilerek takdiren 25.000 Tl tazminatın davalı asillerden müşterek mütesilsil tahsili ve kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte kısmen kabulune " karar verilmiş, mahkememizce verilen bu kararın davalılarca ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine dosya İBAM ,..... HD. 28/03/2024 tarih ..... esas ...... sayılı kararı ile kaldırılarak dosya mahkememizin ..... esasına kaydedilmiştir.
Mahkememiz dosyasının İstinaf İlamı doğrultusunda İstanbul Karayolları Bölge Müdürlüğü nezdinde görevli 3 kişilik bilirkişi kurulu heyetine tevdine karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti .....'e tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti sunmuş oldukları 21/05/2024 tarihli raporda özetle; " 5.1) ..... plakalı araç sürücüsü ......'ün; Yönetimindeki araçla, dikkatsiz, tedbirsiz ve kontrolsüz davranışıyla, K.T.K'nun 67/b bendinde belirtilen kural ve zorunluluğa uymadığı ve K.T.K'nu 84/j bendinde belirtilen Asli kusurlu sayılan halden dolayı 9675 (Yüzde Yetmiş Beş) oranında Asli kusurlu olduğu, .K.T.K'nun 85. Maddesine göre, araç işleteni ...... doğan zarardan müştereken ve müteselsilen aynı oranda sorumlu olduğu, 5.2) Yaya .....'ın; Dikkatsiz ve kontrolsüz davranışı ile, K.T.K'nun 68/b bendinde belirtilen kural ve yasaklara uymadığından, 9025 (Yüzde Yirmi Beş) oranında Tali kusurlu olduğunu," belirtmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına ATK'dan rapor aldırılmış, Adli Tıp Kurumu'nun 01/10/2024 tarihli raporunda özetle; "..... kızı, 09.06.1954 doğumlu ......’ın 06.02.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması nedeniyle devamlı olarak bir başkasını yardımına muhtaç durumda olmadığı, iyileşme süresi içinde 3 (üç) ay bir başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceğini " belirtmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına Aktüerya bilirkişisi ...... 'dan rapor aldırılmış, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 02/01/2025 tarihli raporda özetle; " A- Olay : 06/02/2018 tarihinde saat 11:20 sıralarında Davalı sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı otomobil ile ..... Cadde: manevra ile geldiği esnada aracının sol arka kısmıyla; seyir istikametine gerisinden araca doğru yürüyüp sol tarafta bulunan tramvay durağına doğru karşıya geçmek isteyen Davacı yaya ..... 'a çarpması ile neticelenen dava konusu trafik kazası meydana geldiği, ...... zerinde geri geri B- 21.05.2024 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; Olayda; - ..... plakalı araç sürücüsü .....'ün 9075 (Yüzde Yetmiş Beş) oranında Asli kusurlu olduğu, - Yaya .....'ın; 9025 (Yüzde Yirmi Beş) oranında Tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, C- Adalet Bakanlığı Adli tıp Kurumu Başkalığının ..... Ihtisas Kurulu tarafından düzenlenen ..... sayı, 20.09.2024 tarih ve ..... Karar nolu Raporunda; 09.06.1954 doğumlu .....'ın 06.02.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, - Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının 65(yüzdebeş) olduğu, - İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği” mütalaasına varıldığına göre, - 06.02.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması ne devamlı olarak bir başkasını yardımına muhtaç durumda olmadığı, iyileşme si ay bir başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceğine oy birliği ile mütalaa olunduğu, D- Davacı ......'”ın 06.02.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası; iş göremezlik dönem gelirine 9475 kusur oranı yansıtılması ile yet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem gelirine sürücünün 9675 kusur oranının yansıtılmasıyla zararının 121.206,02 TL olmak üzere toplam zararının 130.998.92 TL olabileceği -3 aylık bakım /bakıcı giderine sürücünün *675 kusur oranının yansıtılmasıyla bakım giderinin 4.566,50 TL olacağı, E- Tedavi giderlerine ilişkin | adet fatura sunulduğu ve faturanın bedelinin 8.000,00 TL olduğu, ...... plaka plakalı Taksi, davalı ...... Sigorta A.Ş. Tarafından, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği ve sigorta poliçesinde davalı sigorta şirketi tarafından verilen üst limitin kişi başı ölüm ve sürekli sakatlık teminatı 360.000,00 TL olduğu, G- Davacı tarafın başvuru dilekçesinden kabul edildiği tarihten sonraki 8 gi 07.09.2018 tarih olduğu, H- Sorumluluk, temerrüt tarihi, manevi tazminat ve faiz türü gibi hukuki olgular konusunda takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olacağını " belirtmiştir.
Davacı vekilince 31/01/2025 tarihli Islah dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır.
Hukuk Genel Kurulu'nun ..... esas ..... karar sayılı ilamında;" Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin yada tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Kazanılmış haklar Hukuk Devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2.maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır:
Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.
Benzer şekilde; uygulanması gereken bir kanun hükmü, karar kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilirse , usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir (HGK.nun 21.01.2004 gün, 2004/10-44 E, 19 K.).
Bu sayılanların dışında ayrıca; görev konusu, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararlarına uyulmasında olduğu gibi kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemez (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü-6. Baskı, cilt 5, 2001).
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün ve 2006/4-519-527 sayılı ilamı, YHGK.’nun 31.05.2006 gün ve 2006/10-307-337 sayılı ilamı, YHGK.’nun 10.05.2006 gün ve 2006/4-230-288 sayılı ilamı)." denmektedir.
İstinaf ilamından önce mahkememizce 10/12/2020 tarih ..... esas ..... sayılı dosyasında yargılama yapılmış olup;
" 1-Maddi tazminat yönünden davanın KABULÜNE,
-68.613,53TL maddi tazminatın davalılar ...... yönünden 06/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen,
-50.148,03TL maddi tazminatın poliçedeki sorumluluk oranı kapsamında dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile alınarak davacıya ödenmesine,
2-Manevi tazminat yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, olayın oluş şekli, tarafların kusurları, sosyal ekonomik durumları, kazadan sonra davacının yaşadığı elem ve kederin giderilmesini amaçlamak üzere hak ne nezafet gözetilmek kaydı ile taktiren 25.000TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..... ve .....'den müşterek ve müteselsil tahsili ile davacıya ödenmesine," karar verilmiştir.
Davalılarca İstinaf kanun yoluna başvurulmuş davacı tarafça kararın İstinaf edilmediği anlaşılmıştır. Mahkememizce iş bu dosyada aldırılan bilirkişi raporları doğrultusunda yeni değerler belirlenmiş olup, davacı vekilince bu doğrultuda ıslah dilekçesi verilmiş olmasına rağmen davacının kararı istinaf etmemesi sebbiyle davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Türk Borçlar Kanunu 49. maddesinde haksız fiil kurumunun düzenlendiği, haksız fiil sorumluluğunun doğması için hukuka aykırı fiil, zarar, illiyet bağı ve kusur koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. TBK'nın 54. maddesi gereğince cismani zarara uğrayan kişi tamamen veya kısmen çalışma gücü kaybından doğan zararını talep edebilir. TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeniyle talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup, çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının tespiti gerekmektedir.
Hükme esas alınan kusur bilirkişi raporuna göre kusur oranları belirlenmiş, aktüerya bilirkişi raporuna göre de davacı tazminat miktarı hesaplanmıştır. Tüm bu açıklanan nedenlerle maddi tazminat talebi yönünden Usuli kazanılmış hak göz önüne alınarak 54.704,53-TL 'nin davalılar ..... ve ...... yönünden 06.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işbu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limite ile sınırlı olmak üzere ve usuli kazanılmış hak göz önüne alınarak 50.148,03-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/1'inci madde ve bendine göre bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda hakim olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. 4721 sayılı türk medeni kanununun 4 üncü maddesine göre ise kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir. Bu düzenlemelere göre manevi tazminat tayin ve taktir edilirken manevi tazminatın 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı İBK'da belirlenen acı ve üzüntüyü gidermek, bir huzur ve tatmin duygusu yaratma amacı ile gelişen hukukta benimsenen zararları tamamlama ve denkleştirme ve aynı zamanda caydırıcılık işlevlerinin göz önünde bulundurulması gerekir. Tazminatı doğuran olayın işleniş biçimi, sonuçları, meydana getirdiği etkiler, kusur ve sorumluluk oranları, tarafların sosyal konumları, aile ilişkileri, yaptıkları meslekler, gelir durumları, gibi olgular da manevi tazminatın takdirinde etkili olan etmenlerdir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2019/1134 esas. 2020/251 karar sayılı ilamı) Buna göre, davacının maluliyet oranının, kaza tarihi, olayın meydana geliş şekli ve biçimi, tarafların mali ve içtimai durumları ile manevi tazminatın amacı ve hakkaniyet ilkelerine göre hak ve nasafet kuralları çerçevesinde usuli kazanılmış hak göz önüne alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, ayrıca kazaya karışan aracın ticari araç olmaması sebebiyle yasal faiz uygulanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Maddi tazminat talebi yönünden; davanın Kısmen Kabulü ile;
a)Usuli kazanılmış hak göz önüne alınarak 54.704,53-TL 'nin davalılar ...... ve ..... yönünden 06.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işbu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b)Davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limite ile sınırlı olmak üzere ve usuli kazanılmış hak göz önüne alınarak 50.148,03-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
c)Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Manevi tazminat talebi yönünden; usuli kazanılmış hak göz önüne alınarak davanın Kısmen Kabulü ile, 25.000,00-TL'nin davalılar ...... ve .....'den 06.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işbu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına,
4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 7.162,47TL ilam harcından peşin alınan 214,16TL harcın 1.126,00TL tamamlama harcı ve 1.144,00TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 4.678,31TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 35,90TL Başvuru Harcı, 214,16TL Peşin Harç, 1.126,00TL Tamamlama Harcı, 1.144,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.520,06TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen 15.800,00TL bilirkişi ücreti, 670,00TL posta masrafı ve 4.650,00TL Adli Tıp masrafı ücreti olmak üzere toplam 21.120,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 16.335,18TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
7-Davalı sigorta şirketi tarafından sarf edilen 100,00TL posta masrafından kabul red oranına göre hesaplanan 22,65TL'nin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davalı üzerine bırakılmasına,
8-Davalılar ..... Ve..... tarafından sarf edilen 147,05TL den kabul red oranına göre hesaplanan 33,31TL'nin davacıdan alınarak iş bu davalılara verilmesine, kalan kısmın iş bu davalılar üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Manevi Tazminat yönünden;
11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 25.000,00TL vekalet ücretinin davalılar .....'den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
12-Davalılar ..... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 25.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren iş bu davalılara verilmesine,
Dair, davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/03/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır