T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/395 Esas
KARAR NO : 2025/243
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/04/2024
KARAR TARİHİ : 03/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından açılan dava dilekçesinde özetle;Müvekkili Şirket ile Borçlu Şirket ..... TAŞIMACILIK ANONİM ŞİRKETİ arasında sürdürülen ticari ilişki kapsamında, malzeme satımı gerçekleştirildiğini, ancak davalı şirket tarafından işbu davaya konu icra takibinin dayanağını da oluşturan faturaların karşılığı tutarların ödenmediğini, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ......Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek; takibin devamını, davanın kabulünü, yargılama ve harç giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 77.335,37TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için 27/11/2024 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca davalı şirketin inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; taraflar arasında dosya kapsamında yazılı bir sözleşmeye rastlanmadığı, Tarafların 2018 yılı öncesinde başlayan ticari ilişki içerisinde oldukları ve cari hesaba dayalı olarak çalıştıkları anlaşıldığı, Davalı adına keşide edilen satış faturalarından 13 fatura bedelini tahsil edemediği gerekçesi ile davacı, 25.09.2023 tarihinde İstanbul Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... E sayılı dosyası ile 77.335,37.-TL asıl alacak talebi ile takip başlattığı, Davalının yaptığı itirazla takip durmuş ve huzurdaki dava açıldığı, Her ne kadar B formunda davalı tarafından eksik beyanda bulunulmuş ise de davalı tarafından davacı adına gönderilen mutabakata göre davalı 75.395,87.-TL (B) olduğunu kabul ve beyan ettiği, iş bu mutabakat mektubunda davalıya at kaşe ve imza bulunduğu, Yine hemen ardından davacı tarafından davalı adına elektronik ortamda mutabakat mektubu gönderildiği, davalı bu mutabakata da cevap vermiş ve 75.395,87.-TL bakiyeye sahip olduğunu davacıya bildirdiği, Davacı, yasal defter ve belgelerini içerir 1 adet flash belleği dosya kapsamında ibraz etmiş olup, incelenen yasal defter kayıtlarında defter beratlarının süresi içinde Maliye Bakanlığına vermiş olduğu ve defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu değerlendirildiği, Davalı, defter ve belge ibraz etmemiş olduğundan gerekli inceleme ve değerlendirme yapılamadığı, Defter beyan etmeyen davalının, davacıya ait defter ve belgelere riayet etmesi takdiri mahkemede bulunduğu, Takip tarihi olan 25.09.2023 tarihinde davacı yan defterlerinde davalı, 75.395,87.-TL (B) durumda olup; takipte davacı 77.335,37.-TL alacaklı olduğunu belirterek takip başlatmış ve takip tarihinden itibaren faiz talep ettiği, Tüm bu anlatılanlar ışığında davacının iddiasında haklı bulunması halinde 75.395,87.-TL alacak için takip tarihinden iti baren faiz talep edebileceği görülmekte olduğu, şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, davalı tarafından davacı tarafa gönderilen mutabakat mektubunda ve usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 75.395,87 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 75.395,87 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2- 75.395,87 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 5.150,29TL ilam harcından peşin alınan 1.320,70TL harcın mahsubu ile bakiye 3.829,59TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 427,60TL Başvuru Harcı, 1.320,70TL Peşin Harç olmak üzere toplam 1.748,30TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.509,71TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 90,28TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 4.500,00TL bilirkişi ücreti, 82,00TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.582,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 4.467,09TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2025
Katip .....
✍e-imzalıdır
Hakim ....
✍e-imzalıdır