T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/405 Esas
KARAR NO : 2025/188
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 03/05/2024
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;“müvekkili .... Sigorta A.Ş.’nin müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayan otomobil, konut ve ferdi kaza sigortalarının yanı sıra nakliyat, mühendislik, tarım, iş yeri sigortaları gibi çok çeşitli ürün ve hizmetler sunan bir sigorta şirketi olduğunu, dava dışı .... Ticaret A.Ş. ile müvekkili şirket arasında 12/03/2022 başlangıç, 12/03/2023 bitiş tarihli Ticari Paket Sigorta Poliçesi (dövizli) imzalandığını, 28.03.2022 tarihinde müvekkili şirket sigortalısı ... Ticaret A.Ş.'ye ait .... şantiyesinde hırsızlık olayı meydana geldiğini, meydana gelen hırsızlık sonucunda ... stok kodlu .... marka model Kiriş Süren .... iş makinesinin elektrik şebeke ve iç tesisat kablolarının kesilerek çalındığını, Jandarma tarafından düzenlenen Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı ile şantiyenin güvenlik hizmetlerini yürüten ... Hizmetleri Ltd. Şti.'nin kusuru sebebiyle hasarın meydana geldiğini, işletmede idari işler şefi olarak görevli olan dava dışı ... ün ifadesinden ve Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağından anlaşılacağı üzere gerekli güvenlik önlemlerini almayan, işini gerekli yeterlilikte yapmayan davalının kusuru sebebiyle hasar meydana geldiğini, dava dışı sigortalının talebi üzerine müvekkili şirket tarafından meydana gelen hasarın tespiti için ekspertiz işlemi yaptırıldığını ve düzenlenen eksper raporu uyarınca hırsızlık sonrası meydana gelen hasar miktarının toplamda 4.700,00-EURO olarak belirlenmiş olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından sigortalısı .... Ticaret A.Ş.'ye uğradığı hasar miktarı olarak 4.700,00-EURO’nun 19.11.2022 tarihinde ödendiğini, müvekkili şirketin; dava dışı sigortalının meydana gelen hırsızlık sonucu ortaya çıkan maddi hasarını gidermekle ve hasara ilişkin olarak zararını tazmin etmekle, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalının halefi konumuna geldiğini, hırsızlık olayının gerçekleşmesinde sorumluluğu bulunan davalının, hasar tazminatı miktarını müvekkili şirkete ödemesi gerektiğini, bu nedenlerle müvekkili şirket tarafından rücu hakkına ilişkin olarak Bakırköy .... İcra Dairesi .... E. Sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibine başlandığını, davalı tarafından borca, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz edildiğini, davalının itirazı üzerine taraflarınca Ticari Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, 03.11.2023 tarihinde düzenlenen ve ekte sayın mahkemeye sunulan arabuluculuk son tutanağından da görüleceği üzere taraflarca uyuşmazlık konusunda anlaşılamadığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu ödeme nedeniyle, davalıların bu tarihten itibaren işleyecek faiz ile birlikte söz konusu tutarı ödemesi gerektiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu, izah olunan nedenler ve Sayın Mahkemece re'sen dikkate alınacak sair hususlar ışığında; haklı davalarının kabulü ile Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine karşı davalı tarafından yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, takibin tüm ferileriyle birlikte kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde sunulan "Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı" başlıklı belge incelendiğinde sigortalı işletmede İdari İşler Şefi olarak görevli olan ...'ün gerçekleştiği iddia edilen hırsızlık eylemini dışarıdan birisinin yapmasının mümkün olmadığını, ayrı ayrı yerlerden hangi malzemenin nerede olduğunu bilebilmesinin imkansız olduğunu, değeri olmayan fakat sistemin çalışmasında önemli rolü olan kabloların kesilmesinin de kasıtlı olarak içeriden birinin bu olayı yaptığı şüphesini uyandırdığını beyan ettiğini, şahsın beyanına göre olay yerine dışarıdan girilmediği ve eylemin dışarından biri tarafından yapılmadığının açıkça anlaşılmakta olduğunu, ...'ün beyanından zararlandırıcı eylemi, sigortalının hizmetinde olan birisinin gerçekleştirdiği ve hırsızlık amacı taşımadığı, zarar verme kastıyla hareket ettiğinin açıkça anlaşılmakta olduğunu, ayrıca sigortalı yere dışarıdan kırma, delme, araç, gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma, gizlice girip saklanma, öldürme, yaralama zor veya şiddet kullanılarak girildiğine dair hiçbir tespit ya da bulgu da olmadığını, eylemin sigortalının hizmetinde olan birisi tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğunu, aşağıda alıntılanan poliçe hükümlerine göre gerçekleştiği iddia edilen hırsızlık eyleminin teminat kapsamı dışında olduğunu, sonuç olarak davacı sigorta şirketinin teminat kapsamı dışında ödeme yaptığını, sigorta şirketinin TTK'nın 1472. maddesi uyarınca halefiyete dayalı rücu hakkının doğması için teminat kapsamında olan hasar için sigortalısına ödeme yapması gerektiğini, hatır ödemesi mahiyetindeki ödemelere dayalı olarak sigorta şirketi tarafından talepte bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, sigorta poliçesinin ikinci sayfasında alınması gereken güvenlik önlemlerinin belirtilmiş olduğunu, dava dışı sigortalıya sunulan risk analiz raporlarında çevre kapatmalarının yetersiz olduğu, yatmış vaziyette tel çitlerin bulunduğu, çevre kapatmalarının sağlamlaştırılarak yükseltilmesi gerektiği tavsiye edildiğini, kameraların arızalı olduğu ve çalışmadığı, bazı noktalarda hiç kamera bulunmadığı, aydınlatmaların yetersiz olduğu ve çalışmadığının belirtildiği, sigortalı işletmede İdari İşler Şefi olarak görevli olan ... "Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı" 'nda "şantiye alanında kameraların çalışmadığını" beyan etmiş olduğunu, ancak dava dışı sigortalı firma tarafından çevre kapatmaları sağlanmadığından poliçede belirtilen 1. koşulun sağlanmadığını, yine 3. Numaralı koşulda güvenliğin akşam tur kontrol periyodunun saatte bir olmasının istendiği, ancak müvekkili şirketten talep edilen güvenlik personeli ile saatte bir akşam tur kontrolünün yapılmasının mümkün olmadığını, bu şartın da sigortalı firma tarafından sağlanamadığını, dolayısıyla poliçede aranan koşulların sigortalı firma tarafından yerine getirilmemiş olduğunu, davacı sigorta firmasının teminat kapsamı dışında ödeme yaptığını, müvekkili şirket tarafından dava dilekçesinde iddia edilen tarihlerde hizmet verildiğinin tespit edilemediğini, ancak bir anlık aksi varsayılsa dahi müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, gerçekleştiği iddia edilen hırsızlık hadisesinde müvekkil şirket çalışanlarının kusuru bulunduğuna dair tutanak, görüntü, tanık beyanı gibi herhangi bir delil bulunmadığını, hırsızlık hadisesine ilişkin soyut beyanların yer almakta olduğunu, bu soyut beyanlarla müvekkil şirketin güvenlik hizmeti sağladığından bahisle doğrudan müvekkili şirketin sorumlu tutulmaya çalışıldığını, ancak meydana gelen zararda müvekkili şirketin veya personelinin herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi zararla, müvekkili şirket arasında uygun bir illiyet bağının da mevcut olmadığını, ayrıca sigortalı yerin çok büyük olması sebebiyle müvekkili şirketten talep edilen 5 kişilik güvenlik personeli ile kameralar olmaksızın bölgenin devamlı olarak kontrol altında tutulmasının mümkün olmadığını, sonuç olarak müvekkili şirket tarafından önerilen güvenlik önlemlerini almayan sigortalı firmanın tam kusurlu olduğunu, davacı sigorta firmasının müvekkil şirkete rücu imkanı bulunmadığını, izah olunan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, kötü niyetli icra takibi başlatan davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ile ticari paket sigorta poliçesi ile sigortalı olan dava dışı şirkete ait şantiyede gerçekleşen hırsızlık sebebiyle davacının sigortalısına ödediği zarar bedelini TTK 1472 maddesi kapsamında davalıdan talep edip edemeyeceği, davalının kusur ve sorumluluğun bulunup bulunmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı ... Hizmetleri Ltd. Şti.’nin: 23.08.2022 ve 29.03.2022 tarihlerinde dava dışı sigortalıya ait ... Şantiyesi’nde (2 kez) hırsızlık olaylarının meydana gelmesinde; davalı güvenlik şirketinin %50 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Dava dışı sigortalı ... Ticaret A.Ş.’nin: 23.08.2022 ve 29.03.2022 tarihlerde dava dışı sigortalıya ait İhsaniye .... Şantiyesi’nde (2 kez) hırsızlık olaylarının meydana gelmesinde; dava dışı sigortalı şirketin %50 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. ... mühendislik imalatı olan kiriş süren ... kule vincin hareket mekanizmasına ait kabloların hırsızlandığı, makinenin kendisinin çalınmadığı anlaşılmış, hasar ekspertiz raporunda tespiti yapılan kumanda kablosu ve enerji kablosu zararı için yapılan inceleme sonucunda; tespit edilen 4.700 EUR zarar miktarının makul olduğu tespit edilmiştir.
TTK 1472- (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.
Sigortalının halefiyet hakkı doğabilmesi için öncelikler
• Geçerli bir sigorta poliçesi mevcut olması,
• Buna istinaden ödeme yapılmış olması ,
• Yapılan ödemenin poliçe teminat kapsamında olması ve
• Sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekmektedir.
Dosya kapsamına göre Sigortalı işyerinde dava konusu hırsızlığın gerçekleştiği bu hırsızlık olayını önleme ve gerekli özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranışı ve hırsızlığın oluş ve sonucuna etkisi sebebi ile sorumlu davalı Güvenlik şirketi %50 oranında kusurlu olduğu değerlendirmesi yapıldığından sigorta şirketi yönünden rücu şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır.
Davaya konu 28.03.2022 tarihinde meydana gelen Hırsızlık olayı davacı sigorta şirketince tanzim edilen .... poliçe numaralı 12.03.2022-12.03.2023 poliçe numaralı Hırsızlık teminatlı Ticari Paket Sigorta Poliçesi vadesinde ve Hırsızlık hasarlarına karşı teminat kapsamında meydana geldiği, hasar sonucu sigorta şirketince hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu 09.11.2022 tarihinde .... Sigorta tarafından sigortalısı hesabına 4.700,00 Euro hasar tazminatı ödendiği, davacı sigorta şirketince hasar dosyası kapsamında tespit edilip sigortalısına ödenen 4.700,00 Euro tazminatın davalının %50 kusurları nispetinde 2.350,00 Euro tazminat olarak rücuen talep edebileceği değerlendirilmiştir. Davacının 4.700,00 Euro ödediği, mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu incelendiğinde; davalının % 50 sorumluluğunun bulunduğu, sorumluluğunun 2.350,00 Euro olduğu, sigorta şirketinin davalıya rücu edebileceğinin belirtilmesi karşısında; davacı sigorta şirketinin sigortalısının yerine geçerek sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ettiği ve halefiyet kuralları çerçevesinde karşı taraftan isteyebileceği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Alacak taraflarca bilinebilir ve hesaplanabilir nitelikte olmadığından ve ancak bilirkişi raporu ile tespit edilebildiğinden yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebi reddedilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy ... İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 2.350,00Euro asıl alacak ve 151,24Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.501,24Euro üzerinden İPTALİNE, asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli Euro cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-İcra inkar tazminat talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 5.911,74TL ilam harcından peşin alınan 2916,77TL harcın harcının mahsubu ile bakiye 2.994,97TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 427,60TL başvuru harcı, 2.916,77TL peşin harç olmak üzere toplam 3.344,37TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.580,91TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.539,08TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 18.000,00TL bilirkişi ücreti, 161,00TL posta masrafı olmak üzere toplam 18.161,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 9.202,25TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır