T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/364 Esas
KARAR NO : 2025/157
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/04/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı alacaklı müvekkil şirketin , yıllardır çiçekçilik, aranjman ve dekorasyon işleriyle meşgul olan, piyasada haklı bir bilinirliğe kavuşmuş, oldukça saygın bir şirket olduğu, davalı şirketin de ülkemizde oldukça ünlü, lüks ve yaygın oteller zinciri olan "..."in çeşitli yerlerde işletmeciliğini yaptığı ,Davacı müvekkil şirket ile davalı borçlu şirket arasında da yazılı olmayan ticari sözleşme kurulduğu ,bu sözleşmeye göre müvekkil şirket tarafından, davalı borçlu şirketin Sapanca'da işlettiği "...." adlı tesisin bahçesinde ve kapalı alanlarında dekorasyon amaçlı yapay çiçek ünitelerinin aranjmanı yapılarak kararlaştırılan düzenlemeler yapıldığı ,taraflar arasındaki yazılı olmayan sözleşmeye göre söz konusu iş ve işlemler, 14.05.2023 tarihinde müvekkil şirket çalışanları ve yetkilileri tarafından tamamlandığı ve teslim edildiği , üstlenilen işlerin tamamlanması üzerine ilgili görüntüler, davalı borçlu şirket yetkilisi olan ....'ın kızı olan ....'a .... adlı uygulama üzerinden de gönderildiği ve ... tarafından aynen "Bende inşaattayım ... bey çok güzel yapıyorlar" şeklinde yanıt verildiği, ilgili yazışmalardan da üstlenilen işin sözleşme gereği 14.05.2023 tarihinde tamamlandığının açıkça anlaşıldığı ,taraflar arasındaki sözleşme gereği müvekkil şirket üstlenmiş olduğu işi eksiksiz olarak ifa etmiş olmakla birlikte sözleşme konusu borcun ödenmesi konusunda gerekli müsamaha gösterilerek oldukça uzun sayılabilecek bir süre beklendiği ,taraflar arasındaki ticari iş gereği görülen iş sonucu doğan borç sebebiyle davalı borçlu şirkete yazılı ve sözlü olarak birçok kereler başvuruda bulunulmuşsa da bu başvurular cevapsız ve sonuçsuz kaldığı ,akabinde müvekkil şirket tarafından 20.12.2023 tarihinde .... numaralı ve 221.028,00 TL tutarında bir e-fatura kesildiği , elektronik olarak kesilen faturaya ilişkin olarak davalı borçlu şirket tarafından herhangi bir itiraz da bulunulmadığı ,kesilen faturaya rağmen de davalı borçlu şirket tarafından bir ödeme yapılmayınca müvekkil şirket adına tarafımızca Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış ve davalı borçlu şirkete ödeme emri elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği , İlgili tebligat davalı borçlu şirkete 05.03.2024 tarihinde elektronik olarak tebliğ edilmiş olup 10.03.2024 tarihinde okunmuş sayıldığı tebligatın okunmuş sayılması üzerine davalı borçlu şirket tarafından, bir gün sonra (11.03.2024) fatura bedeli olan 221.028,00 TL başlatılan icra dosyasına değil, doğrudan müvekkil şirkete ait banka hesabına "20-12-23 TARHLİFAT ...." açıklaması ile ödendiği, davalı borçlu şirket tarafından yapılan kısmi ödeme üzerine aynı gün (11.03.2024) tarafımızca yapılan kısmi ödeme haricen tahsilat olarak dosyaya bildirildiği yeni bir kapak hesabı yapılması talep edilmediği ve yeni kapak hesabı dosyaya yüklendiği bunun üzerine 13.03.2024 tarihinde davalı borçlu şirket tarafından, borca ve ferilerine haksız olarak itiraz edilerek takibin durdurulmasına karar verildiği, davalı borçlu şirket tarafından yapılan haksız itiraz sonucu dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğu yapılan müzakerelerde anlaşmaya varılamadığı, durum bu olmakla birlikte, yukarıda izah edildiği üzere, taraflar arasındaki sözleşme ve fatura borcu gereği davalı borçlu şirket tarafından borç kısmen de olsa ödenmemiş ve borca itiraz edildiği , fatura borcu için başlatılan ilamsız icra takiplerinde yetkili icra dairelerinin alacaklının yerleşim yeri icra daireleri olduğu bu nedenle, yetki itirazının kabulü mümkün olmadığı hususlarından bahisle ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalı tarafın taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerden olan alacaklarının ihtiyaten haczine; haklı davanın kabulüne; haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazların iptali ile duran takibin devamına; likit olan takip bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının ödenmesine; yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı borçlu şirket üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;dava dilekçesindeki iddialar gerçek dışı olup davacı tarafa herhangi bir borç bulunmadığı , zira her ne kadar davacı taraf faturaya konu ürünlerin çok önceden teslim edildiğini iddia etmekte ise de, ürünlerin satılması ile karşılığındaki bedeli tahsil talep etme hakkı ancak faturanın kesilmesiyle mümkün olduğu, müvekkil şirket ürünleri teslim aldıktan sonra defalarca kez yapılan telefon görüşmelerinde davacı taraftan dayanak olan faturanın kesilip kendilerine gönderilmesini talep etmiş ise de davacı taraf fatura kesmemekte ısrar ettiği , müvekkil şirket ise faturanın gönderilmeden ürün ödemelerinin yapılmasının mümkün olmadığını kendilerine bildirdiği ardından davacı taraf söz konusu ürünler hakkında fatura kesmek için ikna edilmiş ve karşılıklı anlaşma ile fatura kesilerek ödemesinin 01.05.2024 tarihinde yapılacağı konusunda anlaşmaya varıldığı, nitekim fatura incelenecek olursa üzerinde herhangi bir yazılı vade tarihi bulunmadığı, taraflarca fatura ödemesinin vade tarihi 01.05.2024 olarak belirlenmesine rağmen davacı taraf ticari etik kurallara aykırı davranarak vade tarihini beklemeden icra takibi başlattığı ,müvekkil şirket olayın uzamaması adına fatura bedelini vade tarihini beklemeden 1,5 ay öncesinde 11.03.2024 tarihinde ödemek zorunda kaldığı, davacı tarafın, vade tarihini beklemeden ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde açmış olduğu icra takibine konu fer-i kalemleri yani vekalet ücreti ve icra açılış masraflarını tahsil edebilmek adına işbu davayı açmış ise de davanın hukuksal zemininin bulunmadığı ve davaca tarafa herhangi bir borç bulunmadığı hususlarından bahisle, haksız davanın reddi ile davacı tarafın %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında icra takibinde belirlenen alacağın kısmi olarak ödendiği, ferilerin ödenmemesi üzerine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ..... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 38.924,64 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip sonrası asıl alacak miktarının ödendiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır.
Alınan bilirkişi raporuyla tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 221.028,00 TL asıl alacak olduğu, bu borcun 11/03/2024 tarihinde ödendiği anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, asıl alacağın ödendiği ancak feriler yönünden kapak hesabına göre eksik ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taleple bağlı kalarak feriler yönünden takibin devamı ile işbu feriler yönünden davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; Bakırköy .... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasında toplam 38.924,64TL olan feriler yönünden takibin DEVAMINA,
2-İcra İnkar tazminatı talebinin işbu feriler yönünden kabulü ile %20 oranında olan 7.784,92TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 2.658,94TL ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 2.231,34TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00TL bilirkişi ücreti, 65,00TL posta masrafı, 427,60TL başvuru harcı, 427,60TL peşin har olmak üzere toplam 4.920,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır